Cuma, 02 Jumada al-awwal 1439 | 2018/01/19
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Ürdün Vilâyeti
Medya Bürosu

No: RD–BA–2017–MB–TR–29 H. 5 Rabi’-ul Âhir 1439
M. Pazar, 23 Aralık 2018

BM Genel Kurulu’nun Kararı, Kudüs İçin Zafer Değil, Yahudi Varlığının Sözde Uluslararası Yasallığını Tanımaktır

Ürdün hükümeti, BM Genel Kurulu’nun ABD Başkanının Kudüs’ü Yahudi varlığının başkenti olarak tanımasını reddeden kararını sevinçle karşıladı. Çeşitli medya kuruluşunda yer alan haberlere göre Ürdün Enformasyon Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Muhammed el-Mümini kararı memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi. Sözcü, BM Genel Kurulu’nun bu yeni kararının kutsal kentin yasal statükosunu değiştirmeyi amaçlayan ya da tekil karakterini değiştiren tek taraflı eylemin hükümsüz olduğunu vurgulayan uluslararası yasal iradeyi temsil ettiğini belirtti. Uluslararası hukuka göre Doğu Kudüs işgal edilmiş bir topraktır ve kapsamlı barışın önkoşulu, Doğu Kudüs’ün 4 Haziran 1967 sınırları içinde bağımsız Filistin devletinin başkenti olmasıdır diyen Sözcü, barışın tüm Arap ülkelerinin stratejik seçimi olduğunu ve buna bağlı olduklarını açıkladı.

Hizb-ut Tahrir / Ürdün Vilayeti olarak biz, kararı memnuniyetle karşılayan ve sevincini dile getiren Ürdün Hükümet Sözcüsü’nün bu açıklamaları karşısında aşağıdaki hususları vurgularız:

Birincisi: Ürdün Hükümet Sözcüsü’nün memnuniyetle karşıladığı ve terennüm ettiği uluslararası hukuk Müslümanlar için hiçbir şey ifade etmez. Zira uluslararası hukuk, zorba, sömürge ve küfür güçlerin bir yasasıdır. Dahası 1924 yılında Müslümanların meşru siyasi varlığını yıkan ve İslam’ı uluslararası arenadan dışlayan güçleridir yasasıdır.

İkincisi: Tüm kurum, kuruluş ve konseyleri ile Birleşmiş Milletler, sömürgeci kâfir bir örgüttür. BM ya da kurum ve konseyleri tarafından alınan kararın Müslümanlar nazarında hiçbir değer ve kıymeti harbiyesi yoktur. İki devletli çözüm kararı ile kutsal Filistin topraklarında Yahudi varlığını tanıyan BM, Osmanlı Devletinin enkazı üzerine kurulan devletleri de tanımıştır. BM, İslam ülkesini devletçiklere böldü, sömürdü ve Müslüman halkları da parçalayıp ezdi.

Üçüncüsü: BM Genel Kurulu’nun kararı, Kudüs için zafer değildir, Müslümanların yararına hiç değildir. Kaldı ki karar, kutsal Filistin toprakları üzerinde Yahudi varlığının yaşama hakkı olduğunu vurguluyor ve Yahudiler tarafından gasp edilen Kudüs şehrini gaspını perçinliyor.

Dördüncüsü: Filistin ve tüm Kudüs, doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle bir İslam toprağıdır ve Müslümanlara aittir. Hiçbir kesim onun bir karışından bile feragat edemez.

Beşincisi: Arap ve Acemi ile Müslümanların hükümdarları, Yahudilerin Filistin toprağından gasp ettiği her bir parçasından vazgeçiyorlar. Yahudilerin Filistin gaspını perçinleyen Birleşmiş Milletler kararlarına atıfta bulunarak Kudüs şehrinin en büyük parçasını “kararlar ve tavizler” adına peşkeş çekiyorlar. Batı Kudüs’ü Yahudi varlığının, Doğu Kudüs’ü de Filistin devletinin başkenti kabul ederek iki devletli çözüm temelinde sorunun çözülmesini talep ediyorlar. Arap Barış girişimi, Arap Birliği ile İslam İşbirliği Teşkilatı’nın aldığı kolektif kararlara bağlılıklarını vurguluyorlar. İşte bu, onların sömürgeci güçler ile işbirliği yaptıklarını, tuzak kurduklarını, Allah’a, Rasûlü’ne ve müminlere ihanet ettiklerini doğrular.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَخُونُوا اللَّهَ وَالرَّسُولَ وَتَخُونُوا أَمَانَاتِكُمْ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ “Ey iman edenler! Allaha ve Peygambere hainlik etmeyin. Bile bile kendi (aranızdaki) emanetlerinize de hainlik etmeyin.[Enfal 27]

Altıncısı: Müslümanların başındaki yöneticilerin, Filistin veya Kudüs kentinin bir karışını bile peşkeş çekme kararı ve tavizi Müslümanları bağlamaz. Müslümanlar, Allah’a, Rasûlü’ne ve müminlere ihanet dizesini sona erdirmek, İslam’a, Müslümanlara, ülkelerine ve kutsallarına karşı kurulan komployu durdurmak için çalışmalıdır. Bu da ancak İslam ümmetini yöneticilerden kurtarmak, kâfir Batı ajanı uydu, zavallı, uşak ve köhne rejimlerin enkazı üzerine Nübüvvet metodu üzere Hilafet Devletini kurmakla olur.

Yedincisi: Kudüs’ü Yahudi varlığının başkenti olarak tanıyan ABD kararın en önemli hedeflerinden biri, Ürdün rejiminin varlığı ve devamlılığıdır. Rejim bunun farkında. İslam sistemini benimseyip hükümlerini uygulamak, Batı uşaklığına son verip Vadi Aruba ve diğer tüm anlaşmaları iptal etmek, Yahudi varlığı ile savaş durumuna geçip Amerika’ya meydan okumak yerine rejim, yandaşları ve bakanlarını sokaklara döktü. İslam ve Müslümanlar düşmanı ABD’nin Kudüs’ü Yahudi varlığının başkenti olarak tanıma kararını reddetmek ve Kudüs’ü savunmak için kitleleri sokak ve meydanlarda gösteriler yapmaya çağırdı. Hükümet Sözcüsü Muhammed Mümini’nin açıklamalarında görüyoruz ki hükümet, gaspçı Yahudi varlığının Filistin topraklarında ve Kudüs kentinin en büyük parçasında (Batı Kudüs) yaşama hakkını tanımaktadır. Arap Barış girişimine bağlılığını ve BM kararlarına desteğini yinelemektedir. Bu durum aslında Kudüs’ün büyük bir parçasını Yahudi varlığının başkenti olarak tanımakta ve perçinlemektedir. Bu nasıl bir saptırma ve şizofrenidir? Nasıl bir peşkeş çekmedir? Yahudi varlığı ve ABD Başkanı Trump’ın akılsız ve pervasız kararına doğru şeri yanıtı vermekte rejim neden ihmalkâr davranıyor?

Ey Müslümanlar!

Umut bu ümmetin ordularında, ümmetin ordularının atacağı adımın sesleri Endonezya ve Fas’tan duyulacaktır. Kudüs ve bütün Filistin’i tekrar geri almak için harekete geçecek olan orduların bu adımı, düşmanlara boyun eğen rejimlerin adımlarından çok farklı olacaktır. Orduların atacağı bu çok kolaydır. Yeter ki Yahudi varlığının ortadan kaldırılmasına, Batı nüfuzunun ülkemizden sökülüp atılmasına, ümmetin otoritesini gaspçılardan alıp Nübüvvet metodu üzere ikinci Raşidi Hilafet Devletinin ilan edilmesi için can atan ümmete geri verilmesine engel olan yöneticilerin çaresizliklerinin üstesinden gelsinler. 

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Ürdün Vilâyeti
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: 
http://www.hizb-jordan.org/
E-Mail: [email protected]

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER