Pazartesi, 14 Shawwal 1440 | 2019/06/17
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

Hizb-ut Tahrir Emiri Şeyh Âlim Ata İbn Halil Ebu Raşta Tarafından Facebook Sayfası Takipçilerinin Sorularına Verilen Cevaplar Soru Cevap Kamusal Alan ve Özel Hayatta Kadının İslami Kıyafeti Hakkında Nessrine Boudhafri - Buluğuke Merami- Mosa Za

بسم الله الرحمن الرحيم

Sorular:

 

Nessrine Boudhafri:

 

Emirimiz, Allah sizi korusun ve yardımcınız olsun. Benim bir sorum olacak. Siz bir cevabınızda şöyle dediniz "Bu nedenle cilbab giyse de kamusal alanda görünecek şekilde peruk takmak caiz değildir. Ancak peruk üstüne onu tamamen örten ve bakan karşısında belli olmayacak şekilde bir başörtüsü takarsa müstesnadır." Buradan anlaşılıyor ki kadının başörtüsü altına ya da örneğin evinde peruk takması caizdir. Sonra peruk takmak, saç eklemek hükmünü almaz mı?

 

Buluğuke Merami:

 

Peruk veya yalandan saç, "saç ekleyene ve ekletene" hadisinde geçen saç ekleme olarak kabul edilmez mi? Teşekkür ediyorum.

 

Mosa Za:

 

es Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh,

Kerim kardeşim! Bizim karıştırdığımız bir konu var. İzah ederseniz sevinirim. Pantolon üstüne cilbab giymek câiz mi?

 

 

Cevap:

 

Aleykum'us Selam ve Rahmetullahi ve Berakâtuh

Sorularınız birbiriyle ilintili sorulardır. Bu yüzden hepsine birden cevap vermeye çalışacağım:

A- Kadın kamu hayatına ancak şu üç şartı gerçekleştiren bir İslami elbise ile çıkabilir: Avreti örtmek, cilbab ve başörtüsü takmak, teberruca kaçmamak.

- Cilbab, iç kıyafeti örten ve ayaklara kadar salıverilen geniş bir elbisedir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِأَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَاءِ الْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَابِيبِهِنَّ "Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış örtülerini üstlerine almalarını söyle." [Ahzab 59] Yani dışarı çıkmak için elbisenin üzerine giydikleri çarşaf ve örtü gibi kıyafetlerini aşağıya doğru salıversinler. Bu nedenle ayakları örtecek şekilde cilbabı aşağıya doğru salıvermek şarttır. Çünkü Allah Subhânehu ve Teâlâ ayette şöyle buyuruyor:

يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَابِيبِهِنَّ "Cilbablarını salsınlar" Yani cilbablarını aşağıya doğru bıraksınlar. Çünkü ayette geçen [مِنْ] "Min" harfi, kısmilik için değil beyan içindir. Yani çarşaf ve örtüyü ayakları örtecek şekilde aşağıya doğru salıversinler. Eğer ayaklar, çorap veya ayakkabı ile örtülmüş ise, bu, salıvermenin varlığına delalet edecek şekilde elbisenin aşağıya doğru salıverilmesine engel değildir. Ayakların örtülmesine gerek yoktur. Çünkü zaten ayaklar örtülüdür. Ama mutlaka ayaklara kadar ulaşmalıdır ki salıvermekten söz edilebilsin. Yani cilbab, gözle görülür ve kadının kamusal hayatta giyinmesi gereken bir kamusal hayat giysisi olduğu bilinecek şekilde ayaklara kadar aşağıya doğru inmelidir. Salıvermek açıkça görülmelidir. Yani Allah Subhânehu ve Teâlâ'nın şu sözü onda gerçekleşmiş olmalıdır: يُدْنِينَ "Salsınlar" yani salıversinler. Bu, ayaklar çıplak ise cilbabı yere kadar salıvermek anlamına gelir. Yok, eğer ayaklar, ayakkabı ve çorap ile örtülmüş ise ayaklara kadar salıvermek yeterlidir. Ama ayaklara kadar salıvermekten daha az olmamalıdır. Çünkü "salsınlar" sözcüğünün anlamı ancak bu şekilde gerçekleşir.

Dolayısıyla kadının pantolonun üstüne topuklarına kadar yani çorapla örtülü ayaklarına kadar ulaşan uzunca bir örtü olmadan pantolon giyerek kamusal alana çıkması caiz değildir. Böyle bir durum için cilbabın şeri manası yerine gelmiş olmaz. Kadının günlük elbisesini örten ve ayaklarına kadar salıverilen bir cilbab olmadan kamusal hayata çıkması caiz değildir. Eğer cilbabı yoksa komşusundan ödünç alır. Çünkü Müslim Sahihinde Ummu Atiye'den şöyle dediğini rivayet etti:

أَمَرَنَا رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، أَنْ نُخْرِجَهُنَّ فِي الْفِطْرِ وَالْأَضْحَى، الْعَوَاتِقَ، وَالْحُيَّضَ، وَذَوَاتِ الْخُدُورِ، فَأَمَّا الْحُيَّضُ فَيَعْتَزِلْنَ الصَّلَاةَ، وَيَشْهَدْنَ الْخَيْرَ، وَدَعْوَةَ الْمُسْلِمِينَ»، قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ إِحْدَانَا لَا يَكُونُ لَهَا جِلْبَابٌ، قَالَ: «لِتُلْبِسْهَا أُخْتُهَا مِنْ جِلْبَابِهَا "Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem bize, ergenlik çağına girmiş genç kızları, hayızlı kadınları bayram namazlarına götürmemizi emretti. Hayızlı kadınlara gelince, onlar; namazdan ayrı dururlar. Ama hayra ve Müslümanların duasına şahit olurlar." Dedim ki: "Ya Rasûlullah bizden birinin cilbabı yoksa." "Kız kardeşinin cilbabını alsın." cevabını verdi."

- Himar ise, saç, boyun ve yakayı örten bir başörtüsüdür. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَى جُيُوبِهِنَّ "Başörtülerini, yakalarının üzerine örtsünler." [Nur 31] Yani başörtülerini boyunlarına ve göğüslerine kadar salıversinler ki gömlek ve elbise yakasından görünen boyun ve omuzlarını örtsünler.

- Teberruca gelince, dikkat çekici ziynet anlamına gelir. Pantolon giymek, avreti örter. Ama üzerinde cilbab olmazsa teberruc sayılır. Peruk da teberructur, çünkü dikkat çeker. Bu nedenle cilbab giyse de kamusal alanda görünecek şekilde peruk takmak caiz değildir. Ancak peruk üstüne onu tamamen örten ve bakan karşısında belli olmayacak şekilde bir başörtüsü takarsa müstesnadır. Çünkü ziynet, örtülü olsa da dikkat çekici olduğu sürece teberruc olur. Nitekim Allah Subhânehu ve Teâlâ, kadının elbisesinin altına bacağına taktığı halhalın çıkardığı sesi haram kıldı. Kadın ayaklarını yere vurduğunda, halhalın varlığına delalet eden bir ses çıkarır. İşte bu teberructur, hatta halhal kapalı olsa da. Çünkü ses çıkardığında, dikkat çekici olur.

وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِنْ زِينَتِهِنَّ "Gizlemekte oldukları ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar." [Nur 31]

B- Peruk, saç eklemek midir? konusuna gelince, mesele öyle değildir. Çünkü peruk, saç eklemek değildir. Saç ekleyen ve ekleten, saçı uzatır. Güzel ve uzun gözüksün diye başka birinin saçını ekletir. Dil kaynaklarında Vâsile [Saç ekleten] hakkında şöyle geçmektedir: Lisanu'l Arap'ta şöyle dendi: "Saç ekleten kadınlar: Başkalarının saçını ekletenlerdir." Saç eklemek, kadın nerede olursa olsun, evinde olsa bile haramdır. Zira Buhârî, Ebu Hurayra'dan Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini rivayet etti:

لَعَنَ اللَّهُ الوَاصِلَةَ وَالمُسْتَوْصِلَةَ "Allah saç ekleyen ve ekletene lanet etsin."

Peruka gelince, saçın üzerine saç takmaktır. Ki teberructur. Kadının kamu hayatında peruk takması caiz değildir. Keza cilbab olmadan kamusal alanda pantolon giymek de caiz değildir. Çünkü teberructur. Bilindiği üzere teberruc da haramdır.

Bu nedenle kadının kocasının önünde özel hayatında peruk takması süslenme babından olduğu için caizdir. Ama üzerini tamamen örten bir başörtüsü olmadığı sürece kamu hayatında peruk takmak caiz değildir. Kadının kamusal alana peruk takarak çıkması, teberructur ve haramdır.

 

 

 

Kardeşiniz Ata İbn Halil Ebu Raşta

 

Facebook sayfasının linki:

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=220629058105179

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER