Çarşamba, 06 Rabi' al-awwal 1440 | 2018/11/14
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

بسم الله الرحمن الرحيم

Yalan, Aldatma ve Zulüm, Demokratik Sistemde Yöneticilerin Gerçek Politikasıdır, Ayrımcı Kota Sistemini Doğuran Demokratik Küfür Sistemini Ortadan Kaldırın

İşsizler, farklı üniversite ve kolej öğrencilerinin organize ettiği ayrımcı kota reformunu bastırmak için devlet destekli nefret dolu terör eylemler nedeniyle Bangladeş’te ülke çapında karmaşa yaşanıyor. Geçtiğimiz Nisan ayında ayrımcı kota hareketinin çığ gibi büyümesinin ardından polis, protestoculara karşı göz yaşartıcı gaz, tazyikli su ve cop kullandı. Awami Ligi (AL) hükümeti de göstericilerin taleplerini yerine getirmek için sahte vaatler sundu. Fakat o zamandan beri iktidar partisinin, daha önce verdiği vaatleri yerine getirmek için hiçbir şey yapmadığı görüldü. Aksine hareketi bastırmak için (Chatra League) öğrenci hareketini kullandı. Böylece 30 Haziran 2018’de protestoların ikinci dalgası patlak verdi. Bunun üzerine Chatra Ligi, ülke çapında kota reformu protestosunu bertaraf etmek için acımasız şiddete başvurdu. Polis, protestolar karşısında sessiz kalınca Chatra Ligi, ülke çapında protestoculara saldırıp darp etti. Protestocuların eylem için bir yerde toplanmasına izin vermedi. Öte yandan polis, hareketin önemli organizatörlerini kaçırıp gözaltına aldı. Bu, demokratik sistemde laik totalitarizmi ve hegemonyayı andırmaktadır.

Neden AL hükümetinin, kota reformu hareketine karşı bu kadar sert davrandığını, seçimlerden önce halka karşı tavır aldığını anlamak oldukça kolaydır. Halktan kopuk siyasi bir parti, iktidarı elinde tutmak için güç kullanması gerekir yani siyasi kadrolara büyük yatırımlar yapmaları gerekiyor. Mevcut kota sistemi, onlar için büyük bir “kirli para” kaynağıdır ve kadrolarını hükümet pozisyonlarına yerleştirmenin bir yoludur. Şu ana kadar AL hükümeti, yaklaşık 250.000 belge yayınladı. Belge sahipleri özgürlük savaşçıları olarak niteleniyor. Rüşvet ve dolandırıcılığın çoğu AL liderleri tarafından işleniyor. [ 21 Nisan 2018 The Economist Merit Yapmak” ] Sonra aynı parti liderleri, belli kamusal makamları el altından satın alıyorlar. Dolayısıyla gençlerin hayal kırıklığı meşrudur, çünkü tüm kamusal makamların yüzde 56’sı politik kayırmacılık ve patronaj yoluyla doldurulmaktadır. Bu hükümet, her aileye bir iş verme vaadiyle iktidara geldi. Bunun da ötesinde bu tiran rejim, her yıl 2 milyon yeni istihdam yaratma vaadi bir yana eğitimli işsizler sayısında hızlı artışı durdurmak için etkili bir adım atmak yerine şiddete başvurdu. Ümmetin beklentileri umurlarında değil.

Ey insanlar! Gerçekten de bu tür yalanlar, aldatma ve zulümler, insanların onlarca yıldır yaşadığı demokratik sistem altında yöneticilerin gerçek politikalarıdır. Hasina hükümetinin kota aldatmacası ve yaptığı zulümler bunun sadece bir örneğidir. Siz demokratik sistemde bu aldatmacalara onlarca yıldır tanık oluyorsunuz. Zira egemen sınıf, yalan vaatlerle iktidara geldi ve saltanat elde etti. Elde ettikleri saltanatı kullanarak emperyalistlerin ve bir avuç kapitalist elitin çıkarları için uşaklık yapıyorlar. Halkın büyük çoğunluğunu haklarından mahrum ediyorlar. İnsanlar, haklarını talep etmek için sokaklara döküldüklerinde bu yöneticiler halka kurşun sıkıyorlar, copla darp ediyorlar. Demokrasinin beşiği sayılan ABD, İngiltere ve Avrupa ülkelerinde, kitlesel protestolar ve yöneticilerin zulmü rutin olaylardır. Bu demokratik sistemi sürdürmek için demokratik dünyadaki yöneticiler, ABD’de olduğu gibi “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” İngiltere’de olduğu gibi Brexit, Bangladeş’te olduğu gibi “Değişim Zamanı”, “Ülkeyi Kurtar” “2020 Vizyonu” “2030 Vizyonu” gibi yeni sloganlar ürettiler ve kamuoyu önüne yeni yüzlerle çıktılar. Bu demokratik sistem, peş peşe yalancı, düzenbaz ve tiran yöneticiler üretti, ama yine de defalarca kandırıldık! Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

لاَ يُلْدَغُ الْمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ وَاحِدٍ مَرَّتَيْنِ  Mümin aynı delikten iki kez ısırılmaz.” [el-Buhari ve Müslim]

Ayrımcı kota sistemi, bu bozuk demokratik küfür sisteminin ürünüdür. Çünkü bu yönetim sisteminde yöneticiler, kota sistemini kullanarak yozlaşmış siyasi gündemlerini gerçekleştirmek ve iktidarlarını sağlama almak için yandaş grup oluştururlar. Yolsuzluğa batmış ve halkın haklarını sürekli olarak gasp eden bu yöneticiler, halk arasında yükselen öfkeyi ve protestoları bastırmak için bu yandaş gruptan istifade ederler. Bu ayrımcı kota sistemi gibi hayatımızı perişan eden, mutsuz kılan yüzlerce başka sorunlar var. Yöneticiler, taleplerimizin KDV karşıtlığı ve öğretmenler dâhil olmak üzere müdürlere güvence talep etmek gibi konularla sınırlı kalmasını isterler ki böylece bu insan yapımı demokratik sistemi gerçek sorun olarak görmeyelim. Bu sorunlar asıl sorunun belirtileridir, oysa tüm sıkıntılarımızın kaynağı, mevcut demokratik siyasal sistemdir. Dolayısıyla laik demokratik sistemi muhafaza etmek, tüm çaba ve enerjimizi kota sistemi gibi çeşitli konular üzerine yoğunlaştırmak hiç bir şeyi çözmez. Aksine tüm çabalarımızı bu yozlaşmış ve baskıcı demokratik sistemi ortadan kaldırmaya yoğunlaştırmalıyız ve Allah’ın indirdiği tek doğru ve adil sistem olan Hilafeti yeniden kurmak için çalışmalıyız.

Ey Müslümanlar! Hilafet halkı bu baskıcı demokratik sistem altındaki sefaletten kurtaracak, halkın işlerini güdecek ve adaleti sağlayacaktır. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

الْإِمَامُ رَاعٍ وَمَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ  İmam çobandır ve güttüklerinden sorumludur.Hilafette Halife, farz olması nedeniyle ümmetin sorumluluğunu üzerine alır. Dolayısıyla insanların işlerini güderek Allah’ın rızasını arar ve aynı zamanda herhangi bir ihmalkârlığı nedeniyle Allah’ın azabından korkar. Hilafet devletinde Halife, yasama hakkına sahip olmadığı gibi yasaların üstünde de değildir. Şeriat, tüm yasalar için temeldir. Buna ek olarak Halife, görevleriyle ilgili olarak halka, medyaya, siyasi partilere, ümmet meclisine ve mezalim mahkemesine hesap verecektir. Hilafet, tüm vatandaşların yiyecek, giyecek, barınak, sağlık ve güvenlik gibi temel ihtiyaçlarını karşılayacak ve lüks bir hayat sürmelerine yardımcı olacaktır. Gayrimüslimlerin güvenliğini sağlayacak ve tüm vatandaşlık haklarından yararlanmalarına olanak verecektir. Hilafet, sarsıcı yolsuzluğa ve insanların zenginliğinin yağmalanmasına son verecek, refahın doğru dağılımını sağlayacak ve böylece insanlar arasındaki ekonomik ayrımcılığı sona erdirecektir.

Ülkede ekonomik refahı gerçekleştirmek için yakında kurulacak Hilafet, özelleştirilen petrol, doğal gaz ve kömür gibi kamu mülkiyetini birey ve yabancılardan geri alacak ve bunları halkın yararına sunacaktır. Ağır ve savaş sanayisine dayalı bir ekonomi inşa edecek, bunun sonucu olarak nüfusun büyük çoğunluğu ve yüksek eğitimli gençler için istihdam olanağı yaratacaktır. Yakında kurulacak ikinci Raşidi Hilafet, emperyalist kâfirler ve onların bölgesel müttefiklerine meydan okuyacaktır. Bunun için büyük ve güçlü bir ordu kuracak, yetenekli, verimli ve kapasiteli sivil yöneticilerden oluşan bir havuz oluşturacaktır. Hilafet, Kobilere ücretsiz eğitim verecek, hiçbir çıkar gözetmeksizin onlara sermaye sağlayacaktır. Sonuçta halk, kendi kendine yeterli hale gelecektir. Hilafet, sizi sadece işe hazırlamayacak, aksine bu soylu ümmeti lider ümmet yapmak ve sorumluluğunu üstlenmesi için de hazırlayacaktır. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

كُنْتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ  Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allaha iman edersiniz.[Ali İmran 110]

Ey Müslümanlar! Haklarınızı talep etmek ve protesto etmek için sokaklara dökülmekle tiranlardan korkmadığınızı gösterdiniz Onun için Hizb-ut Tahrir gençleri olarak biz diyoruz ki küçük ölçekli meseleleri protesto etmekle yetinmeyin. Aksine kendinizi ve halkınızı demokratik küfür sisteminin pençesinden kurtarmaya adayın. Rejime karşı öfke ve hüsranınızı sosyal medyada ifade etmekle kalmayın. Hizb-ut Tahrir liderliğinde ülkeyi AL-BNP rejiminden kurtarmak, Raşidi Hilafeti kurmak ve devlet adamı olmak için siyasi ve entelektüel mücadeleye katılın. Sizi çok yakında ikinci Raşidi Hilafetin kurulacağı müjdesiyle müjdelemek isteriz. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

إِنَّ نَصْرَ اللَّهِ قَرِيبٌ  Şüphesiz, Allahın zaferi yakındır.” [Bakara 214]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Bangladeş Vilâyeti


H. 9 Zilka’de 1439
M.  Pazar, 22 Temmuz 2018

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER