Salı, 16 Ramadan 1440 | 2019/05/21
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

بسم الله الرحمن الرحيم

Soru Cevap

Hafter Tarafından Libya’nın Güneyine Düzenlenen Operasyonun Boyutları

Soru:

Libya’daki Amerikan kuklası Hafter, neden güçlerini Libya’nın güneyine yöneltti? Neden çabalarını Avrupa yanlısı Libya’nın batısında yoğunlaştırıp süreci lehine çözümlemedi? Nüfuz ve bütün ağırlık, güneyde değil, doğusu ve batısı ile ülkenin kuzeyindedir. Yoksa güneye operasyon düzenlenmesinin başka hedefleri mi var?

Cevap: Cevabın netliğe kavuşması için aşağıdaki hususlara bir göz atacağız:

Birincisi: Bingazi kentinin kontrolünü ele geçirmesiyle Amerikan ajanı Hafter, Libya’nın doğusunu kontrol eder hale geldi. 2018 yılının ortalarında Derna kentindeki çatışmadan zaferle çıkmasıyla Libya’nın doğusunda tamamen yönetimini perçinledi. Çatışmaların Petrol Hilal Bölgesi’ne sıçramasının ardından Hafter liderliğindeki Amerikan ajanları ile Trablus’taki Es Sirac liderliğindeki Avrupa ajanları arasındaki çatışmanın dozajı da artmış oldu. Hafter, Petrol Hilal Bölgesi’nde kontrolü sağladıktan sonra askeri gücü Es Sirac hükümetine baskın geldi. Ancak Amerikan ajanı Es Sisi destekli Hafter’in askeri gücü, Libya’nın batısını alabilmek için tamamen belirleyici olmayabilir. Avrupa ülkeleri onu Libya’nın batısından bizzat püskürtebilirler ve ayrıca bu bölge Avrupa yanlısı Cezayir’e yakın. Hafter’in, Cezayir ve müdahalesinden korktuğu açıklamalarında açıkça görülüyor. “Libya Dışişleri Bakanı Tahir Siyala Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Mareşal Halife Hafter’in “Cezayirlilere karşı savaş açma” şeklindeki açıklamalarının “sorumsuzca” olduğunu söyledi Hafter, Cezayir’in “Libya’daki güvenlik durumunu istismar ettiğini” ve “Cezayirli askerlerin Libya sınırını geçtiğini” söylemişti...” [10.09.2018 France 24]

İkincisi: Bir tarafta Libya’nın doğusu ile Petrol Hilali Bölgesi’nin kontrolünü ele geçiren Es Sisi’li Mısır ile Amerikan destekli Hafter var. Diğer tarafta Es Sirac hükümeti, coğrafi yakınlık gereği onu savunmaya hazır bir Cezayir ve arkasında duran Avrupalılar vakası var... Bu zıt iki vaka, Amerika’nın devasa desteği nedeniyle her ne kadar askeri denge Hafter’den yana kaymış olsa da, bir tür denge oluşturdu. Bu Amerikan desteği, Libya’daki çözüm vizyonuyla uyumludur. Yani Hafter’in pozisyonunun belirleyici ya da yarı belirleyici hale gelmesinden sonra müzakerelere başlanmasıyla orantılıdır. Ancak ne var ki siyasi ortam açısından dengeler hâlâ Es Sirac’tan yanadır. Avrupa nüfuzu, Es Sirac’ın başkent Trablus’u kontrolde tutmasının ve oradaki Avrupa yanlısı siyasi ortamın ağırlığını korumasının güvencesidir. Buna göre Hafter, ilerleme kaydedemez ve başkenti ele geçiremez. Es Sirac hükümetiyle ciddi müzakerelere başlayamaz çünkü taraflar eşit değil... Libya’da çatışan tarafların içerisinde bulunduğu bu iki açmaz, her iki tarafın da çözümleyemeyeceği bir durgunluk hali yarattı. Bu nedenle çatışmaların Libya’nın güneyine sıçraması, Hafter için bir çıkış yolu olabilir. Askeri kontrol alanını genişletip, Avrupa etkisinden daha güçlü bir Amerikan etkisi ile çözüme gidebilir. Öyle de oldu. “Libya Ulusal Ordusu sözcüsü düzenlediği basın toplantısında Çarşamba günü Mareşal Halife Hafter’e bağlı güçlerin, “İslam devletini”, yasadışı unsurları ve diğer silahlı grupları “temizlemek” amacıyla ülkenin güneyine geniş çaplı bir askeri operasyon başlattığını belirtti. [17.01.2019 France 24] “Terör ve yasadışı unsurlar” gerekçesiyle Amerika, yerel ve bölgesel pek çok amacına erişmek, nüfuzunu güçlendirmek, Avrupa ülkelerinin nüfuzunu kemirmek için ajanı Hafter’i Libya’nın güneyine yöneltti.

Üçüncüsü: Hafter tarafından Libya’nın güneyine düzenlenen operasyon dikkatlice incelendiğinde, hem kendisi hem de Amerikan nüfuzu için Libya’da çatışma düzeyinde iki hedefi gerçekleştirdiği, ayrıca Amerika için Avrupa ve Afrika’daki nüfuzuna karşı da iki hedefi gerçekleştirdiği görülür. Bunun detaylı açıklaması şöyledir:

Libya içinde çatışma düzeyindeki iki hedefe gelince:

A- Geniş bir alanı kontrol etmek. Hafter, Libya’nın güneyindeki bu geniş alanın kontrolünü ele geçirebilirse, bu, kendisine müzakerelerde üstünlük sağlayacaktır. Ayrıca Sabha ve diğer güney illeri gibi şehirlerin kontrolünü ele geçirmesi, Libya topraklarının en büyük bölümünü elinde bulunduran taraf olarak bu kendisine daha fazla “meşruiyet” kazandıracaktır. Bunun siyasi çözümler üzerinde etkileri olacaktır elbette. Güneyden Cezayir sınırına yaklaşması, onun için bir risk teşkil edebilir, ancak Cezayir’in cumhurbaşkanlığı seçimleriyle meşgul olması, onda bunu pekiştirme arzusu doğurabilir.

B- Libya ekonomisini kontrol etmek. Vur kaçtan sonra Hafter güçleri, 2018 yılının ortalarında Petrol Hilali Bölgesi’ndeki kontrollerini sağlamlaştırdılar. Petrol gelirlerini Trablus yerine Bingazi’deki Ulusal Petrol Kurumu şubesine aktardılar. Böylece bir yandan Es Sirac hükümeti, Petrol Hilal Bölgesi’nin petrolünden yoksun kalırken, diğer yandan Hafter, kendi yararına petrol ihracatına hazır hale geldi. Hafter’in petrol ihracatını önlemek için bundan sonra çatışmalar petrol limanlarına taşınacaktır. El Cedran milisleri, Sidra ve Ras Lanuf limanlarını kontrol ediyor. Trablus’taki Es Sirac hükümeti, petrol tesislerini korumak için (El Cedran’ı) meşru bir emir olarak görüyor, ancak bu, Es Sirac hükümeti için kanıtlanmış değil. “Sonrasında Libya ordusu güçleriyle şiddetli çatışmalar patlak verdi. Bundan sonra Libya Silahlı Kuvvetleri Genel Komutanlığı, 21 Haziran’da Ras Lanuf ve Sidra bölgesinin kontrolünü tamamen ele geçirdiklerini açıkladı...” [07.07.2018 sputniknews] Hafter, ihracat limanları dâhil Petrol Hilali Bölgesi’ni kontrol ediyor. O tarihten bu yana Es Sirac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti, çabalarını Hafter güçlerinin kontrolündeki Petrol Hilali Bölgesi’nden ülkelerin Libya petrolü ithalatını engellemek üzerine yoğunlaşmıştır ve hâlâ da bu yönde çabaları devam ediyor. Bu yüzden Libya’nın petrol ihracatı önemli ölçüde azaldı. Es Sirac hükümeti, Merzuk Sahrası’ndan çıkarılan petrol ihracatını sürdürüyor. Şerare Petrol Sahası’ndan günlük 300 bin varil, Fil Petrol Sahası’ndan günlük 125 bin varil petrol ihraç ediyor... Pek sıcak olmayan çatışmaların güneye sıçramasıyla ve Hafter güçlerinin Sabha kenti yakınlarındaki Şerare Petrol Sahası’nı ele geçirmesiyle, “Doğu Libya Kuvvetleri Sözcüsü Pazartesi günü Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Silahlı kuvvetler, Şerare Petrol Sahası ve tüm ana tesislerinin kontrolünü çatışma olmadan barışçıl bir şekilde ele geçirdi ve şuan güvenliğini petrol sahası yönetimi ile koordineli olarak sağlıyor...” dedi. [11.02.2019 www.youm7.com] Bu, Hafter’in ekonomik gücüne katkıda bulunacaktır. Bir İspanyol şirketine ait olan ve günlük 400 bin varil üretim yapabilen bu büyük petrol sahası, Amerikan ajanı Hafter ile Trablus’taki Avrupa ajanları arasında büyük bir çatışma konusudur... Es Sirac hükümeti, bu gelişme yani Hafter’in bu petrol sahasının kontrolünü ele geçirmesi ve bunun, başta Fil Petrol Sahası olmak üzere güneyin en ücra köşesindeki petrol sahalarına kolayca erişim olanağı sağlaması nedeniyle ekonomik atardamarını kaybetmiş olacaktır. Hafter’in petrol ihracatını engellemek ve Trablus Petrol Kurumu aracılığıyla ihracatına zorlamak için Avrupa ülkelerinin şemsiyesine bağımlı kalacaktır. Ancak Hafter, kaynakların kontrolünü elinde tutmakla birlikte ihracatın, kontrolünde olmayan limanlar ve boru hatları aracılığıyla yapılması konusunu müzakerelere bırakabilir. Müzakerelerde ise finansal amacına erişmiş olacak ve böylece kendisine bağlı güçlerin kalbine para pompalayabilecektir…

2- Avrupa ve Afrika’daki nüfuzuna karşı ABD’nin iki hedefine gelince:

A- Afrika göçünün Avrupa’nın baş ağrısı olarak kalması... Avrupa karşısındaki bu ABD hedefi, Afrika göçünü durdurma gerekçesiyle Avrupa’nın Libya’da askeri üsler kurmasını önlemeyi amaçlıyor. Amerikan ajanı Hafter’in, Libya derinliğindeki askeri tesisleri, çoğu hava alanları ve pistleri kontrol etmesi, ister Libya’daki nüfuzları için olsun isterse Afrika’daki bölgesel amaçları için olsun, Avrupa ülkelerini buraların kullanımından yoksun bırakacaktır. Zira Avrupa ülkeleri, Avrupa’ya Afrika göçünü önleme bahanesiyle bu tesislerde bir dayanak noktası inşa etmek istiyor. Amerika ve ajanı Hafter ise böyle bir üssün kurulmasına karşı. “Emekli General Halife Hafter, Libya’nın güneyinde bazı bölgelerde askeri üs kurma gayreti içerisinde olan uluslararası güçleri uyardı. Hafter, tüm uluslararası güçlerle sıcak ilişkiler, paralel ve stratejik ortaklıklar kurma arzusundaki Genel Komutanlığın, bazı uluslararası güçlerin Libya’nın güneyinde askeri üs kurma isteği hakkında bilgisinin olduğunu söyledi... Libyalı kaynaklar, bir İtalyan güvenlik ve askeri heyetin, yasadışı göçü kontrol altına alma gerekçesiyle Avrupa finansörlüğünde İtalyan askeri ve sivil karakolu kurmak için Libya’nın güneybatısındaki Gat kentini ziyaret ettiğini belirtti... [29.06.2018 el-Cezire] Hafter’in güneydeki önemli bölgelerde kontrolü sağlaması, Avrupalıların Libya’nın güneyine yerleşmesine ve askeri üsler kurmasına engel olacaktır. “Libya Ordusu Genel Komutanlığına bağlı Hava Kuvvetleri Operasyon Odası, izin dışında güney bölgesindeki hava alanları ve pistlere kalkış ve inişlerin yasaklandığını açıkladı. Libya ordusu komutanlığının izni olmadan havalanan herhangi bir uçağın güney bölgelerine inişine karşı uyarıda bulundu...” [08.02.2019 www.youm7.com] Böylece Amerika’nın Hafter’i güneye yönlendirmesi, Avrupa’nın Libya’nın güneyindeki hareketliliğini kısıtlamış olacak ve Afrikalı göçmen sorunu, Avrupa’nın uykusunu kaçıran bir baş ağrısı olmaya devam edecektir.

B- Avrupa’nın Sahra Bölgesi’ndeki nüfuzuna karşı çalışmalar yapmak. Hafter’in Libya’nın güneyine düzenlediği operasyonun hedefleri, yukarıda belirtilen hedefler ile sınırlı değil. Amerika, Fransa’nın Sahra bölgesindeki nüfuzunu sarsmanın planını yapıyor hatta bölgesel hedefini doğrudan uygulamaya koydu bile... Trablus’taki merkezi hükümetin zafiyeti nedeniyle Libya’nın güneyinde bir boşluk oluştu. Bu boşluk, Libya’nın güneyinde Afrikalı silahlı muhalif grupların faaliyetlerine elverişli bir ortam yarattı. Bu yüzden Çad, Nijerya ve Sudan uyruklu muhalif gruplar türeyip serpildiler hatta Libya’daki iç güç denkleminin bir unsuru haline geldiler. Bunlar, küçümsenmeyecek kadar hatırı sayılır güçlerdir. “Fransızca yayınlanan Çad “Birlik” gazetesi, Çarşamba günü, yaklaşık 11 bin Çad uyruklu muhalif unsurların şu anda Libya’nın güneyinde konuşlandığını söyledi...” [04.04.2018 alwasat.ly] “Terörizm” bahanesi Amerika’nın bu gruplara müdahalesini meşrulaştırıyor ve ajanlarına da bu Amerikan kervanına katılma telkininde bulunuyor. Amerika Libya’ya müdahale yolunda açıkça ilerliyor. “Libyalı bir yetkili, ABD güçleri, Libya güçleriyle işbirliği yaparak Çarşamba günü Ubari kentinde El Kaide hedeflerine hava saldırısı düzenlediğini söyledi...” [14.01.2019 arabic.euronews.com] Hafter, “bölgeyi terörist ve silahlı gruplardan temizlemek için” Amerika’nın terör bahanesini kullanıyor.

Libya’nın güneyindeki silahlı gruplar, Çad uyruklu gruplardır. “Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu, geçtiğimiz Ocak ayında ülkenin güneybatısında, Çad uyruklu muhalif silahlı gruplara karşı askeri operasyon başlattı... [12.02.2019 Russia Today] Libya Ulusal Ordusu tarafından yapılan kısa açıklamada, “Libya Hava Kuvvetlerine ait savaş uçaklarının güneyde üç Çad uyruklu çete ve müttefiklerini yerle bir ettikleri” kaydedildi. [08.02.2019 el-Arabiya]

C- Buradan Hafter’in, Libya’nın güneyine düzenlediği operasyonun bu grupları Libya’dan uzaklaştırmak için olduğu, yani Çad’da başka bir misyonda görev almak için Libya dışına ittiği gayet açık. Misyonları, Çad’daki Fransa nüfuzu için huzursuzluk yaratmaktır. Vakit kaybedilmeden hemen bu projenin uygulanmasına geçildiği anlaşılıyor. “Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Salı günü yaptığı açıklamada, Fransız savaş uçaklarının geçen hafta Çad’ın Libya sınırına düzenlediği hava operasyonlarının Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi’nin yazılı isteğiyle ülkedeki darbeyi önlemek için yapıldığını kaydetti. Le Drian, parlamentoda milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada “Libya’nın güneyinden gelen bir isyancı grup, N’Djamena’daki iktidarı ele geçirmek için saldırı başlattı. Cumhurbaşkanı Debi’nin yazılı isteğiyle darbeyi önlemek ve ülkesini korumak için müdahale ettik.” diye konuştu. [12.02.2019 Reuters] Amerikan ajanı Hafter’in Çad’a yönelik tehlikeleri gerçek olduğu için Fransa, ajanı İdris Debi’yi savunmak maksadıyla Çad’ın başkentine büyük bir askeri yığınak yapıyor. “Fransa, terörizmle mücadele gerekçesiyle Barkhane Operasyonu çerçevesinde Çad’ın başkenti N’Djamena’ya 4.500 asker konuşlandırıyor.” [Aynı kaynak]

D- Bütün bunlar gösteriyor ki Amerika, Avrupa’nın Es Sirac hükümetine verdiği destek nedeniyle ajanı Hafter’in Libya’nın güneyindeki bölgelerde durumu lehine belirleyememesine rağmen Libya’ya sızarak Fransa’nın Çad’daki nüfusunu sarsma aşamasına geçmiştir. Libya’nın güneyindeki İdris Debi muhaliflerinin Çad topraklarında ilerlemesi, ileride yaşanacak olanların habercisi olabilir. Yani Çad ve belki de Nijer’de Fransız nüfuzuna karşı özellikle de Fransız şirketlerinin bölgedeki uranyum madenleri üzerindeki hâkimiyetine karşı çatışmalar patlak verebilir.

Dördüncüsü: Özetle Hafter, özellikle Mısır vasıtasıyla Amerika’nın sağladığı büyük askeri destek sayesinde Libya’yı ikiye ayırarak, doğu yakası ve Libya ekonomisinin can damarı olan Petrol Hilali Bölgesi’nde kontrolü tamamen sağlamıştır. Şimdi Amerika, askeri ve ekonomik kontrolünü artırmak için Hafter’i güneye doğru yönlendiriyor. Dolayısıyla Amerika, Cezayir korkusu ve Avrupa’nın Es Sirac hükümetine verdiği büyük destek yüzünden Libya’nın batısındaki açmazın yarattığı durgunluk ışığında Hafter’i başka hedeflerini gerçekleştirmeye sevk ediyor. Bu hedefler ile Amerika, hem Avrupa ülkelerinin göç sorunundaki yorgunluğunu katmerleştirecek hem de başta Çad olmak üzere komşu ülkelerdeki Fransız nüfuzuna saldıracaktır…

İşte bunlar, Hafter’in Libya’nın güneyine düzenlediği operasyonun boyutlarıdır. Buradan kâfir ülkelerin çıkar ve nüfuzları için Libya’da bozgunculuk çıkardıkları anlaşılıyor. Bunun için Müslümanlar birbirleriyle savaşıyor. Kardeş katili olmanın ve ülkenin petrol kaynaklarını heder etmenin haramlığına Allah adına saygı göstermiyorlar. Müslümanlar, zafiyet göstermeden ciddi şekilde meseleye eğilip Allah’ın Şeriatı ve Hilafeti ikame etmedikçe, bu ajanları, arkalarındaki kâfir ülkeleri, İslam ülkesinde yaydıkları kötülüğü ortadan kaldıramayacaklardır. Hilafet, işleri yeniden rayına oturtacak ve kâfir devletlerin İslam ülkelerindeki emellerini korkunç bir kâbusa dönüştürecektir...

إِنَّ فِي هَذَا لَبَلَاغاً لِقَوْمٍ عَابِدِينَ

Şüphesiz bunda Allah’a kulluk eden bir toplum için yeterli bir mesaj vardır.” [Enbiya 106]

H.15 Cumade’s Sânî 1440
M.20 Şubat 2019

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER