Perşembe, 14 Rabi' al-awwal 1440 | 2018/11/22
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

Türkiye Vilayeti: Haftalık Bilgilendirme Toplantısı 20/11/2018

  • Kategori Türkiye
  •   |  

Türkiye Vilayeti: Haftalık Bilgilendirme Toplantısı 20/11/2018

Hizb-ut Tahrir / Türkiye Vilayeti Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar bu hafta Türkiye gündemini meşgul eden önemli konuları değerlendirdi.

– Yılmaz Çelik tahliye oldu, AYM’nin hak ihlali karari üzerine Yılmaz Çelik hakkında infazın durdurulması ve yeniden yargılama kararı verildi.
– Diyanet’in “Mevlid-i Nebi Haftasi” teması, Diyanet İşleri Başkanlığı bu yıl Mevlid-i Nebi Haftasının temasını “Peygamberimiz ve Gençlik” olarak belirledi.
– Peygamberin (s.a.v.) Sünneti, iktidarın icraatı? Iktidarın icraatları ile Peygamberin Sünneti arasında hiçbir benzerlik yoktur.
– Türkiye Membiç’e operasyon planlıyor, Membiç operasyonunun Fırat kalkanı ve zeytin dalı harekâtından farklı bir yönü bulunmuyor.
– Türkiye Yemen konusunda sessizlik yemini etmiş, Yemen'de çok ciddi bir insanlık krizi yaşanıyor, 5 milyon müslüman günlük yiyeceğini karşılayamaz durumda.

H.12 Rabi-ul Evvel 1440 El-Muvafık M. 20 Kasım 2018

Devamını oku...

Suriye Vilayeti: Hazra'da Gösteri; "Soçi Akan Kanlarımızı Heder Ediyor ve Düşmanımızı Koruyor!"

  • Kategori Suriye
  •   |  

Suriye Vilayeti: Hazra'da Gösteri;
"Soçi Akan Kanlarımızı Heder Ediyor ve Düşmanımızı Koruyor!"


Hizb-ut Tahrir Suriye Vilayeti, İdlib'in Hazra kasabasında sözde Soçi mutabakatını protesto eden "Soçi Akan Kanlarımızı Heder Ediyor ve Düşmanımızı Koruyor!" başlıklı bir gösteri düzenledi.

Cuma, 08 Rebiu'l Evvel 1440 H - 16 Kasım 2018 M

Devamını oku...

Suriye Vilayeti: Bardaklı'da Gösteri; "Soçi Akan Kanlarımızı Heder Ediyor ve Düşmanımızı Koruyor!"

  • Kategori Suriye
  •   |  

Suriye Vilayeti: Bardaklı'da Gösteri;
"Soçi Akan Kanlarımızı Heder Ediyor ve Düşmanımızı Koruyor!"


Hizb-ut Tahrir Suriye Vilayeti, Bardaklı'da sözde Soçi mutabakatını protesto eden "Soçi Akan Kanlarımızı Heder Ediyor ve Düşmanımızı Koruyor!" başlıklı bir gösteri düzenledi.

Cuma, 08 Rebiu'l Evvel 1440 H - 16 Kasım 2018 M

Devamını oku...

IMF’yi Reddedin ve Hilafeti Kurun Kampanyası

Hizb-ut Tahrir/ Pakistan Vilayeti, IMF’yi reddetmek talebiyle temaslar, heyetler, protestolar ve sosyal medya yoluyla güçlü bir kampanya başlattı. Uluslararası Para Fonu (IMF) ekibi, kredi görüşmeleri için 7 Kasım’da İslamabad’a geldi. Maliye Bakanı’nın, hükümetin ülke çıkarlarına aykırı hiçbir anlaşmayı kabul etmeyeceği iddiasına gelince, tamamen yalandır. Gerçekte IMF, günah ve daha fazla yoksulluk demektir.

IMF verdiği kredilerden faiz alır. Devlet, faiz lanetinden ötürü borcun aslını misliyle geri öder. Oysa Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبَا إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ * فَإِن لَّمْ تَفْعَلُوا فَأْذَنُوا بِحَرْبٍ مِّنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ وَإِن تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُءُوسُ أَمْوَالِكُمْ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın. Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Rasûlüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.” [278-279] IMF, petrol, doğalgaz ve madenler gibi İslam’ın kamu mülkiyeti olarak addettiği kaynakların özelleştirmesini talep eder. Rejim, özelleştirme konusunda kararlı. Bu özelleştirmeden bir avuç elit, çıkar sağlarken halk haklarından yoksun kalacak. Halbuki Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyuruyor:

الْمُسْلِمُونَ شُرَکَاءُ فِي ثَلاثٍ الْمَاءِ وَالْكَلَأِ وَالنَّارِ“Müslümanlar üç şeyde ortaktır: Su, mera ve ateş.” [Ebu Davud] IMF, Rupinin dolara endekslenmesini ve değerinin düşürülmesini talep eder. Devalüasyon nedeniyle fiyatlar aşırı şekilde yükselecektir. Bajwa-İmran rejimi, Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in İslam Devletinin para biriminin altın ve gümüşe dayalı olmasını farz kıldığı halde Rupinin dolarizasyonu ve devalüasyonunda kararlı. Altın ve gümüşe dayalı para birimi, Allah’ın indirdikleriyle hükmedildiği dönemlerde yüzyıllar boyunca fiyat istikrarını sağlamıştır.

Ey Pakistanlı Müslümanlar! Günahta refah, Allah’ın gazabı ve buyruklarını ihlalde bereket olmaz. Sözde Naya (yeni) Pakistan, yeni değil aynıdır. Zira kafirler önünde diz çökme, yalan karşısında itaat etme aynen devam ediyor. Hadi IMF’yi, kredilerini, faizini ve taleplerini reddetmek amacıyla Hizb-ut Tahrir/ Pakistan Vilayeti gençleri ile birlikte sesinizi yükseltin. Ve Nübüvvet metodu üzere Hilafeti kurmak için hemen onlarla birlikte çalışmaya koyulun. Hilafet, İslam’ı ödünsüz uygulayacak, Allah’ın rızasını elde etmek için devasa ülke kaynaklarının gelirlerini vatandaşlarına dağıtacaktır.

Devamını oku...

Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti Ev Sahipliğinde Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Kadın Kolları Tarafından Organize Edilen “Aile: Zorluklar ve İslami Çözümler” Başlıklı Uluslararası Kadın Konferansı Başarıyla Gerçekleşti

Elhamdülillah Hizb-ut Tahrir / Merkezi Medya Ofisi Kadın Kolları ile Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti işbirliğiyle düzenlenen “Aile: Zorluklar ve İslami Çözümlerbaşlıklı uluslararası kadın konferansı 27 Ekim Cumartesi günü başarılı bir şekilde gerçekleşti. Konferansta Müslüman ülkeler dahil dünya toplumlarında evlilik ve aile hayatının insicam ve birliğini etkileyen krizin nedenleri ve İslami çözümleri ele alındı. Konferansa avukatlar, öğretmenler, çocuk bakıcıları, mühendisler, üniversite öğrencileri, toplum liderleri ve gençlik aktivistleri dahil Tunus genelinden 250 kadın katıldı. Tunus, Türkiye, kutsal ülke-Filistin, Pakistan, Lübnan, Endonezya, Arap Körfezi, Hollanda ve İngiltere Hizb-ut Tahrir kadın üyeleri konferansta birer konuşma yaptı. Dünyanın farklı ülkelerinden binlerce izleyici uluslararası kadın konferansını canlı izledi.

Konferans konuşmacıları Batıdaki liberal cinsel özgürlükleri, bireysellik ve materyalizme teşvik eden kapitalist sistemleri, gayri İslami gelenek ve görenekleri, evlilik hayatındaki roller ve yükümlülüklerde karışıklık ve anlaşmazlık yaratan, evlilik ve aile kurumunda kırılma ve geçimsizliğe neden olan cinsiyet eşitliği gibi feminist idealleri ayrıntılı şekilde ele aldılar. Evlilik dışı ilişkiler, aile içi şiddet, geç evlilikler, evlilik oranlarındaki düşüş ve boşanma oranlardaki artışın nedenlerine değindiler. Annelik olgusunun sistematik şekilde değersizleştirilmesi ve erkeklerin yanı sıra kadınların da çalışmasının, çocukların terbiyesine ve haklarının ihmal edilmesine neden olduğunu kaydettiler. Konuşmacılar, medya ve eğlence endüstrisinin, feminist kuruluşlar ve CEDAW gibi uluslararası kadın anlaşmalarının, Müslüman topluluklar içinde “aile karşıtı” Batılı ideallere ve zararlı gayri İslami inançlara teşvik eden laik hükümetlerin politika ve yasalarının İslam dünyasındaki bu krizin fitilini ateşlediğini açıkladılar. Erkeğin vesayeti, miras, boşanma, evlilik hakları ve rolleri gibi İslami aile ve ictimaî yasalarını şeytanlaştırmak, laikleştirmek ve İslami aile yapısını bozmak için yoğun bir gündemin izlendiğini ifade ettiler. Konuşmacılar, Müslüman ve Gayrimüslim topluluklarda salgın seviyelerine ulaşan aile içi şiddetin çözüme kavuşturulması amacıyla İslam’a dayalı yeni bir perspektif geliştirme gerekliliğine vurgu yaptılar. Uluslararası laik kuruluşlar ve hükümetlerin bu sorunu etkili bir şekilde çözememeleri yeterli kanıttır.

Konferansın ikinci bölümünde aile hayatındaki krize ilişkin İslami çözümler, özellikle de İslam’ın benzersiz ictimaî sistemi sunuldu. Nitekim Hizb-ut Tahrir literatüründe bu detaylı ve kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Konuşmacılar, erkek ile kadın arasındaki ilişkiyi düzenleyen, evlilik ve aile hayatında cinsiyetler arasındaki rolleri, hakları ve görevleri paylaştıran, defolu bireysel liberal veya cinsiyet eşitliği ideallerinden ziyade Allah’ın üstün yasalarına dayanan, aile birliğini, mutlu ve güçlü bir evliliği besleyen, koruyan İslam’ın ictimaî sistemdeki hükümlerini, değerlerini ve bakış açısını izah ettiler. İslami yasalar sayesinde aile içi şiddet, evlilik dışı ilişkiler en aza indirgenmekte, aile ve toplum üyelerinin yararına olan şeyler güvence altına alınmaktadır. Konuşmacılar ayrıca İslam ümmeti olarak toplumlarımızda anneliğin önemini tekrar geri getirmemiz gerektiğini vurguladılar. İslam’ın betimlediğine göre kadının öncelikli rolü, bir eş ve anne olmasıdır, güçlü gelecek nesiller yetiştirilmesinde hayati rol oynamasıdır. Konferansta İslam’ın aile hayatındaki erkek vesayeti tanımına açıklık getirildi. Ki bu kadın için bir ayrıcalık, erkek için ise büyük bir sorumluluktur. Zira sorumlu olduğu kişileri koruması, desteklemesi, bakması, merhamet, şefkat ve itina göstermesi farzdır. Bunun yanı sıra konuşmacılar, hayat arkadaşlığına dayalı mutlu bir evlilik yaratmak için İslam’ın belirlediği hayati maddeleri -takva gibi- ayrıntılı bir biçimde dile getirdiler. Bireyselliği reddetmek, evlilik hayatına huzur veren değeri aramak, aile hayatında ahenk yaratan evlilikten İslami beklentileri, sorumlulukları ve rolleri benimsemek gerektiğini belirttiler. Son olarak konferansta, evlilik veya aile ile ilgili yasaların kademeli şekilde reforma uğradığını ya da aile hayatında kriz çözmek için kadınla ilgili yeni yasaların ithal edildiğini projektör tutuldu. Ülkelerimizdeki gayri İslami kuruluşlar, değerler, yasalar ve siyasal sistemleri değiştirip Nübüvvet metodu üzere Hilafeti kurmak gerektiği kaydedildi. Hilafet, İslam’ın tüm hükümlerini uygulayan siyasal bir varlıktır. Toplumdaki düzenlemeler ve İslami aile değerlerini koruyan, uygulayan, teşvik eden ve besleyen sistem ve kurumlarıyla Hilafet aile için gerçek bir kaledir. Bu devlet, erkek ve kadın arasındaki ilişkiye doğru bir bakış verecek, aile birliğini koruyan bir toplum yaratacaktır. Siyasi, ekonomik, yargı, eğitim, sosyal, diğer sistemleri ve medyası ile pratik olarak aileyi destekleyecek, evlilik ve aile hayatında ahenk yaratmak için İslam’ın evlilikteki rollerini, haklarını ve görevlerini yerine getirecektir. Anneliğe toplumda hak ettiği pozisyonu yeniden kazandıracaktır. Konferans, soylu Hilafeti kurmak ve acilen aile kurtarmak için katılımcılar ve izleyicileri Hizb-ut Tahrir’in asil davasına katılma çağrısıyla son buldu. Katılımcılar da aile hayatındaki krizi bitirmek ve Hilafeti yeniden kurmak için yapılan bu çağrıya destek bildiriminde bulundular.

Konferansta katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği bir sergi de düzenlendi. Çocuklar, aileyi yıkımdan korumaya ve annelik rolünü kurtarmaya çağıran şiirler okudular, gösteriler sergilediler. Konferansa iki gün kala bir basın toplantısı da düzenlendi. Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Kadın Kadınları tarafından evlilik ve aile birliğindeki parçalanmışlıkları düzeltmek, güçlü ve uyumlu bir aile yapısı oluşturmak için düzenlenen ve aile hayatındaki krizin nedenleri ve İslami çözümlerini ele alan konferans ve öncesinde gerçekleşen üç haftalık kampanya Elhamdülillah yoğun ilgi gördü.

Konferans konuşmalarına, video ve resimlerine şu linkten ulaşılabilirsiniz:

http://hizb-ut-tahrir.info/en/index.php/dawah/cmo/16024.html

www.facebook.com/WomenandShariah .

هُوَ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ إِلَيْهَا“Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir.[Araf 189]

Dr. Nesrin Nevaz

Hizb-ut Tahrir Merkezî Medya Ofisi Kadın Kolları Direktörü

Devamını oku...

Şükran Töreni Münasebetiyle Seçim Mitingi Düzenlemek Hasina Gibi Şarlatan Zalim Yöneticilerin Karakteristik Özelliğidir, Ey Alimler! Bilginleri Katleden Hasina’ya Nasıl Minnettarlık İfade Edebilirsiniz?

04 Kasım 2018 Pazar günü Kavmi Okulu’nun İslami Araştırmalar ve Arapça yüksek lisans denklik töreninde başkent Suhrawardy Udyan’da hükümet destekli bir miting düzenlendi. Törende alimlerden oy isteyen ve halka alimlerin kendisini desteklediği mesajını veren Hasina, kamu yararını görmezden gelerek hükümetin aldığı ani bir kararla Junior Okul sertifikası (JSC) ve Junior Dakhil sertifikası (JDC) sınavlarını ertelediklerini açıkladı. Ertelemeden 2,67 milyon öğrenci etkilenecek. Basiret ve feraset sahibi kişiler, Hasina’nın Kavmi derecesine denklik vermesini alimlere olan sorumluluğundan ziyade kendisine vurulan “alimler katili” yaftasını silmek ve yeniden iktidara gelmek için alimlerin desteğini almak olduğunu bilirler. Dolayısıyla bu denklik vesilesiyle alimler seçim mitingi düzenlemesi ve bunu Şükran Mitingi olarak adlandırması, Hasina gibi şarlatan zalim yöneticilerin karakteristik özelliğidir.

Bu sözde demokratik sistemde, şarlatanlık ve istismar sanatı seçimler öncesinde her zaman yapılır. Awami-BNP iktidar eliti, insanlara sahte vaatler vermek ve insanların İslami duygularını istismar etmek için birbirleriyle kıyasıya yarışırlar. Umre ya da Sofilerin türbelerini ziyaret ederek seçim kampanyalarına start verirler. İktidara geldiklerinde ise vaatlerini hemen unutuverirler. İslam ile mücadelede Haçlı kafir emperyalistler ile işbirliği yaparlar. Sadece bilim insanlarına değil tüm halka karşı barbarca davranırlar.

Ey Alimler! Kime minnettarlık ifade ediyorsunuz? Shapla Chattar’da kardeşlerinize karşı işlenen hunharca katliamı unuttunuz mu? Minnettarlık ifade ettiğiniz bu denklik aslında zaten hakkınızdır. Bu laik yöneticiler, yıllardır sizi bu denklikten mahrum ettiler. Sizden minnettarlık değil aslında bağışlanma istemelidirler! Kardeşlerinizi katlettiği için Hasina’nın cezalandırılmasını talep etmek yerine nasıl olur da ona minnettarlık gösterebilirsiniz? Niçin Awami Ligi ya da BNP gibi laik partilerin himayesi ve gözetimine ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsunuz? Her seçimde dua ve desteğinizi istediklerini görmüyor musunuz? İktidara gelmek için Awami Ligi veya BNP’nin sakın maşası olmayın! Dünyanın geçici nimeti için sakın imanınızı satmayın ve hakkı söyleme yükümlülüğünden geri durmayın.

إِنَّ الَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللَّهِ وَأَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَلِيلًا أُولَئِكَ لَا خَلَاقَ لَهُمْ فِي الْآخِرَةِ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللَّهُ وَلَا يَنْظُرُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلَا يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ Şüphesiz, Allaha verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.[Ali İmran 77]

Ey saygın ve samimi alimler! Bu halk sadece Hasina’dan değil, tüm laik demokratik yönetimlerden kurtulma derdinde. Peygamberlerin mirasçıları olarak sizin göreviniz, insanları Hilafeti yeniden kurmaya çağırmaktır. Allah’ın sistemi Hilafet, tüm insanlık içindir. Bilin ki Hilafet, müfredat, sertifika ve iş gibi konularda insanlar arasına nifak sokan laik eğitim politikasını ortadan kaldıracak ve İslam akidesine dayalı bir eğitim politikası uygulayacaktır. Dolayısıyla insanların belirli bir kesimi, sertifikalarının tanınması için parlamentodan bir yasanın çıkmasını beklemek zorunda kalmayacaktır. Eğitim ve iş gibi temel ihtiyaçları için insanlar, yöneticilerin yüzüne bakmayacaklardır. Çünkü Şeriat, vatandaşların tüm temel ihtiyaçlarını karşılamasını Halifeye farz kılmıştır. Hilafet ayrıca kardeşlerinizi katletme suçundan ötürü Hasina’yı cezalandıracaktır. Hadi vakit kaybetmeden Hizb-ut Tahrir liderliğinde Hasina ve sözde demokratik sistemi ortadan kaldırmak ve Râşidi Hilafeti yeniden kurmak için siyasi ve fikri mücadeleye katılın. Zalim hükümdar ya da hapishane ve zulüm korkusu, sizi hakkı söylemekten ve hakkın yanında yer almaktan alıkoymasın! Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in şu buyruğunu hatırlayın:

أَلَا لَا يَمْنَعَنَّ أَحَدَكُمْ رَهْبَةُ النَّاسِ أَنْ يَقُولَ بِحَقٍّ إِذَا رَآهُ أَوْ شَهِدَهُ فَإِنَّهُ لَا يُقَرِّبُ مِنْ أَجَلٍ وَلَا يُبَاعِدُ مِنْ رِزْقٍ  Sizden biriniz hakkı gördüğü ve şahit olduğu zaman ; insanların korkusu onun hakkı söylemesine asla engel olmasın. Çünkü onun hakkı söylemesi veya hatırlatması ne ecelini yaklaştırır ve ne de rızkını uzaklaştırır.[Ahmed, İbn Hibban, İbn Mace]

Devamını oku...

Hizb-ut Tahrir/ Bangladeş Vilayeti, Limanlarımızı Transit Geçiş Noktası Olarak Kullanmasına İzin Veren Hain Anlaşmalara Karşı Yürüyüşler ve Gösteriler Organize Etti

Hizb-ut Tahrir/ Bangladeş Vilayeti, 02 Kasım 2018 Cuma günü namaza müteakiben Dakka’nın çeşitli camilerinde Hasina rejiminin, Bangladeş limanlarının Hindistan tarafından transit geçiş olarak kullanılmasına izin veren hain anlaşmalara karşı yürüyüş ve gösteriler düzenledi. Hasina hükümeti, 25 Ekim 2018’de Hindistan ile antlaşma imzaladı. Anlaşma gereği Hindistan, kuzeydoğu eyaletlerine erişmek için Mongla ve Chittagong limanlarını transit geçiş olarak kullanacak. Konuşmacılar, genel seçimler öncesi imzalanan devlet karşıtı bu antlaşmayı siyasi iflas olarak nitelediler ve sonsuz zulmü, yolsuzluğu ve baskısı nedeniyle hükümetin insanların destek ve güvenini yitirdiğini söylediler. Dolayısıyla yeniden iktidara gelebilmek için yabancı efendisini memnun etmeye çalıştığını belirttiler. Bu, Bangladeş Ulusal Güvenliğinin ihmal edildiğine ve düşman devlete transit geçiş verildiğine dair bir örnektir. Öte yandan halkın kurtarıcısı olduğunu iddia eden BNP-Jatiya Oikyafront liderleri de Hasina’nın peşinden gidiyor. İktidara gelmek ve utanmadan emperyalist hedeflere hizmet etmek için aynı ABD-İngiltere-Hindistan’dan destek almaya çalışıyorlar.

Konuşmacılar ayrıca otuz yıldır Awami-BNP iktidar elitinin dillendirdiği sözde demokratik politik sloganın, Bangladeş’i müşrik Hindistan ve kafir emperyalistleri için elverişli bir zemin haline getirdiğini söylediler. Bu fırsatı iyi değerlendiren emperyalistlerin, bölgesel hegemonyaları için jeopolitik konumumuzdan faydalandıklarını, ekonomik ve siyasi çıkarları için stratejik kaynaklarımız ve konumumuz üzerine çöreklendiklerini kaydettiler.

Son olarak konuşmacılar, Müslümanları kafir emperyalistler ajanı Awami-BNP-Oikyafront’un iflas etmiş politikalarını reddetmeye, Hizb-ut Tahrir’in samimi önderliğinde Nübüvvet metodu üzere Râşidi Hilafeti kurmak için mücadele etmeye çağırdılar. Hilafet Devletinin İslam ümmetini kafir emperyalistlerin egemenliğinden koruyacağını, askeri, ekonomik ve stratejik kaynaklarımız üzerindeki kontrolü kafir sömürgecilere veren tüm anlaşmaları iptal edeceğini, lider devlet olmak için savaşa dayalı ağır sanayi ve güçlü ordu inşa edeceğini söylediler. Hepsinden önemlisi Hilafet, ümmetin gücü ve devasa kaynaklarını tek bir devlet altında birleştireceğini, Amerikan-İngiliz-Hindistan ajanının belini kıracağını ifade ettiler. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:

وَلَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلًا  Allah, kafirler için müminler üzerinde asla bir yol kılmayacaktır.” [Nisa 141]

Devamını oku...

Suriye Vilayeti: Atarib'de Gösteri; "Soçi Akan Kanlarımızı Heder Ediyor ve Düşmanımızı Koruyor!"

  • Kategori Suriye
  •   |  

Suriye Vilayeti: Atarib'de Gösteri;
"Soçi Akan Kanlarımızı Heder Ediyor ve Düşmanımızı Koruyor!"


Hizb-ut Tahrir Suriye Vilayeti, Atarib'de sözde Soçi mutabakatını protesto eden "Soçi Akan Kanlarımızı Heder Ediyor ve Düşmanımızı Koruyor!" başlıklı bir gösteri düzenledi.

Çarşamba, 06 Rebiu'l Evvel 1440 H - 14 Kasım 2018 M

Devamını oku...

Yılmaz Çelik AYM’nin Kararı Sonrası Tahliye Oldu

  • Kategori Türkiye
  •   |  

Yılmaz Çelik AYM’nin Kararı Sonrası Tahliye Oldu

Anayasa Mahkemesi’nin hakkında hak ihlali gerekçesiyle yeniden yargılama kararı verdiği Yılmaz ÇELİK tahliye oldu.

Hizb-ut Tahrir’e üyelik suçlamasıyla hükümlü olarak Denizli T Tipi Cezaevinde bulunan Yılmaz Çelik hakkında Anayasa Mahkemesi 26 Ekim 2018’de hak ihlali gerekçesiyle yeniden yargılama kararı verdi.

Resmi gazetede yayınlanan bu karar üzerine kapatılan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi yerine bakan Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi infazın durdurulması ve tahliye talebini karara bağladı. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali gerekçesiyle verdiği yeniden yargılama kararını gerekçe göstererek Yılmaz Çelik’in infazını durdurdu ve tahliye kararı verdi.

Yılmaz Çelik bu akşam Denizli T Tipi Cezaevinden tahliye oldu. AYM’nin Yılmaz Çelik hakkında verdiği bu karar ile hiçbir şekilde cebir ve şiddeti kabul etmeyen Hizb-ut Tahrir’e yönelik yargı zulmü görülmüş ve haksız suçlamalar ile bugüne kadar yapılan bütün yargılamalar çökmüş oldu.

Alemlerin rabbi olan Allah'a (Subhanehu ve Teala) hamdolsun..

{فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا، َإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا}
"Şüphesiz ki zorluk ve sıkıntıyla beraber kolaylık vardır." [İnşirah-5]

Kaynak: Hizb-ut Tahrir Türkiye Vilayeti

Devamını oku...

Ümmetin Minberi: Sahel ileri gelenlerinden İştibrak'daki Türk ordusuna mesaj

  • Kategori Ümmetin Minberi
  •   |  

Ümmetin Minberi: Sahel ileri gelenlerinden İştibrak'daki Türk ordusuna mesaj

Sahel halkından ileri gelenler,  Doğu Guta'dan tahliye edilenler ve direnişçilerden oluşan bir delegasyon İdlib'in Batısındaki Şughur köprüsünde, Sahel (İştibrak)'daki Türk gözlem noktasından Türk ordusuna Soçi Konferansı'nın kararlarının uygulanmasındaki rollerini protesto etmek ve bu noktaların varlığını protestoyu içeren bir mektup teslim ettiler.

Çarşamba, 06 Rebiu'l Evvel 1440 H - 14 Kasım 2018 M

Not: "Ümmetin Minberi" adlı kanal, bizim ümmet tarafından hazırlanan Hilafet kayıtları yayınlamaktadır. Bu kayıtlar Hizb-ut Tahrir veya başka resmi kaynaklar tarafından verilmemiştir. Aksine bunlar bizim İslami ümmet tarafından yapılan kayıtlardır ki biz bunları İslam ve Müslümanlar için sitemizde yayınlıyoruz.

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER