Salı, 17 Sha'aban 1440 | 2019/04/23
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Esed’i Tanımanın Kolay Yolu Adana Mutabakatına Sarılmaktır.

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber ve Yorum

Esed’i Tanımanın Kolay Yolu Adana Mutabakatına Sarılmaktır.

Haber:

Dışişleri Bakanı Suriye ile ilgili değerlendirmelerde bulundu ve soruları cevaplandırdı. Çavuşoğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Moskova ziyaretinde Putin’in gündeme getirdiği Adana Mutabakatı hakkında da konuştu. Adana mutabakatına yönelik gelişmeler hakkında da bilgi veren Çavuşoğlu, “Rejimle ilişkiler kesilmesine rağmen mutabakat sonlandırılmadı. Siyasi çözüm olduğunda karşımızda Suriye yönetimi varsa, bizim işimize çok yarar" ifadelerini kullanarak Esed rejimine yeşil ışık yaktı. Çavuşoğlu, daha önce de “Seçimleri kazanırsa herkes Esed’le çalışmayı düşünmeli” açıklamasında bulunmuştu.

https://kokludegisim.net/haberler/cavusoglundan_esede_yesil_isik

Yorum:

Bilindiği üzere Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz hafta çarşamba günü Rusya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Kamuoyuna yansıdığı üzere Suriye ile ilgili yapılan bu ziyarette ABD’nin Suriye’den çekilme kararı, Fırat’ın doğusu için güvenlikli bölge konusu ve İdlib’teki son durum masaya yatırılmıştı. Erdoğan Türkiye’ye döndükten sonra ise görüşmede Türkiye ile Hafız Esed yönetimi arasında yapılan Adana Mutabakatının da gündeme geldiğini açıkladı.

Hatırlarsak 1998’de Türkiye ile Suriye arasında yapılan Adana Mutabakatı ile Suriye tarafı PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmiş ve Suriye topraklarında faaliyetlerine izin verilmeyeceğini Türkiye’ye taahhüt etmişti. Bu mutabakat sonrası PKK yöneticisi Abdullah Öcalan Suriye’den çıkarıldı, çok zaman geçmeden de ABD’nin verdiği istihbarat desteği ile Kenya’da yakalanarak Türkiye’ye getirildi. Bu çerçeveden hareketle Adana Mutabakatının arkasında Amerika’nın olduğunu açıkça söyleyebiliriz, zira bu mutabakatın yapılması için o dönem ABD’nin sadık ajanı, dönemin Mısır lideri Hüsnü Mübarek hem Hafız Esed ile hem de Türkiye tarafı ile görüşmeler yapmıştı.

Adana Mutabakatının bugün yeniden gündeme gelmesinin arkasında ABD’nin olduğunu söylemek hiç de yanlış olmaz, her ne kadar Erdoğan’ın aklına bunu Putin getirmiş olsa da aslında Suriye meselesinde Türkiye’yi siyasi olarak rahatlatacak bu meseleyi masaya getiren ABD’nin bizzat kendisidir. Çünkü Suriye’de devriminin başladığı 2011’den bugüne, ilk kez gündeme getirilen Adana Mutabakatı ile Türkiye’nin katil Esed’i tanıması ve Şam rejimi ile resmi temas kurması amaçlanmaktadır.

Türkiye yöneticileri de 1998’de yapılan bu mutabakatın gerçekleşmesini o gün isteyenin bizzat Amerika olduğunu çok iyi biliyorlar. ABD açısından Adana Mutabakatının bugün hiçbir önem taşımadığını da çok iyi biliyorlar. ABD bu mutabakatı Türkiye’nin Esed’i tanımasında kolaylaştırıcı bir etken olarak kullanacak sadece. Yani Türkiye Esed rejimi ile bu mutabakatı kullanarak iletişime geçecek. Bunun aradan geçen onca yıldan sonra tekrar masaya gelmesinin başka nasıl bir izahı olabilir ki?

Adana Mutabakatı ile Türkiye Suriye tarafından neyi isteyecek? PKK’nın Suriye kolu olan PYD/YPG militanlarının faaliyetlerini yasaklamasını mı isteyecek, ya da YPG militanlarını Türkiye’ye teslim etmesini mi isteyecek? İnsanın buna gülesi geliyor açıkçası. Sormak gerekir; Esed rejimi Fırat’ın doğusunu ta 2012’de, PKK’nın Suriye kolu olan PYD-YPG’ye kendi eliyle teslim ettiğinde Adana Mutabakatı yok muydu? Barzani yönetiminin Peşmerge güçleri Türkiye sınırlarını kullanarak Kobani’ye geçtiklerinde Adana Mutabakatı yok muydu? PYD lideri Salih Müslim Ankara’ya gelip Dışişleri yetkilileriyle görüştüğünde Adana Mutabakatı yok muydu? Vardı.

Peki o halde Adana Mutabakatını o gün çiğneyip, Esed rejiminin YPG güçlerine destek vermesine, kuzey bölgesini ona teslim etmesine sessiz kalıp şimdi Adana Mutabakatını masaya koymak neyin nesi? İşte bugün Adana Mutabakatının yeniden gündeme gelmesinin ABD için önemi Türkiye’nin Suriye rejimini tanıması için zemin hazırlamaktır, başka bir şey değil… Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yaptığı açıklamalar da bunu teyit eder niteliktedir.

Amerika Esed’li bir Suriye istiyor, Esed’li bir Suriye’nin bölge ülkeler tarafından da meşru kabul edilmesi gerekiyor. Rusya ve İran zaten buna razı, geriye sadece Türkiye kalıyor. İşte Türkiye Adana mutabakatını dillendirerek zalim Suriye rejimini meşru bir yönetim olarak açık bir dille ilan etmiş oluyor. Yoksa Adana Mutabakatı çerçevesinde Suriye rejimi YPG’nin faaliyetlerini yasaklayacak değil, veya militanlarını Türkiye’ye teslim edecek değildir. Çünkü YPG’yi orada besleyen, destekleyen bizzat ABD’nin kendisidir. ABD istemeden Suriye rejiminin böyle bir şeyi yapması beklenir mi? Kaldı ki Suriye rejimi sadık Amerikancı bir rejimdir, Türkiye ise Suriye meselesinde Amerika’nın istediği siyaset çerçevesinde politika yürütmektedir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Adına

Mahmut Kar

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER