Cumartesi, 28 Rabi' al-awwal 1439 | 2017/12/16
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi Kadın Kolları

No: HT–BA–2017–MB–TR–36 H. 19 Muharrem 1439
M. Pazar, 08 Ekim 2017

İslam Dünyasındaki Vicdansız Rejimlerin Yüz Üstü Bıraktığı Bangladeş’teki Rohingyalı Sığınmacı Müslüman Kadın ve Çocuklar Açlık, Hastalık ve Ölüm Tehlikesiyle Karşı Karşıyalar

17 Eylül Pazar günü uluslararası yardım kuruluşu Save The Children, Bangladeş’e sığınan Rohingyalı sığınmacıların gıda, barınak, su ve temel hijyen ihtiyaçlarının yeterince karşılanamaması nedeniyle can kayıplarına yol açabileceği konusunda uyardı. Myanmar ordusunun yürüttüğü soykırım kampanyası nedeniyle 25 Ağustos’tan bu yana 410 bine yakın Arakanlı Müslüman Bangladeş’e geçti. UNICEF’e göre sığınmacıların yüzde 80’ni kadın ve çocuktur. 92 bini ateş hattında, yaklaşık 52 bini de hamile ya da emzikli kadındır.

Rakhine eyaletindeki katliam, tecavüz ve tarifsiz zulümden kaçan yüz binlerce Arakanlı Müslüman kadın ve çocuk, Bangladeş’in Cox’s Bazar mülteci kamplarında açlık, hastalık, temel ihtiyaç ve tıbbi bakım yetersizliği yüzünden ölüm tehlikesiyle karşı karşıyadır. Güvenli sığınak aramak amacıyla Myanmar’dan yürek parçalayıcı ve hain yolculuk sonrası hayatta kalan bu yoksul ve travma geçirmiş mülteciler, şimdi çamur dolu, sıkışık, ağır muson yağmurlarına karşı dayanıksız plastik levhalardan yapılı idarelik çadırlarda hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. Öte yandan sığınaksız kalan binlerce sığınmacı da açık havada uyuyor. Kollarında bebek olan binlerce çaresiz Arakanlı Müslüman kadın, sağanak yağmurda gıda dağıtım noktalarında saatlerce sırada beklemektedir. Buna rağmen savunmasız ve çaresiz Müslümanlara yeterince gıda temini yapmayan Bangladeşli yetkililerin ihmali nedeniyle bazen çocukları ve kendilerine yiyecek alamadan elleri boş olarak geri dönmektedirler. 17 Eylül günkü The Guardian gazetesi, geçtiğimiz 15 gün içinde Bangladeş ile Myanmar arasında yer alan sahipsiz topraklarda 400 bebeğin dünyaya geldiğini bildirdi. Bazı Rohingyalı kadınlar, sağlık tesisi yetersizliği yüzünden doğum anında ölürken, bazı bebekler de korkunç kamp koşulları ya da gıda ve su sıkıntısı nedeniyle anneleri tarafından emzirilemedikleri için ölüyorlar.

Binlerce Müslüman kadın, çocuk ve bebek, bu kalıcı cehennemde yaşarken, iğrenç ve insanlık dışı milliyetçi öğretiler sarhoşu kalpsiz Hasina rejimi, Rohingyalılara sert kısıtlamalar getirdi. Bu pis ve yaşanabilir kamplardan ayrılmama hatta aile veya arkadaşları ile bile birlikte kalmama yasağı koydu. Ev sahiplerine dairelerini kiraya vermeme çağrısı yaptı. Onları “yasadışı yabancılar” olarak yaftaladı, onlara kafesteki hayvanlar gibi muamele ediyor. Oysa onlar, bu ümmetin kardeşleridir! Gerçekten de vicdansız Hasina’nın tek kaygısı, bu umutsuz Müslümanları sahil kıyılarından kovarak barbar Myanmar rejiminin kollarına geri teslim etmektir! Bu duygusuz laik liderlik ile onurlu hayırsever Bangladeş Müslümanları arasında dağlar kadar fark var. Yoksulluk içinde kıvranan Bangladeş halkı, evini açtı, muhtaç kardeşlerine gıda ve barınak yardımı yaptı, devasa bağışlarda bulundu. Rohingyalılara destek olmak ve yardım için kitlesel gösteriler yaptı. Bu, yüce inançlar, hak din ve merhamet timsali İslam kardeşliği ile acımasız değerler, yozlaşmış laik sistemin yasaları ve İslam dünyasındaki rejimlerin benimsediği insanlık dışı milliyetçi politikalar arasında keskin ayrımlar olduğunun en iyi örneğidir. Bu rejimler, İslami farzları savunmak, bu çaresiz Müslümanları korumak ve kurtarmaktan kendilerini muaf tutuyorlar.

Ey Müslümanlar! Müslüman toprakları geniş, zenginlikleri, kaynakları ve orduları da yeterli değil mi? Kaldı ki Rohingyalı kardeşlerinizi böyle korkunç bir sıkıntı içinde yüz üstü bırakma mazeretiniz olamaz. Müslümanların yok oluşunun ve hiçbir devletin onların yardımına koşmamasının nedeni, topraklarımızın ulus devletlere bölünmesi, bölgeye kukla rejimlerin ve laik sistemlerin empoze edilmesidir. Biz sizi bu aşağılık rejim ve sistemlerin kökünü kazımaya, ümmet bölen yapay sınırları ortadan kaldırmaya, Arakan ve tüm mazlum Müslümanları savunacak Nübüvvet metodu üzere Hilafeti yeniden kurmaya davet ediyoruz. Hilafet, Arakan’ı ilhak edecek ve Rohingyalılar’ı devletin bir tebaası olarak kabul edecektir. Onlara gerçek sığınak sağlayacak ve Allah’ın emrettiği gibi tüm ihtiyaçlarını karşılayacaktır.

وَإِنِ اسْتَنصَرُوكُمْ فِي الدِّينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُEğer onlar sizden din konusunda yardım isterlerse, yardım etmek bir borçtur.[Enfal 72]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi Kadın Kolları
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: 

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER