Cuma, 09 Rabi' al-thani 1441 | 2019/12/06
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Bir CHP’linin Erdoğan ile Görüştüğü İddiası Üzerine

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber - Yorum

Bir CHP’linin Erdoğan ile Görüştüğü İddiası Üzerine

HABER:

Saray’a yakın olan haber kaynağım: “Sana müthiş bir haber vereceğim. Bomba gibi bir haber”, dedi… 9 Kasım akşamı çok önemli bir siyasetçi sizin Saray bizim Külliye dediğimiz yerde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın huzuruna çıktı… CHP’li olduğu belirtilen o önemli kişi Külliye’ye kendi aracıyla değil, değişik plakalı başka bir araçla girdi. Kapıdaki görevliler talimat aldıkları için bilinmeyen plakalı aracın külliyeye girmesine izin verdiler. Önemli kişi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile bir süre sohbet ettikten sonra yine değişik plakalı bir araçla Külliye’yi terk etti.” (Sözcü Gazetesi, 20 Kasım 2019)

YORUM:

Sözcü gazetesi yazarı Rahmi Turan tarafından 20 Kasım tarihinde kaleme alınan yazının bir bölümünde yukarıdaki cümlelere yer verildi. Bu yazı Türkiye’nin gündemine oturdu ve geniş çaplı tartışmaya neden oldu. Bu haberin hemen ardından CHP’li Muharrem İnce 22 Kasım tarihinde Twitter hesabından yaptığı açıklamada şöyle söyledi: “Daha ilk günden Rahmi Turan’ın dile getirdiği iddiaların merkezine benim adımın oturtulacağını bana gelen bilgiler doğrultusunda tahmin etmiştim,” dedi ve ardından da birçok açıklama yaptı. Twitter’dan yaptığı açıklamaların birisinde ise şu ifadeleri kullandı. “Bunun benim üzerimden parti içi muhalefete yönelik bir operasyon olduğunu ve bunun Genel Merkezin mutfağında bir çete tarafından pişirildiğini biliyordum. Tahminlerimde yanılmadım.”

Mesele Türkiye gündemindeki yoğun tartışmalara neden olduğu esnada Talat Atilla, Rahmi Turan’ın haber kaynağının kendisi olduğunu, kendisinin de bu haberi CHP’li bir kişiden duyduğunu, haberin doğruluğundan emin olduğunu, hatta bunu CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğluna sorup teyit ettiğini yazdı. Kılıçdaroğlu da 21 Kasım’da Fox Tv’nin sabah haber programında yaptığı açıklamada, kendisine de bu yönde haberler geldiğini, söyledi.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın bu iddialara cevap vermesi gerektiğini, yalan ise bunu yalanlamasının zorunlu olduğunu açıkladı. Erdoğan ise 22 Kasım’da AKP İzmir İl Başkanları Toplantısında yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “Son günlerde bir şey tutturdu, güya ben Külliye'de bir CHP'li ile görüşmüşüm... Arkadaşlarım gerekli cevabı verdiler. 'Böyle bir görüşme olmadı' dediler.... Bunu haber yapan gazeteci kayıp… Bak İzmir'den, milletvekili olduğun ilden sesleniyorum sana. Eğer yiğitsen ben cumhurbaşkanlığımı ortaya koyuyorum, sen genel başkanlığını ortaya koyabiliyor musun?”

Konu ile ilgili tartışmalar sürüp giderken Rahmi Turan’ın haber kaynağı olan Talat Atilla olayın detaylarını ifade eden bir yazı kaleme aldı. Ancak yazısında kendi haber kaynağının da CHP’li olduğunu ifade etti. Ancak şu ana kadar bu CHP’linin kim olduğu henüz ortaya çıkmadı.

1-                   Rahmi Turan haberinde kullandığı ifadelerde sadece Erdoğan ile görüşen bir CHP’linin varlığından bahsetmekle kalmamış aynı zamanda görüşmede neler konuşulduğuna dair ifadelere de yer vermiştir. Oysa R. Turan’ın haber kaynağı ve bu zincirde yer alan kişilerin -şu ana kadar yapılan açıklamalara göre- AKP veya Külliye ile herhangi bir ilişkisi bulunmaması, haberin doğruluğu hakkında şüphelere mahal bırakmaktadır. Yani haber zincirinde yer alan isimlerden en azından bir tanesinin doğrudan görüşmede yer alan birisi olması gerekirdi.

2-                   Bu haberden yaklaşık iki ay kadar önce 28 Eylül 2019 tarihli Sabah Gazetesinde Hazal Duran; “CHP’de Neler Oluyor?” başlıklı yazısında şu cümlelere yer vermişti: “Geçtiğimiz günlerde CHP’nin iç dinamikleri açısından belirleyici olacak iki gelişme yaşandı. Bunlardan birincisi Muharrem İnce’nin 2023’te gerçekleştirilmesi planlanan cumhurbaşkanı seçiminde aday olacağını duyurmasıyla başlayan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı tartışmasıydı. İkincisi ise İYİ Parti’nin CHP’nin HDP ile olan etkileşiminden rahatsızlık duyduğu ve bu hususta ısrarlı olunduğu takdirde Millet İttifakı’nın sona erebileceğini duyuran açıklamasıydı. Her iki meselenin de partinin iç dinamikleri açısından önümüzdeki süreçte önemli sonuçlar üreteceği muhakkak.” Yine 21 Eylül 2019 tarihinde Şebnem Bursalı imzasıyla aynı gazetede benzer bir makale daha kaleme alınmıştı.

3-                   CHP sözcüsü Faik Öztrak “Gazeteci Rahmi Turan bu bilgiyi Saray'a yakın bir kaynaktan aldığını söyledi. Sonrasında da kaynağını açıkladı. Bu operasyonun amacı gayet açıktır. Amaç CHP'de karışıklık çıkarmak, kumpas kurmaktır. Operasyon Saray menşeilidir,” dedi. Nitekim Kılıçdaroğlu daha önce yapmış olduğu açıklamalarda “Saray, Millet İttifakı'nı dağıtmak için özel çalışma yapıyor," demişti.

4-                   Konu ile ilgili olarak yaşanan gelişmeler ve yapılan açıklamalara göre meselenin iki yönünün bulunduğunu görüyoruz. Birincisi: İktidara yakınlığı ile bilinen Sabah gazetesinde CHP ile ilgili olarak aylar öncesinde birtakım haberlere yer verilmiş olması, CHP ile ilgili olarak AKP cephesinden de birtakım çalışmaların yapıldığını göstermektedir. Zira önümüzdeki günlerde CHP olağan genel kurlu yapılacaktır. AKP daha doğrusu Erdoğan açısından 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’den güçlü bir adayın ortaya çıkmaması gerekmektedir. CHP’nin müstakbel cumhurbaşkanlığı için ise iki isim öne çıkmaktadır. Bunlardan birincisi Muharrem İnce olup 2023 seçimlerinde aday olacağını şimdiden açıklamıştır. İkinci isim ise henüz adaylığını açıklamamış olup özellikle CHP ve İngilizler açısından 2023 seçimlerinde Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyması için hazırlanan Ekrem İmamoğlu’dur.

5-                   Bu meselenin ikinci yönü ise CHP ile ilgilidir. Yukarıda yer verdiğimiz açıklamalar ve bunun dışında yapılan tüm konuşmalar dikkatli bir şekilde incelendiği zaman, gelecek cumhurbaşkanlığı için daha şimdiden ciddi çatışmaların olduğu görülmektedir. Buna göre muhtemeldir ki AKP’ye yakınlığı ile bilinen bir isim üzerinden CHP’li birisine bu yönde yalan bir bilgi sızdırılmıştır. Nitekim aynı bilgi ulusalcı kanatta yer alan gazetecilerden Uğur Dündar ile Candaş Tolga Işık’a da bildirildiği halde bilginin kaynağına güvenmedikleri için bunu haber yapmamışlardır. Fakat İngilizlerle irtibatlı olan ve tedavi olmak için İngiltere’de bulunduğu sırada böylesi bir haberi yayınlayan Rahmi Turan’ın İngilizlerle istişare yapmadan böyle bir haberi yapmış olması zayıf bir ihtimal gibi gözüküyor. Buna göre İngilizler, haber kaynağının güvenli olmamasına rağmen parti içinde kullanmak için bunun haber haline getirilmesine göz yummuşlardır. Böylece müstakbel cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendileri tarafından kabul görmeyen bir kişinin aday olmasını şimdiden engellemek istemişlerdir. Nitekim Muharrem İnce yaptığı açıklamada; “bunun benim üzerimden parti içi muhalefete yönelik bir operasyon olduğunu ve bunun Genel Merkezin mutfağında bir çete tarafından pişirildiğini biliyordum. Tahminlerimde yanılmadım,” demiştir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan

Muhammed Hanefi Yağmur

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER