Cumartesi, 28 Rabi' al-awwal 1439 | 2017/12/16
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

بسم الله الرحمن الرحيم

Sadece Nübüvvet Metodu Üzere Hilafet Mazlumların Çığlıklarına Yanıt Verebilir

Budist teröristlerin yardımıyla Myanmar ordusunun Rohingya Müslümanlarına yönelik işlediği katliam ve sürgün, silahlı kuvvetlerin seferber olmasını isteyen ve Myanmar rejimine silah satışını reddeden Pakistan Müslümanlarını huzursuz etmiştir. Gerçekten de Pakistan Müslümanları, Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem hadisinin pratik dışavurumudur.

مَثَلُ الْمُؤْمِنِينَ فِي تَوَادِّهِمْ وَتَرَاحُمِهِمْ وَتَعَاطُفِهِمْ مَثَلُ الْجَسَدِ إِذَا اشْتَكَى مِنْهُ عُضْوٌ تَدَاعَى لَهُ سَائِرُ الْجَسَدِ بِالسَّهَرِ وَالْحُمَّىBirbirine karşı muhabbet ve merhamette, müminler, bir vücut gibidir. Vücudun bir yeri rahatsız olunca, bütün vücut, rahatsız, uykusuz kalıp, onun tedavisi ile meşgul olduğu gibi, Müslümanlar da birbirlerine yardıma koşmalıdır![Müslim]

Demokrasi borazanları, mazlumların çığlıklarına sağır olduklarını doğruladılar. Artan kamuoyu öfkesinin ardından yaklaşık iki hafta sonra 11 Eylül 2017 günü toplanan senato ve meclis üyeleri, uluslararası kınama korosuna katılmak için Pakistan hükümetine bir çağrıda bulundular. Lanetleme, güçsüz ve silahsız kimselerden makbuldür. Dünyanın tek Müslüman nükleer gücü ve dünyanın en büyük yedinci silahlı kuvvetlerine sahip Pakistan’dan kınama öyle mi? Pakistan Müslümanları ve asil silahlı kuvvetleri Allah, Rasûlullah ve müminler adına canlarını, mallarını gönüllü ve isteyerek feda edecekken kınama öyle mi? Gerçekten de bu tür kınama bile kınanıp reddedilmelidir!

İşte Pakistan’ın mevcut askeri ve sivil liderliği içindeki demokrasi savunucuların durumu budur! İster İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) isterse İslam İttifakı olsun demokrasi savunucularının durumu budur! Demokrasi borazanları, Müslüman katliamını sadece kınamakla yetindiler. Ama Washington’daki efendileri ferman buyurduğunda hemen aksiyona geçerler. Bu yüzden sömürgeci gündemleri gerçekleştirmek için asil askerlerimize lanetli Birleşmiş Milletler mavi berelerini giydirip en uzak noktalara sürdüler. Mazlum Müslümanlar yardım için haykırdığında ise, ümmetin sadık aslanlarını neden seferber etmedikleri ile ilgili binbir türlü bahaneler ileri sürerler.

Demokrasi savunucuları, muazzam zenginliğe ve dünyanın en büyük güçlerinden üstün güçlü bir silahlı kuvvetlere sahip ümmeti paramparça edip zincirlere vurdular. Hem de Müslümanlar kılıçtan geçirilirken. Myanmar gibi küçük ve zayıf devlete bile gereken yanıtı veremediler. Şeytana vesveseleri unutturan düşmanca ilişkilerin bir başlangıcı olarak İslamabad’daki Myanmar Büyükelçiliğini kapatıp Yangon’daki (Rangoon) Pakistan Büyükelçiliğini geri çekmediler. 2015 yılında imzalanan ve ilk teslimatı 2017’de yapılacak olan on altı JF-17 Thunder savaş uçağı sözleşmesini iptal dahi etmediler. JF-17 savaş jetlerini Myanmar’da üretmek için devam eden lisans görüşmelerini askıya alma lüzumu bile görmediler. Sınırda Bangladeşli kardeşleri ile omuz omuza Myanmar’a karşı savaşmak için bunak Bangladeş yöneticilerden askeri üslerini SSG, piyade, hava ve zırhlı birliklere açmalarını bile istemediler. Demokrasi borazanları, Burma, işgal altındaki Keşmir veya Filistin’de olsun Müslümanlar zulme uğradıklarında, ellerinde diş kürdanından başka hiçbir şey yokmuş gibi hareket ediyorlar ve kınama sözcükleri ile müminlerin yaralarına tuz basıyorlar. Oysa Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَالْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَخْرِجْنَا مِنْ هَٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ أَهْلُهَا وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّا وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَصِيرًا  Size ne oldu da Allah yolunda ve «Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!» diyen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz![Nisa 75]

Ey Pakistan Müslümanları!

Demokrasi, mazlumların çığlıkları karşısında sağır sultan kesiliyor. İslam ve Müslümanlar zerre kadar umurunda değil. Canımızı, malımızı, kutsallarımızı ve dünya çapında topraklarımızı sadece İslam yönetimi koruyabilir. Hatta İslam yönetiminin en zayıf dönemlerinde bile Müslümanlar, zalimler karşısında güçlü ve muzafferdi. Raşidi Hilafet, Hindistan yarımadasına ulaştıktan sonra Muhammed bin Kasım, mazlumların çığlıklarına karşılık verdi ve nobran Raja Dahir’i tarihin derinliklerine gömdü. Mazlum Müslümanların çığlığına karşılık veren Sultan Aurangzeb Alamgir de Myanmarlı müşrik Budist rejimi ve güçlü Rakhine yağmacılarının atalarını yerle bir etti. Bangladeş’in Chittagong şehrine kadar hâkimiyetini genişleten Rakhine devletini 6500 asker ve 288 gemi ile 36 saat süren savaşın ardından yenen Aurangzeb, Ocak 1666 yılında Chittagong’u kurtardı. İndirdiği ezici darbe Rakhine devletinin çöküşüne yol açtı. 

Gerçekten de mazlumların çığlıklarına sadece Nübüvvet metodu üzere Hilafet cevap verebilir. Raşidi Halife, uzun süredir Müslümanları zayıf ve darmadağınık tutan Vestfalya ulus devlet sınırlarını hiçe sayacaktır. Halife, bağnaz Myanmar ve Hindistan çevresindekiler dâhil Müslüman toprakları ve orduları birleştirmek için çalışacaktır. Diğer Müslüman ülkeler şöyle dursun Pakistan, Afganistan, Bangladeş, Malezya ve Endonezya topraklarındaki Hilafetin kombine gücü karşısında Hindistan-Myanmar ittifakı ne yapabilir ki? Mazlumlara olan sevgi ve şefkatiniz sizi Hilafet savunucularının safında durmaya ve Müslümanların kalkanı olan Nübüvvet metodu üzere Hilafetin yeniden kurulması için çalışmaya itmelidir.

Ey Pakistan silahlı kuvvetleri!

Gördüğünüz gibi ümmet size gebedir. Müslümanlar, motivasyon ve yeteneklerinize sonsuz güveniyor. Bu yüzden yöneticileri hiçe sayarak, onları hor görerek ve hak ettikleri muameleyi sergileyerek doğrudan size çağrıda bulunuyorlar. Sizi zincire vuran bu aşağılık yöneticileri göz ardı edin ve Müslümanların kalkanı olan Hilafet döneminden bu yana Müslümanların görmediği zaferi onlara tattırın. Nübüvvet metodu üzere Hilafetin yeniden kurulması için hemen Hizb-ut Tahrir’e nusret verin. İhtiyaç anında ve düşmanların egemenliği sırasında ümmetin sadık müttefiki olun. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

إِنَّمَا وَلِيُّكُمُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ وَالَّذِينَ آَمَنُوا الَّذِينَ يُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَهُمْ رَاكِعُونَ وَمَنْ يَتَوَلَّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَالَّذِينَ آَمَنُوا فَإِنَّ حِزْبَ اللَّهِ هُمُ الْغَالِبُونَSizin dostunuz ancak Allahtır, Rasûlüdür ve Allahın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren müminlerdir. Kim Allahı, Onun peygamberini ve inananları dost edinirse, bilsin ki şüphesiz Allah taraftarları galiplerin ta kendileridir.[Maide 55-56]

Kardeşlerim karşılık vermenin zamanı gelmiştir!

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Pakistan Vilâyeti


H. 22 Zilhicce 1438
M.  Çarşamba, 13 Eylül 2017

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER