Cumartesi, 10 Rabi' al-thani 1441 | 2019/12/07
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Avustralya
Medya Bürosu

No: AVL–BA–2016–MB–TR–03 H. 23 Safer 1438
M. Çarşamba, 23 Kasım 2016

Dutton ve Turnbull’un İçler Acısı Açıklamaları ve Giderek Kötüleşen Politikaları

Dün Başbakan Malcolm Turnbull, Lübnanlı Müslümanları terörle ilişkilendiren ve 1970’li yıllarda Lübnanlı Müslümanlara iltica hakkı vermenin yanlış olduğunu söyleyen Göçmenlik Bakanı Peter Dutton’un rezil rüsva açıklamalarını utanmadan teyit etti.

Hizb-ut Tahrir / Avustralya, bakanın bu sözlerini kınayan toplum kuruluşlarına seslenerek der ki:

1-      Aslında Dutton tarafından kınan ve Avustralya’ya kabul edilmelerinin yanlış olduğu söylenen kimseler, övgü ve saygıdeğeri hak eden kimselerdir. Savaşın dehşet ve sıkıntıları ile yüz yüze gelen 70’li yıllardaki Lübnanlı göçmenler, diğer göçmenler gibi hayat ve geçim korkusuyla ülkelerinden kaçmak zorunda kaldılar. Ardından tamamen yabancı bir ülke ve kültürle karşılaştılar. Dil engeli, mecburi kariyer değişikliği, hasret, ayrımcılık gibi çok daha sıkıntı ve meşakkatlere göğüs gerdiler. Bütün bu çilelere boyun eğmeyerek çocukları uğruna hep ileriyi düşündüler. Göçmen ve mültecilerin bu fedakârlıklarını hiçe sayarak Dutton ve Turnbull’un böyle insanlara yönelik sitemkâr açıklamaları aslında onların alçaklığını yansıtmaktadır.

2-      Bakan Dutton’un ifadeleri aşağılayıcı ve tam bir saçmalıktır. Yıllar sonra küçük bir azınlık tarafından işlenen suçlardan nasıl bütün topluluk sorumlu tutulabilir? Her toplulukta suç işleyen unsurlar vardır. Toplumun belli bir kesimini hedef almak, Peter Dutton’un gerçek niyetini ortaya koymaktadır. Onun Lübnanlı Müslümanlara olan kininin, yerel sorunlardan ziyade Suriye ile bir ilgisi vardır. Nitekim Şubat ayında kamuoyuna sızan güvenlik belgesinde, Lübnanlı Müslümanlar “Avustralyalı Sünni aşırılar arasında en önemli etnik grup olarak” tanımlanmaktadır. Gerçek şu ki eğer Müslümanlar, Suriye rejimi tarafından vahşice zulme uğrayan masum halkı desteklemek yerine Esed rejimini desteklemek için Suriye’ye gitmiş olsalardı, Dutton mutlaka dört köşe olurdu. Suriye’de mücadele eden küresel ve bölgesel güçler arasındaki kanlı politik mücadelede “Terörizm” ve “yabancı savaşçıları” bir bahane olarak kullanmak yüz kızartıcıdır.

3-      Eğer Dutton ve Turnbull, geçmiş hatalardan ders almak istiyorsa, o zaman Kral III. George’nin ( sömürgecilik) “göç politikasından” işe başlayabilirler. Bu politika, Avustralya’nın ırkçı ve insanlık dışı temellere kurulum vahşetine öncülük etmektedir ve etkileri bu güne kadar da sürmektedir. Ayrıca Batının dış politika yansımalarını da gözden geçirebilirler. Batının dış politikası, yakın tarihte dünyada birçok insani krizlere yol açmıştır. Aslında mülteci sorununun başlıca nedenidir. Avustralyalı politikacılar, mülteci kabulüyle her daim övünürken, mülteci sorununda Avustralya’nın oynadığı rolü görmezden gelmektedirler.

4-      Gerçekten de bu tür açıklamalar ve politikalar, Avusturalya hükümetlerinin stratejileri ile uyumludur. Her hükümet, izlediği çirkin politikanın sonuçlarından dolayı İslam’ı ve Müslümanları suçlamaktadır. Terörün birincil nedeninin siyaset ve dış politika olduğu olgusundan kasten sarfı nazar ediyorlar. Göçmenlere odaklanmak, ucuz ve sorumsuzca bir siyasettir. Bazı yaygın ırkçı korkular ve yabancı düşmanlığını istismar etme çabası bize sürpriz değil.

5-      Bilindiği üzere Dutton’un Lübnanlı Müslümanları “terör” ile ilişkilendirme gayreti onun politik inançlarına dayanır. Bunu acımasız terörle mücadele yasalarında, Rudd, Gillard, Abbott ve Howard’ın siyasallaşan anti-terör rejiminde açıkça gördük. Medya yargılamaları, sansasyonel baskınlar, iğrenç casus taktikleri ve delil toplamak için kullanılan emarelerin zamanlaması oldukça manidardır. Çünkü yetkililer daha baskıcı kanunlar çıkarmak için bahane arıyor. Bu çok iyi bilinmektedir.

6-      Müslüman topluluk, bu tür ucuz politikalara ve son zamanlarda artan tehlikelere alışkındır. Biz, Müslüman topluluğun buna karşı güçlü duruşunu takdirle karşılıyoruz. Nefret ve sömürü karşısında sağlam ve dik duruşun devam etmesini istiyoruz. Geçmişte “topluma katılım” bahanesiyle hükümetin gündemini gerçekleştirmek için kullandığı ve her fırsatta da göz ardı ettiği kimselere de diyoruz ki, yaklaşımınızı yeniden gözden geçirin. Daha da önemlisi, topluluklara sadece Allah’a güvenmek ve İslam’a dayanmak gerektiğini hatırlatıyoruz.

وَمَنْ يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًا  Kim Allahtan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder.[Talak 2]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Avustralya
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: (+61) 438 000 465
www.hizb-australia.org
E-Mail: media@hizb-australia.org

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER