Cumartesi, 25 Dhu al-Hijjah 1441 | 2020/08/15
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Allah’a ve Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e mi İtaat Yoksa Batı’ya, Onun Örgütlerine ve Ajanlarına mı İtaat?

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Allah’a ve Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e mi İtaat

Yoksa Batı’ya, Onun Örgütlerine ve Ajanlarına mı İtaat?

Haber:

İslam beldelerindeki mevcut sistemler, Dünya Sağlık Örgütü'nün direktiflerini uygulamak için hala Cuma ve cemaat namazı sırasında namaz kılanların aralarını ayırmaya zorlamaktadır.

Yorum:

Buhari Sahihi’nde Enes Bin Malik’den şöyle dediğini tahriç etmiştir: أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ فَأقْبَلَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم  بِوَجْهِهِ، فَقَالَ: «أقِيمُوا صُفُوفَكُمْ وَتَرَاصُّوا؛ فَإنِّي أرَاكُمْ مِنْ وَرَاءِ ظَهْرِي Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem yüzünü bize dönerek şöyle buyurdu: “Saflarınızı iyice düzeltin, aranızda hiçbir boşluk bırakmayacak şekilde birbirinize kenetlenin. Zira ben sizi arkamdan da görüyorum.”

Müslim Sahihi’nde Numan Bin Beşir Radıyallahu Anhu’dan şöyle dediğini rivayet etmiştir: كَانَ رسولَ اللَّه ﷺ كانَ يُسَوِّي صُفُوفَنَا، حتَّى كأَنَّما يُسَوّي بهَا القِدَاحَ، حَتَّى رَأَى أنَّا قَد عَقَلْنَا عَنْهُ. ثُمَّ خَرَج يَوْمًا فَقَامَ حَتَّى كَادَ يُكَبِّرُ، فَرَأَى رجُلا بَادِيًا صدْرُهُ مِنَ الصَّفِّ فقالَ: عِبَادَ اللَّهِ، لَتُسَوُّنَّ صُفُوفَكُمْ، أَوْ لَيُخَالِفَنَّ اللَّه بيْنَ وجُوهكُمْ“Allah’ın Rasulü SallAllahu Aleyhi ve Sellem okları düzeltir gibi saflarımızı düzeltirdi. Bizi alıştırıncaya kadar buna devam etti. Sonra bir gün camiye gelip namaza hazırlandı; tam tekbir alacağı sırada birinin göğsünün safta ileri çıktığını gördü. Bunun üzerine: Ey Allah’ın kulları! Ya saflarınızı düzeltirsiniz, ya da Allah aranıza ayrılık verir, buyurdu.”

Yine Müslim Sahihi’nde Cabir Bin Semura’dan şöyle tahriç ettiğini rivayet etmiştir: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ: «أَلَا تَصُفُّونَ كَمَا تَصُفُّ الْمَلَائِكَةُ عِنْدَ رَبِّهَا؟» فَقُلْنَا يَا رَسُولَ اللهِ، وَكَيْفَ تَصُفُّ الْمَلَائِكَةُ عِنْدَ رَبِّهَا؟ قَالَ: «يُتِمُّونَ الصُّفُوفَ الْأُوَلَ وَيَتَرَاصُّونَ فِي الصَّفِّ».Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: “Meleklerin Rableri huzurunda saf bağlayıp durdukları gibi saf bağlasanız ya!” Bunun üzerine biz: Ey Allah’ın Rasulü! Melekler Rablerinin huzurunda nasıl saf bağlayıp dururlar? diye sorduk. Şöyle buyurdu: “Onlar öndeki safları tamamlayıp birbirine perçinlenmiş gibi bitişik dururlar.”

El-Hakim, Abdullah Bin Amr’dan tahriç edip Müslim’in şartına göre sahih hadis dediği hadiste Allah’ın Rasulü SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: مَنْ وَصَلَ صَفّاً وَصَلَهُ اللَّهُ، وَمَنْ قَطَعَ صَفّاً قَطَعَهُ اللَّهُ“Kim safa ulaşırsa Allah da ona ulaşır. Kim saftan ayrılırsa Allah da ondan ayrılır.”

Ahmed’in, Abdullah Bin Ömer’den tahriç ettiğine göre Allah’ın Rasulü SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

أَقِيمُوا الصُّفُوفَ فَإِنَّمَا تَصُفُّونَ بِصُفُوفِ الْمَلَائِكَةِ وَحَاذُوا بَيْنَ الْمَنَاكِبِ وَسُدُّوا الْخَلَلَ وَلِينُوا فِي أَيْدِي إِخْوَانِكُمْ وَلَا تَذَرُوا فُرُجَاتٍ لِلشَّيْطَانِ وَمَنْ وَصَلَ صَفّاً وَصَلَهُ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى وَمَنْ قَطَعَ صَفّاً قَطَعَهُ اللَّهُ“Safları düz tutun, Meleklerin safı gibi saf tutun, omuzları bir hizaya getirin, aradaki boşlukları kapatın, kardeşlerinizin (sizi düzeltmeye çalışan) ellerine karşı nezaketli olun. Arada şeytan gedikleri bırakmayın. Kim safa kavuşursa Allah ona kavuşur. Kim de saftan koparsa Allah da ondan kopar.”

Sahabe Rıdvânullahi Aleyhim’de buna bağlı kalıyorlardı. Zira Malik Muvvata’sından ve Beyhâki de El-Süneni’l Kübrâ’sında şöyle rivayet ettiler: أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ كَانَ "يَأْمُرُ بِتَسْوِيَةِ الصُّفُوفِ، فَإِذَا جَاءُوهُ فَأَخْبَرُوهُ أَنْ قَدِ اسْتَوَتْ، كَبَّرَ “Ömer İbn’ul Hattab, safların düzgün olmasını emrederdi. Ömer’e gelip safların düzgün olduğunu haber verdiklerinde tekbir getirdi.”

O halde Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den cemaatle namaz kılmanın keyfiyetinin tam olarak açıklanmasının ardından, hakkında وَمَا يَنطِقُ عَنِ الْهَوَى  إِنْ هُوَ إِلاَّ وَحْيٌ يُوحَى“O kendi hevasına (arazularına) göre konuşmaz. Ancak kendisine vahyedilen vahiyle konuşur” [Necm-3-4] buyurulan Allah’ın Rasulü Salâvutallahi ve Selâmuhu’yu mu örnek alıp takip edeceğiz yoksa haklarında  وَدُّواْ لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُواْ فَتَكُونُونَ سَوَاء“Onlar, kendilerinin kâfirliğe saplandıkları gibi sizin de kâfirliğe saplanmanızı istediler. Böylelikle bir olacaktınız.” [Nisa-89] buyurulan sömürgeci kafir ülkelerin, onların örgütlerinin ve ajanlarının direktiflerini mi takip edeceğiz?

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Muhammed Abdulmelik

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER