Perşembe, 14 Safar 1442 | 2020/10/01
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Kariye’nin Yeniden Camiye Dönüştürülmesi İslam’ın Yeniden Yönetime Gelmemesi İçin Gözlere Serpilen Bir Kum Tanesi Olacaktır

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber ve Yorum

Kariye’nin Yeniden Camiye Dönüştürülmesi

İslam’ın Yeniden Yönetime Gelmemesi İçin Gözlere Serpilen Bir Kum Tanesi Olacaktır

Haber:

Ayasofya’nın ardından… Erdoğan, 75 yıl müze ve depo olarak kullanıldıktan sonra İstanbul’daki Kariye Camii’nin tekrar ibadete açılması için bir kararname çıkardı.

Yorum:

Osmanlı Hilafet’i döneminde, camii olan Kariye Camii’nin doğal konumuna geri döndüğü ilan edildi. Nitekim Osmanlı Sultanlarının vakfiyesine dahil olmasıyla birlikte Ayasofya’nın camiye dönüşmesinin ve bunun hakkında çıkan tartışmanın ardından yaşanan ikinci olayda Sultan II. Bayezid'in Veziri Atik Paşa kiliseden satın aldıktan sonra camiye dönüşmesini emretmişti.

İnsanların birçoğu Erdoğan’ı Müslüman bir yönetici için bir model olarak göstermek ve yaptıklarını da kahramanca eylemler olarak tasvir etmek konusunda ısrar ederlerken Erdoğan ise diliyle Laiklikle yönettiğini açıklıyor ve eylemleri de buna tanıklık ediyor. 

Yahudiler ile normalleştiği ve Türkiye ile metamorfoz Yahudi varlığı arasında milyarlarca dolar ticari anlaşmaların imzalandığı bir zamanda Erdoğan, BAE’nin Yahudilerle normalleşmesini boykot ettiğine dair boş ifadelerle bunu örtmeye çalışıyor. Sonra bunun ardından da bazı Müslümanlar bunu bir kahramanlık olarak görüyor!  

Şam halkını mücrim rejime teslim ettiği ve Türkiye’ye göç eden Suriyelilere karşı çit ve duvarlar ördüğü bir zamanda, Muhacir ve Ensarlarla ilgili Müslüman kardeşliği hakkında yapmış olduğu açıklamalar, basit insanların gözünde onu kahraman yapıyor!  

Mustafa Kemal’in mezarını ziyaret ettiği ve devletin tüm organlarını Laiklikle yönettiği bir zamanda, bazı Müslümanlar Ayasofya ve Kariye Camii’ni Müslümanların bağrına geri döndürmesini bir kahramanlık olarak anlıyor!

Ama ben soruyorum: Bu camiler aslen atalarımız Osmanlı Sultanlarının vakfiyeleri değil mi? Peki Erdoğan’ın yasal bir kararnameyle camileri normal statüsüne geri döndürmesinin ne gibi bir itibarı ve ne tür bir kahramanlığı var Allah aşkına?! 

Peki neden daha önce değil de şimdi döndürdüler?! Oysa şayet Erdoğan isteseydi daha iktidara geldiği ilk günden bunu yapabilirdi.

Aslında Laiklik, insanları siyasette ve hayat işlerinde din olarak İslam ile hükmetmeme anlamına gelmiyor mu? Yani Müslümanlar, caminin hayat nizamına müdahale etmemesi şartıyla istedikleri kadar namaz kılabilirler ve diledikleri camileri inşa edebilirler anlamına gelmiyor mu? Peki onun için iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak yok mu?

Erdoğan’ın yapmış olduğu şeylerin özü bu değil midir? Zira o, Müslümanlara asıl mülkleri olan camiyi iade ederken küfrü meşrulaştırıyor, küfürle yönetiyor ve devletin tüm organlarını ve sistemlerini Allah’ın indirdiklerinden başkasıyla yönetiyor ve yürütüyor!   

Ancak bu ümmetin içerisinde birçok bilinçli ve muhlisler vardır. Dolayısıyla bizleri hidayete erdiren, basiret sahibi kılan ve bize gerçeği öğrenmemizi sağlayanın Allah’ın lütfu olduğunu biliyoruz. Bu yüzden hakkı söyleyenleri biliyoruz ve aldatıcı konuşmalara asla kanmayız. Ayrıca İslam geri dönmeden camiyi dönüştürmenin bir zafer olmadığını, bilakis aldatma, yalan ve saptırma olduğunu da biliyoruz. Dahası camiyi yıkmanın İslam’ı yıkmak anlamına gelmediğini, aksine önemli olanın insanların üzerine tatbik edilen yönetim sistemi ve anayasa olduğunu da biliyoruz.

Erdoğan’ın Müslümanları saptırması, sadece bu ümmetin güçlü olduğuna dair kanaatimizi artırıyor. Büyük güçlerin ve ajanlarının bize karşı olan tepkisi, ümmetin eylem sahibi olduğunu, ümmete karşı kurulan tüm tuzakların onun kalkınmasını ve otoritesini yeniden elde etmesini engellemeye yönelik umutsuz girişimler olduğunu haber veriyor. Kindar insanların burunları yerlerde sürtülse de bunun gerçekleşeceğinden kesinlikle eminiz.

وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْاَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۖ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ د۪ينَهُمُ الَّذِي ارْتَضٰى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ اَمْناًۜ يَعْبُدُونَن۪ي لَا يُشْرِكُونَ ب۪ي شَيْـٔاًۜ وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ “Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaatte bulunmuştur. Onlar Bana kulluk eder ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.” [Nur-55]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan

Beyan Cemal

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER