Pazartesi, 11 Safar 1442 | 2020/09/28
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Hollanda
Medya Bürosu

No: HL–BA–2020–MB–TR–07 H. 21 Muharrem 1442
M. Çarşamba, 09 Eylül 2020

Rasûl Hakkında Karikatürler! Kur’an’ın Yakılması! Yetkililer Böylesi İklimi Yaratıyor!

Fransız dergisi Charlie Hebdo, bir kez daha Sevgili Peygamberimiz SallAllahu Aleyhi ve Sellem hakkında mide bulandırıcı karikatürler yayınlandı. Buna ek olarak, bazı İskandinav ülkelerinde Kuran yırtılarak, üzerine tükürülerek ve tekmelenerek açıkça saygısızlık yapıldı. Yetkililerin izniyle ve polis gözetiminde gerçekleşti. Norveç Başbakanı, protestocuların Kuran’a saygısızlık etme hakları olduğunu savundu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da iğrenç karikatürlere destek çıktı. Ve Fransız olmak, insanları güldürme hakkını, alay etme ve karikatür yapma özgürlüğünü savunmaktır.dedi.

Bu nedenle, Peygamberimiz Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e hakaret ve iftirayı, Kur’an-ı Kerim’e saygısızlığı, bazı aptallara atfetmek yanlıştır. Aksine yetkililerin izni ve desteği ile gerçekleşmiştir.

Örneğin daha önce yaptıkları gibi düzen ve güvenliği korumak için yetkililer buna izin vermeyebilirdi. Örneğin, Fransa’da, Oscar adayı bir film olan Timbuktu’nun terörizmi teşvik ettiği ve kamu düzenini bozduğu gerekçesiyle gösterimi yasaklandı.

Dahası, yetkililer, İslamofobik iklimi daha da körüklemekten ziyade aynen anti-Semitizm ile mücadelede yaptıkları gibi frenlemeyi tercih edebilirlerdi. 2019’te Fransız parlamentosu, sadece anti-Semitizmle değil, anti-Siyonizmle de mücadele için bir yasa tasarısı kabul etti. Tasarıya göre, anti-Siyonizm “anti-Semitizm” ile aynıdır ve “İsrail” nefreti tüm Yahudi topluluğunun nefreti ile birdir.

Yetkililer, toplumdaki bir grubun aşağılanmasına ve küçümsenmesine karşı tolerans göstermemeyi yeğleyebilirlerdi. Tıpkı son zamanlarda Fransa’da belediye başkanlarına hakareti yasakladıkları gibi. Hatta hakaret bir suç olarak kabul edildi. En fazla 280 saat kamu hizmeti veya 7.500 Avroya kadar para cezasını gerektirebiliyor. Ayrıca, “je suis Charlie” sloganıyla alay eden komedyen Dieudonne tutuklandı.

Bunu yapmadılar çünkü İslam ve Müslümanlar söz konusu olduğunda çifte standartları bir norm haline geldi. “İfade özgürlüğü “ sloganı, içi boş bir kabuktur, yanılsamadır, Müslümanları dövmek için kullanılan bir sopadır.

Böylece yetkililer açıkça taraflarını belirlediler. Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e hakaret ve iftiradan, asil Kuran’a saygısızlıktan sorumludurlar. Bunun sonucu olarak toplumda huzursuzluk oluştu, Müslümanların imajını karalama kampanyası yürütüldü.

Liberal düşünceyi açıkça çiğnediler, iflasını açıkladılar. Gerçekten liberalizm iflas etmiştir ve görünüşe göre uygarlık argümanlarından yoksundur. Bu yüzden hakaret, iftira ve baskıya sığınıyor.

Bu yetmiyormuş gibi Lübnan’da hem de Müslüman bir ülkede bir basın toplantısında Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Fransa’da “küfür özgürlüğü”ne ve Charlie Hebdo’nun Sevgili Peygamberimizin karikatürlerini yeniden yayınlanmasına çağrıda bulundu. Bu katışıksız bir küstahlıktır!

Ne yazık ki, bu aynı zamanda Müslüman ülkelerdeki liderlerin zayıf ve pasif tutumu hakkında bir şeyler de söylüyor. Aralarında en güçlüsü, sadece birkaç kınama açıklaması yayınladı, başka bir şey değil. İlgili ülkelerin büyükelçiliklerine baskı uygulamak gibi en ufak bir siyasi eylemde bile bulunulmadı. Bu, Osmanlı Hilafetinin son Halifelerinden biri olan Sultan II. Abdul Hamid Han’ın sert ve güçlü tepkisi ile tam bir tezat teşkil ediyor.

O zaman Fransızlar, Voltaire tarafından yazılan ve Peygambere hakaret içerikli bir oyun sahnelemek istemişlerdi. Müminlerin Emiri Abdülhamit Han bunu duyduğunda, Fransız büyükelçisini çağırdı. Önce Fransız elçisini birkaç saat bekletti. Sonra savaş kıyafetleriyle karşısına çıktı. Kılıcını elçinin önüne koydu ve gitmesini emretti. Fransız hükümeti mesajı hemen anladı ve oyundan vazgeçti. Aynı uyarı büyük Britanya’ya da gönderildi. İngilizler, biletlerin satıldığını ve oyunun yasaklanmasının vatandaşların özgürlüğünün ihlali anlamına geleceğini söylediler.

Bunun üzerine Halife, aşağıdaki fermanını yayınladı: “İslam ümmetine İngiltere’nin Peygamberimize saldırdığını ve hakaret ettiği yönünde bir ferman yayınlayacağım. Cihat ilan edeceğim.” İngilizler resmen Hilafetten özür dilediler ve oyunun sahnelenmesini durdurdular.

Bu, Osmanlı Hilafetinin en zayıf dönemlerinde gerçekleşti. Buna rağmen Hilafet, pasif kalarak Peygambere hakareti uzaktan izlemedi. İslam’ın kutsalını korumak için diplomatik baskı uyguladı. Bu, İslam’ın yüksek kaliteli uygarlığından kaynaklanmaktadır; Müslümanların başkalarına (gayrimüslimlere) hakaret etmesini yasakladığı gibi başkalarının da İslam’ın kutsallarına hakaret etmesine izin vermez.

Normal bir durumda Müslümanlar, kendilerini temsil eden ve bu tür bir çılgınlığa karşı harekete geçen bir lider (Halife) altında toplanmalıydı. Şu anda böyle bir liderimiz olmadığına göre geri dönüşü için çalışmalıyız. Böylece Sevgili Peygamberimiz SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e uzanan öfkeli dillere karşı etkili bir eylemde bulunabilelim.

Ancak bu arada yokluğunda yüksek sesle ve net bir şekilde sesimizi duyurmalıyız. Peygamberimiz SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in onuru için ayağa kalkmayacaksak, peki kimin için kalkacağız? Sevgili Peygamberimiz SallAllahu Aleyhi ve Sellem için ayağa kalkmak sadece bir farz değil, aynı zamanda bir zorunluluktur. Çünkü pasif ve sessiz kalmak İslam düşmanlarının motivasyonunu artıracaktır.

Bu yüzden topluca ayağa kalkmalıyız. Peygamberimiz SallAllahu Aleyhi ve Sellem için her zaman ayağa kalkacağımızı açıkça belirtmek için her türlü yasal ve medeni yolu kullanmalıyız. Böylece bir yandan hem tolerans sınırlarımızın nerede bittiğine dair açık ve net bir sinyal göndermiş oluruz, öte yandan Sevgili Peygamberimiz Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e ahirette komşu olmaya layık olduğumuzu Allah Subhânehu ve Teâlâ’ya kanıtlamış oluruz.

Okay Pala [Ebu Zeyn]
حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Hollanda
Medya Temsilcisi
حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Hollanda
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: +31 (0) 6 11 86 05 21
www.hizb-ut-tahrir.nl
E-Mail: Okay.pala@hizb-ut-tahrir.nl

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER