Perşembe, 17 Rabi' al-awwal 1441 | 2019/11/14
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

بسم الله الرحمن الرحيم

Kartondan Bir Varlık, Başarısız Bir Rejim ve Yozlaşmış Bir Zümre... Burası Lübnan!

18 Ekim 2019 Cuma akşamı başkent Beyrut ile Lübnan’ın kuzey ve güney kentlerinde insanlar sokaklara döküldüler. Beyrut’un Riyad Sulh Meydanı’nda göstericiler ile güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı. Ücretsiz hizmet sunan sosyal medya araçlarına vergi koyan hükümetin, 17 Ekim 2019 Perşembe günü yeni vergi paketini açıklamasının ardından protestocular, yüksek sesle rejimin devrilmesini talep ederek, bu bitkin rejime karşı öfkelerini dile getirdiler!

Ancak vergici zihniyetteki yozlaşmış politikacılar, baskı yapmayı, insanları boğmayı, ceplerindeki son kuruşları bile yağmalamayı yeğlediler... Parasal istikrar iddiasıyla ve asılsız mali politikalar nedeniyle Lübnan Lirası zayıflarken, Merkez Bankası ve Başkanı piyasada liranın dolar karşısında değer kaybetmesini görmezden geldi. Görünüşe göre bu, şu nedenlerden ötürü kasıtlı ve sistematik bir politikadır:

- Bu varlığın borcunu ödemek için piyasadan döviz özellikle de dolar çekilmesi...

- Popülist seçim politikasında vaat edilen paye ve maaşların ödenmesi. Çıkmaz bir yola girince yozlaşmış politikacılar, kur farkından dolayı Merkez Bankası’na daha fazla döviz girdisi sağlamak için çözüm olarak piyasada liranın dolar karşısındaki değerini düşürmekte gördüler...

- İnsanların alım gücünde zayıflamaya neden olsa bile lira-dolar marjının düşürülmesi...

Amaç, insanların yoksullaşmasına ve ellerindeki para biriminin alım gücünde bir zayıflamaya yol açsa bile devlet hazinesini tıka basa dolarlarla doldurmaktır. Buna ek olarak, Merkez Bankası, “faiz oranlarını” önemli ölçüde artırdı. Yüzde 13’lere yükseltti. Yatırımcı da piyasadaki riskli kar yerine parasını bankaya yatırdı. Bu durum piyasaları ve ticareti alt üst etti. Piyasaların altüst olduğu artık bir sır değil!

Ey İnsanlar! Bugün iradenizi ve acılarınızın derinliğini ifade etmek için sokaklara döküldünüz. Suriye’deki devrimcileri uyardığımız gibi bazı tehlikeler karşısında sizi de uyarıyoruz. Sakın şu tehlikelere düşmeyin:

-Yozlaşmış siyasi ortamın gösterileri istismar edip liderlik etme ve yalan vaatlerini doğrulama riski.

- Rejimin çetesi ve oportünist partiler tarafından taleplerinizin ifsat edilmesi riski.

- Önceki ve sonraki hükümetlerin her türlü protestoyu katletmek için izledikleri oyalama taktiği riski.

Dikkatinizi gerçek yozlaşmışlığının temeline çekiyoruz:

-Ülke ve halka egemen olan, yolsuzlukla mücadeleyi engelleyen iğrenç mezhepçilik olgusu. Protestonuz, bu iğrenç mezhepçiliğin ortadan kaldırılmasına yönelik olmalıdır.

- Lübnan’ın sorunu, varlık ve bileşimindeki yapısal sorundur. Onun için değişim, doğal çevresinden kopuk olan bu varlığın özü düzeyinde olmalıdır. Çevresi, İslam ve Müslüman ülkesidir. Bu, biçimsel değil köklü bir değişimdir.

- Bu varlığın uyguladığı ekonomik sistem, kapitalist sistemin ta kendisidir. Kapitalizm, anayurdunda bile başarısız olmuş, kriz üstüne kriz yaşayan faize dayalı bir sistemdir.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبَا إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ * فَإِن لَّمْ تَفْعَلُوا فَأْذَنُوا بِحَرْبٍ مِّنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ وَإِن تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُءُوسُ أَمْوَالِكُمْ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ يَمْحَقُ اللَّهُ الرِّبَا وَيُرْبِي الصَّدَقَاتِ وَاللَّهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ كَفَّارٍ أَثِيمٍ Ey iman edenler! Allaha karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın. Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Rasûlüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece ne zulmetmiş ne de zulme uğramış olursunuz.” [Bakara 278-279]

- Kapitalist sistem, itaatkâr politikacılar üretti, hatta politikacıları ve siyasi partileri banka ve şirketlerin hizmetkârına dönüştürdü...

- Bu sistemin uygulanışından beri yıllardır ülke, döviz özellikle de dolar endeksli finansal politikalara bağımlı hale geldi! Lübnan’da egemen para birimi dolardır.

Sizi bu risklere karşı uyarıyoruz. Yozlaşmışlığın gerçek temeli bunlardır. Bunu artık biliyorsunuz. Onun için protestolarınızı ülkedeki zalim politikacıların istismarından koruyun. Sizi, meşru isteklerinizi, onur ve güvenliği temsil eden siyasi ortama kapı aralayın.

Biliyoruz, sorun, varlık ve bileşimindedir. Bu ülkedeki politikacılar, bunu bilselerdi, bir dizi önlemler alırlardı. Ama nerede! Örneğin: 

- Bankaların faiz ödemesi durdurulur, ana sermayeler geri ödenirdi.

-Yerel para birimi dolar ve diğer yabancı para birimlerinden ayrılırdı. Altın ve gümüş standardına dayalı para birimi geçerli olurdu. Ki bu enflasyonu durduracaktır.

- Krizlerin çözümü için vergi politikasının benimsenmesinden vazgeçilirdi. Çünkü vergi, bireyler ve iş insanlarının omuzlarındaki yükü ağırlaştırıyor.

- Dış ticaret açığına neden olan çokça ithalat yapmak yerine sanayi ve tarım bazlı doğru ekonomik temeller benimsenirdi.

Ancak devlet ve politikacıları, banka sahibi tüccarlardır. Ülke ve halkı, kendilerinin ve çocuklarının çiftlikleri sanıyorlar. Varlıklarını ve çıkarlarını tehdit eden önlemlerin alınmasını umursamıyorlar!

Dolayısıyla Hizb-ut Tahrir / Lübnan Vilayeti olarak biz, size siyasi projeyi hatırlatıyoruz. Bu proje, Lübnan’ı hatta dünyayı iliğine kadar işleyen yozlaşmış ajan rejimlerin batak ve çamurundan kurtaracak yegâne projedir. Bu proje, İslam’ın siyasi, ekonomik ve ictimai hükümlerini uygulayan bir varlığın oluşturulması esasına dayalıdır. Bu hükümler, toplumsal sabit yüce hedefler olan insanı, aklını, insanlık onurunu, canını, malını, dinini, güvenliğini ve devleti korur... Bu devlet, insanların işlerini Allah’ın emir ve yasaklarına göre düzenleyecektir. Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devleti, Müslüman ve Gayrimüslim bütün insanlara kucak açacak, onları huzura, güvenliğe ve mutluluğu eriştirecektir. Çünkü Hilafet, gökyüzü ve yeryüzünün Rabbi olan Allah katından gelmiş bir sistemdir.

وَلَوْ أَنَّ أَهْلَ الْقُرَىٰ آمَنُوا وَاتَّقَوْا لَفَتَحْنَا عَلَيْهِم بَرَكَاتٍ مِّنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ وَلَٰكِن كَذَّبُوا فَأَخَذْنَاهُم بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ “O ülkelerin halkı inansalar ve sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereket kapıları açardık, fakat yalanladılar, biz de ettikleri yüzünden onları yakalayıverdik.” [Araf 95]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Lübnan Vilâyeti


H. 19 Safer 1441
M.  Cuma, 18 Ekim 2019

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER