Cumartesi, 23 Jumada al-awwal 1441 | 2020/01/18
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

Lübnan Vilayeti: "İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında Etkinlikler.

  • Kategori Lübnan
  •   |  

Hizb-ut Tahrir Lübnan Vilayeti

"İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında Etkinlikler.

Hizb-ut Tahrir Emiri Şeyh Âlim Ata İbn Halil Ebu Raşta liderliğinde, Allah onu korusun, Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi, 26 Rebî'ül-evvel – 20 Cemâziyel evvel 857 H el muvafık 5 Nisan – 29 Mayıs 1453 tarihleri arasında kuşatma sonrasında Konstantiniyye’nin Fethedilmesinin Hicri yıldönümü münasebetiyle Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sahih hadisindeki müjdesi üzere geniş çaplı küresel kampanya başlattı.

«لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا وَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ»

“Konstantiniyye mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.”

Hizb-ut Tahrir Yemen Vilayeti de bu küresel kampanyayı destekledi. Allah Subhanehu ve Tealaya hamd olsun.

Cuma, 15 Cemâziyel evvel 1441 H - 10 Ocak 2020 M

- Dr. Muhammed İbrahim'in Konuşması -
Hizb-ut Tahrir Lübnan Vilayeti Medya Bürosu Başkanı
İstanbul'un Fethinin Yıldönümü Vesilesiyle Düzenlenen "İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında
Çarşamba, 20 Cemâziyel evvel 1441 H - 15 Ocak 2020 M

Cuma Hutbesi

"Muhammed El-Fatih bize müjdeyi nasıl başaracağımızı öğretti!"

- Ahmed Es-Sufi (Ebu Nizar eş-Şami)'nin Konuşması -
Hizb-ut Tahrir Lübnan Vilayeti Üyesi
İstanbul'un Fethinin Yıldönümü Vesilesiyle Düzenlenen "İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında
Çarşamba, 20 Cemâziyel evvel 1441 H - 15 Ocak 2020 M

Daha Fazla Bilgi İçin:

Hizb-ut Tahrir Lübnan Vilayeti Facebok Sayfası
Hizb-ut Tahrir Lübnan Vilayeti YouTube Kanalı

-Kampanya Etiketleri-

#فتح_القسطنطينية
#القسطنطينية 

#İstanbulunFethi
#istanbul

#ConquestofIstanbul
#Constantinople

Devamını oku...

Yemen Vilayeti: "İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında Etkinlikler.

  • Kategori Yemen
  •   |  

Hizb-ut Tahrir Yemen Vilayeti

"İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında Etkinlikler.

Hizb-ut Tahrir Emiri Şeyh Âlim Ata İbn Halil Ebu Raşta liderliğinde, Allah onu korusun, Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi, 26 Rebî'ül-evvel – 20 Cemâziyel evvel 857 H el muvafık 5 Nisan – 29 Mayıs 1453 tarihleri arasında kuşatma sonrasında Konstantiniyye’nin Fethedilmesinin Hicri yıldönümü münasebetiyle Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sahih hadisindeki müjdesi üzere geniş çaplı küresel kampanya başlattı.

«لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا وَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ»

“Konstantiniyye mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.”

Hizb-ut Tahrir Yemen Vilayeti de bu küresel kampanyayı destekledi. Allah Subhanehu ve Tealaya hamd olsun.

Cuma, 15 Cemâziyel evvel 1441 H - 10 Ocak 2020 M

- Şefik Hamis'in Konuşması -
Hizb-ut Tahrir Yemen Vilayeti Üyesi
İstanbul'un Fethinin Yıldönümü Vesilesiyle Düzenlenen "İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında
Çarşamba, 20 Cemâziyel evvel 1441 H - 15 Ocak 2020 M

- Bilal Ebu Nasır'ın Konuşması -
Hizb-ut Tahrir Yemen Vilayeti Üyesi
İstanbul'un Fethinin Yıldönümü Vesilesiyle Düzenlenen "İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında
Çarşamba, 20 Cemâziyel evvel 1441 H - 15 Ocak 2020 M

- Abdullah El Kadi'nin Konuşması -
Hizb-ut Tahrir Yemen Vilayeti Üyesi
İstanbul'un Fethinin Yıldönümü Vesilesiyle Düzenlenen "İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında
Çarşamba, 20 Cemâziyel evvel 1441 H - 15 Ocak 2020 M

-Kampanya Etiketleri-

#فتح_القسطنطينية
#القسطنطينية 

#İstanbulunFethi
#istanbul

#ConquestofIstanbul
#Constantinople

Devamını oku...

Müslümanlar, Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Müjdeleriyle İlgili Nasıl Davranmalıdır?

  • Kategori Makaleler
  •   |  

Müslümanlar, Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Müjdeleriyle İlgili Nasıl Davranmalıdır?

Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Müslümanlara, zaferin gerçekleşmesi için çalışmaya ve ona güvenmeye sevk eden birtakım müjdeler vermiştir. Bunlardan bazıları gerçekleşmiş, bazıları ise henüz gerçekleşmemiştir. Gerçekleşen müjdelerden bazıları; Bera İbn-i Âzib Radıyallahu Anhu şöyle dedi: َمَّا كَانَ حِينُ أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِحَفْرِ الْخَنْدَقِ عَرَضَتْ لَنَا فِي بَعْضِ الْخَنْدَقِ صَخْرَةٌ لَا تَأْخُذُ فِيهَا الْمَعَاوِلُ، فَاشْتَكَيْنَا ذَلِكَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَجَاءَ فَأَخَذَ الْمِعْوَلَ فَقَالَ: بِسْمِ اللَّهِ. فَضَرَبَ ضَرْبَةً فَكَسَرَ ثُلُثَهَا، وَقَالَ: اللَّهُ أَكْبَرُ أُعْطِيتُ مَفَاتِيحَ الشَّامِ، وَاللَّهِ إِنِّي لَأُبْصِرُ قُصُورَهَا الْحُمْرَ السَّاعَةَ. ثُمَّ ضَرَبَ الثَّانِيَةَ فَقَطَعَ الثُّلُثَ الْآخَرَ فَقَالَ: اللَّهُ أَكْبَرُ، أُعْطِيتُ مَفَاتِيحَ فَارِسٍ، وَاللَّهِ إِنِّي لَأُبْصِرُ قَصْرَ الْمَدَائِنِ أَبْيَضَ. ثُمَّ ضَرَبَ الثَّالِثَةَ وَقَالَ: بِسْمِ اللَّهِ، فَقَطَعَ بَقِيَّةَ الْحَجَرِ فَقَالَ: اللَّهُ أَكْبَرُ أُعْطِيتُ مَفَاتِيحَ الْيَمَنِ، وَاللَّهِ إِنِّي لَأُبْصِرُ أَبْوَابَ صَنْعَاءَ مِنْ مَكَانِي هَذَا السَّاعَةَ “Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize hendek kazmamızı emrettiğinde hendeğin ortasında balyozlarla kıramadığımız bir kaya denk geldi. Nitekim bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e şikayet ettik. Sonra geldi ve balyozu aldı ve Bismillah! diyerek kayaya bir darbe indirdi. Kayanın üçte birini yerinden kopardı ve Allahu Ekber! Bana Şam’ın anahtarları verildi. Vallahi, ben şu anda Şam’ın kırmızı köşklerini görüyorum!’ buyurdu. Sonra, yine Bismillah! deyip kayaya balyozla ikinci darbeyi indirdi. Kayanın üçte biri daha parçalandı. Yine Allahu Ekber! Bana, Fars’ın anahtarları verildi! Vallahi, şu anda ben, Kisrâ’nın Medâyin şehrini ve onun beyaz köşklerini görüyorum!’ buyurdu. Ondan sonra üçüncü defa yine Bismillah! deyip balyozla vurdu; kayanın geri kalan kısmını da yerinden kopardı. Yine Allahu Ekber! Bana, Yemen’in anahtarları verildi! Vallahi, şu anda ben, San’a’nın kapılarını görüyorum! Buyurdu.” [İbn-i Hacer-Fethul Bârî] 

İslami fetihlerin genişlemesi hakkında bilgi veren bu müjde gerçekleşti. Bu ise Nübüvvet Minhacı üzere ilk Raşidi Hilafet döneminde oldu. Nitekim bu haber verildiği zamanda Müslümanlar, zorluk, korku, açlık ve dondurucu soğukla karşılaşmışlar ve Medine’de mahsur kalmışlardı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem refîku’l âlaya intikal ettiğinde, Müslümanlar Allah’ın Rasulü Aleyhissalatu ve’s Selam’ın belirlemiş olduğu yolda devam ettiler. Dolayısıyla Müslümanların Halifesi ve imamları Allah’ın şeriatı ile yönettiler ve Allah yolunda cihad ettiler. Dolayısıyla da Allah’ın kelimesini yüceltmek ve dünyanın dört bir tarafına adaleti dağıtmak için orduları çorak topraklarda dolaşıyor ve gemilerini denizlere sürüyorlardı. Böylece fetihler birbiri ardına gerçekleşti.    

Bu günlerde Kostantiniyye’nin fethinin yıldönümünün olduğu günlerden geçiyoruz. Nitekim Abdullah İbn-u Amr-u İbn-ul Âss’dan rivayet edilen hadiste şöyle dediği geçmektedir: قَالَ: كُنَّا عِنْدَ عَبْدِ اللهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ، وَسُئِلَ: أَيُّ الْمَدِينَتَيْنِ تُفْتَحُ أَوَّلًا: الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ أَوْ رُومِيَّةُ؟ قَالَ: فَقَالَ عَبْدُ اللهِ: بَيْنَمَا نَحْنُ حَوْلَ رَسُولِ اللهِ صلى الله عليه وسلم  نَكْتُبُ، إِذْ سُئِلَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: أَيُّ الْمَدِينَتَيْنِ تُفْتَحُ أَوَّلًا: قُسْطَنْطِينِيَّةُ أَوْ رُومِيَّةُ؟ فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: «مَدِينَةُ هِرَقْلَ تُفْتَحُ أَوَّلًا، يَعْنِي قُسْطَنْطِينِيَّةَ “Dedi ki: Biz Abdullah İbn-u Amr-u İbn-ul Âss’ın yanındayken şöyle soruldu: Bu iki şehirden hangisi önce fethedilecek: Kostantaniyye mi yoksa Roma mı? Dedi ki: Abdullah şöyle dedi: Biz Rasulullah [SallAllahu ‘Aleyhi ve Sellem]’in yanında yazıyorken O’na şöyle soruldu: Bu iki şehirden hangisi önce fethedilecek: Rasulullah [SallAllahu ‘Aleyhi ve Sellem] şöyle cevap verdi: “Evvelâ Hirakl’in şehri, yani Kostantiniyye fethedilecektir.” [Ahmed Müsned’inde ve Hakim Müstedrek’inde rivayet ederek şöyle dedi: Bu hadis, tahriç etmedikleri halde Şeyhayn’in (Buhari ve Müslim) şartıyla sahihtir. Ez-Zehebî ise özetle şöyle dedi: “Buhari ve Müslim’in şartıyladır.”] Aynı şekilde Abdullah İbn-i Bişr El-Hasami’den, onun da babasından Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğunu işittiği hadis-i şerifte şöyle geçmektedir: لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ، فَلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا، وَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ “Kostantiniyye elbette fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel bir komutandır, o ordu ne güzel bir ordudur.”

Bizler, Kostantiniyye’nin fethedilmesi ve Müslümanların bunu gerçekleştirmek için nasıl yarıştıkları üzerinde durduk. Nitekim Kostantiniyye’nin fethine yönelik girişimlerin ilki, H. 49 M. 669 yılında Muaviye Bin Ebi Süfyan döneminde gerçekleşti. Muaviye Bin Ebi Süfyan, başkent Roma yakınlarındaki Kalsedon'a ulaşana kadar Bizans topraklarının derinliklerine nüfuz eden Fadala Bin Abdullah El-Ensari liderliğinde şehri kuşatmak için karadan devasa bir askeri ordu gönderdi. Nitekim Fadala, o yılın kışını imparatorluğun mülkiyetinde geçirdi ve Muaviye de ona yardım ve malzeme temin etti. Süfyan Bin Avf liderliğindeki bu yardımlar, Bizans’ın başkentinin kuşatılması için kullanıldı. (İbnü’l Esir El-Cezrî, Ebu El-Hasan Ali Bin Ebil Kerem Eş-Şeybenî. el-Kamilü fi't-târîh (İkinci baskı.) Beyrut-Lübnan: Dârü'l-kitâp el-Lübnani. Sayfa 227) Ancak Müslümanlar kesin bir zafer elde edemediler. Bu yüzden kuşatmadan vazgeçmek ve Şam’a geri dönmek zorunda kaldılar. Fadala ordusuna eşlik eden sahabi Ebi Eyyub El-Ensari bu savaşta vefat etti ve Kostantiniyye surlarının yanına defnedildi. İbn Hibbân Ebû Hübeyre Halîfe b. Hayyât. Tahkikî Ekrem Ziyâ el-Ömerî,Yayınlayan. Halîfe b. Hayyât’ın Tarihi. (Birinci baskı) Necef El-Eşref – Irak. 197. Sayfa.]

Sonra Müslümanlar, H. 98 M. 717 tarihinde Süleyman Bin Abdulmelik’in Hilafeti döneminde Kostantiniyye’ye tekrar geri döndüler…  Daha önce bahsedilen girişimlerin yanı sıra bizzat şehrin değil de şehrin çevresine kadar ulaşan diğer birkaç girişim daha oldu, sonra ondan geri dönüldü. Nitekim bazı tarihçiler, Hirakl’in şehrinin fethi sırasından Kostantiniyye’nin çevrelerinden birini ele geçiren Abbasi Halifesi Harun Reşid de dahil Müslümanların Kostantiniyye’nin fethine yönelik girişimlerin tamamının, Roma İmparatorluğu’nun Sezarı Birinci Tekfur’u cezalandırmak için olduğunu belirtirler.  Bunu da Muhammed Fatih’in döneminden önce Osmanlı Devleti’nin girişimleri takip etti ama bu girişimlerde bu müjde gerçekleşmedi.

Bu günlerden Fatih, H. 23 Cumâde’l Ûla 857 tarihindeki bu ayda Kostantiniyye’yi fethedinceye kadar Rabiu’l Evvel ayının yirmi altısından itibaren Kostantiniyye’ye savaş açmaya ve burasını kuşatmaya başladı. Yani kuşatma, yaklaşık iki ay sürdü. Muhammad Fatih, şehre muzaffer olarak girdiğinde atından inerek bu zafer ve başarıdan dolayı Allah’a şükretmek için secdeye kapandı. Böylece bu müjde, daha yirmi bir yaşına bile ulaşmamış bir genç olan Muhammed Fatih’in eliyle gerçekleşti. Ancak o, çocukluğundan beri düzgün bir şekilde yetiştirilmiş ve babası Sultan II. Murad onunla ilgilenmişti.  Zira onun, dönemin en iyi hocalarından ders almasını sağladı. Bu hocalardan biri de Suyûti’nin Fatih’in ilk hocası olduğunu söylediği “Ahmed İbn-i İsmail El-Kevrâni” olup onun hakkında şöyle dedi: “Asrın alimlerinin üstünlük ve mükemmelliğine tanık olduğu alim ve fakih biriydi, dahası onu “zamanın Ebu Hanife’si” olarak isimlendiriyorlardı. Aynı şekilde bu hocalardan birisi de küçüklüğünden beri Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in, “Kostantiniyye fethedilecektir” hadisini ilk aklına koyan Şeyh “Akşemseddîn Sengar” olup onu, bu fethin kendi eliyle gerçekleşeceği düşüncesiyle büyüttü… 

Böylece ilk Müslümanlar Halifeleri ve ordularıyla birlikte Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in müjdelerini gerçekleştirmek için ciddi bir şekilde yarışmışlardır. Zira İslam devlette ve toplumda tatbik konumuna geldiğinde İslam’ın ve Müslümanların azameti böyleydi. Peki bugün, bu onurlu listeye kim adını yazdıracak ve İslami Hilafet’in kurulması, Yahudilerle savaşılması ve Roma’nın fethedilmesi gibi Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in diğer müjdelerini kim gerçekleştirecek acaba?  Bir yöneticinin Amerika’dan hoşnutluk ve sevgi talep etmesi caiz midir? Ya da Yahudilerin sevgisini kazanmak için çalışan bir yönetici olması caiz midir? Veya Allah’ın şeriatı ile hükmetmeyen zalim, fasık despot bir yönetici olması caiz midir? Ya da tağuti ve cahiliyet hükümlerini âlemlerin Rabbinin hükmüne tercih eden bir yönetici olması caiz midir? Veya tebası hakkında bir yakınlık ve bir zimmet gözetmeyerek tebasının üzerine musallat olmuş ajan bir yönetici olması caiz midir?! 

Osmanlı Hilafet Devleti’nin 3 Mart 1924 yılında yıkılmasının ardından İslam beldelerinde sömürgeci kafir Batı’nın atmosferi hakim oldu, yeryüzünde fesat yayıldı, ekin ve nesil helak edildi, İslam beldeleri zararlı ve karton devletçiklere bölündü, tüm varlıkların üzerine bizim cildimizden olan ve bizim gibi konuşan evlatlarımızdan bir çete dikildi. Dolayısıyla onlar, ülkeyi efendilerinin hesabına kullandılar, insanların yüzlerine ineklerin kuyrukları gibi kamçılarla vurdular, koltuklarını korumak için ordular hazırladılar, birçok insanı öldürdüler, birçok büyük hapishaneler açtılar, insanların zihinlerini kokuşmuş gerici fikirlerle tahrip ettiler ve iktidar ailesine veya iktidar partisine ya da iktidardaki adama sadakat göstermekten başka bir şey bilmeyen nesiller yetiştirdiler.    

Bugün İslam beldelerindeki yöneticilerin hali işte budur. Vallahi silahlı kuvvetlerimizin gücünden şüphe duyar hale geldik. Vallahi onların imanlarından ve takvalarından şüphe eder hale geldik. Peki tüm bu işittikleri ve gördüklerine rağmen onları yerinde saydıran nedir?!  Onları meşgul eden ve kendilerine emanet edilen görevleri yerine getirmekten engelleyen, geçimlerini Müslümanların kanlarından ve mallarından elde ettiren şey nedir?  Yazıklar olsun onlara, vakıayı düzeltmek için müdahalelerini bekleterek Müslümanların sinirlerini bozdular ve hain yöneticilerin tahtlarını deviren ayaklanmalarını beklerken Müslümanlara karabasan, inme, sinir bozuklukları, depresyon ve üzüntü hastalıkları isabet etti! Yazıklar olsun sizlere,  ey subaylar ve askerler sizlere ne oldu Allah aşkına? Sizlere ne isabet etti ey Ömer ve Selahaddin’in torunları? Haydi adamlığınız ve takvanız hakkındaki şüphelerimizi çürütün ve hüsnü zan beslenenlerden olun, üzerinizdeki zillet ve aşağılanma tozlarını silkeleyin, ümmetinizin üzerindeki aşağılanma, zayıflık ve zillet utancını kaldırın, Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Raşidi Hilafet Devleti’ni kurmak, Yahudilerle savaşmak ve Roma’yı fethetmek için Hizb-ut Tahrir’e nusret vererek Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in müjdesinin gerçekleşmesi için acele edin.

Hilafet’in kurulması ve Beyt-i Makdis’in kurtuluşu bizleri, Allah’ın bizden önce makamlarına erişemediğimiz ve şereflerine ulaşamadığımız faziletli olarak seçtiği seçkin kullarıyla aynı çizgide tutuyor. Bundan dolayı ne mutlu orduya, ne mutlu elleriyle nebevi mucizeleri gerçekleştiren orduya, Bedirli umutlara, Sıddıklı kararlılıklara, Ömerli fetihlere, Osmanlı ordularına ve yüce fedakârlıklara. Ne mutlu, Kadisiye günlerinde İslam’ı yenileyen orduya, Yermuklu destanlara, Hayberli  imtiyazlara,  ölümsüz saldırılara ve güçlü fetihlere. Ne mutlu, ahir zamanda ikinci kez Beyt-i Makdis’in kendi elleriyle fethedilen ordudan olmaları için Allah’ın kendilerini nimetlendirdiği kimselere ve Hilafet’in koparılmasının ardından toplarında, uçaklarında ve tanklarında iman bayraklarını ve ukab râyelerini taşıyan askerlere. Ne mutlu, Allah’ın elleriyle Roma, Londra ve Washington gibi daha fazla başkentlere fetih nasip edeceği ve yeşil bölge halkının tozlu bölge halkından daha çok tebrik edileceği günlerin eşiğinde olanlara. Ne mutlu, sevgili Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Roma’nın fethi müjdesini gerçekleştirmek isteyenlere.  Nitekim Ahmed ve diğerlerinin Ebi Kâbil’in şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: كُنَّا عِنْدَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِي وَسُئِلَ أَيُّ الْمَدِينَتَيْنِ تُفْتَحُ أَوَّلاً الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ أَوْ رُومِيَّةُ؟ فَدَعَا عَبْدُ اللَّهِ بِصُنْدُوقٍ لَهُ حَلَقٌ، قَالَ: فَأَخْرَجَ مِنْهُ كِتَاباً، قَالَ بَيْنَمَا نَحْنُ حَوْلَ رَسُولِ اللهِ صلى الله عليه وسلم  نَكْتُبُ، إِذْ سُئِلَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: أَيُّ الْمَدِينَتَيْنِ تُفْتَحُ أَوَّلًا: قُسْطَنْطِينِيَّةُ أَوْ رُومِيَّةُ؟ فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: «مَدِينَةُ هِرَقْلَ تُفْتَحُ أَوَّلاً - يَعْنِي قُسْطَنْطِينِيَّة Ebi Kabîl şöyle dedi: Biz Abdullah İbn-u Amr-u İbn-ul Âss’ın yanındayken şöyle soruldu: Bu iki şehirden hangisi önce fethedilecek: Kostantaniyye mi yoksa Roma mı? Nitekim Abdullah, kapağı olan sandığı aradı. Dedi ki: Ondan bir kitap çıkardı. Dedi ki: Biz Rasulullah [SallAllahu ‘Aleyhi ve Sellem]’in yanında yazıyorken O’na şöyle soruldu: Bu iki şehirden hangisi önce fethedilecek: Rasulullah [SallAllahu ‘Aleyhi ve Sellem] şöyle cevap verdi: “Evvelâ Hirakl’in şehri, yani Kostantiniyye fethedilecektir.”

Ne mutlu, Allah’ın Rasulü’nün ne bir kerpiç ev ne de bir keçe çadırın kalmayıp Allah’ın azizi aziz ederek, zelili zelil ederek, bu dini ona dahil ederek İslam’ın dünyanın dört bir köşesine yayılacağı ile ilgili müjdesini gerçekleştirmeye çalışanlara. Nitekim Temim Ed-Dârî’ den, Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğunu işittim dediği rivayet edilmiştir: لَيَبْلُغَنَّ هَذَا الْأَمْرُ مَا بَلَغَ اللَّيْلُ وَالنَّهَارُ وَلَا يَتْرُكُ اللَّهُ بَيْتَ مَدَرٍ وَلَا وَبَرٍ إِلَّا أَدْخَلَهُ اللَّهُ هَذَا الدِّينَ بِعِزِّ عَزِيزٍ أَوْ بِذُلِّ ذَلِيلٍ عِزًّا يُعِزُّ اللَّهُ بِهِ الْإِسْلَامَ وَذُلًّا يُذِلُّ اللَّهُ بِهِ الْكُفْرَ “Muhakkak ki bu iş (bu dinin hakimiyeti) gece ve gündüzün ulaştığı yerlere ulaşacaktır. Allah ne bir kerpiç ev ne de bir keçe çadır bırakmayacak; azizi aziz ederek, zelili zelil ederek, bu dini ona dahil edecektir. Allah'ın bu işte aziz edeceği İslâm'dır. Allah'ın bu işte zelil edeceği küfürdür.” Ne mutlu, sonra ne mutlu, dünyayı İslam’ın hükmüne boyun eğdirmek için çalışanlara. Nitekim sahih bir hadiste Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğu sabit olmuştur: 

إنَّ اللهَ زَوَى لِي الْأَرْضَ فَرَأَيْتُ مَشَارِقَهَا وَمَغَارِبَهَا، وَإِنَّ أُمَّتِي سَيَبْلُغُ مُلْكُهَا مَا زُوِيَ لِي مِنْهَا  “Allah yeryüzünü benim önüme dürdü, koydu. Bana dünyanın doğusunu ve batısını gösterdi. Bana gösterdiği bütün memleketlere ümmetim sahip olacaktır.” Dolayısıyla bugün, müjdelerin en büyüğü, Nübüvveti doğrulamanın hakikati ve Müslümanların takınması gereken en güzel tavır, bu müjdeyi kendi elleriyle gerçekleştirmek için çalışmasıdır. Allah’ım, bizleri Hilafet’i ikame edenlerden, Beyt’i Makdis’i kurtaranlardan, Roma’yı ve küfrün tüm başkentlerini fethedenlerden eyle. Allah’ım, Amerikalılardan, Yahudilerden ve onları dost edinen Müslümanların yöneticilerinden zulmedenlerin kökünü kurut.

#İstanbulunFethi

#İstanbul

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan

Üstad Süleyman El-Muhâcirî - Yemen

Devamını oku...

Kostantiniye’nin, Ardından da Roma’nın Fethi, Tüm Avrupa’nın İslam’ın Adaletinin Gölgesinde Olacağı Anlamına Geliyor

  • Kategori Haber ve Yorum
  •   |  

Haber-Yorum

Kostantiniye’nin, Ardından da Roma’nın Fethi, Tüm Avrupa’nın İslam’ın Adaletinin Gölgesinde Olacağı Anlamına Geliyor

Haber:

Hicri yılın bu ayında, yani Cumâde’l Ûlâ ayının yirmisinde, H. 26. Rabiulevvel 857 / M. 1453 tarihinde başlayarak kuşatması art arda iki ay süren Kostantiniye fethedildi.

 

Yorum:

Büyük ümmetler destanlar yazar ve kahramanlar yetiştirir. Bu ümmetin evlatlarının içinden de, sonsuza dek bariz işaretler olarak kalacak olmasının yanı sıra hayatında ve sonrasında dönüm noktası olarak kalacak olan büyük liderler çıkmıştır.

Kostantiniye’nin fethi, söylediklerimize ilişkin bir örnektir. Zira o, ordusu ve sultanlarıyla Osmanlı Hilafeti için ölümsüz bir destandır. Bundan dolayı Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in hadis-i şerifinde komutan fatihleri ve orduyu övdüğünü anlıyoruz. لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ، فَلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا، وَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ “Kostantiniye elbette fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel bir komutandır, o ordu ne güzel bir ordudur.”

Kostantiniye, Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in fethini müjdelediği Hirakl’in başkentidir. Nitekim o, Bizans imparatorlarından biri olan Birinci Konsntantin tarafından 330 yılında inşa edilmiş, onu bu şekilde adlandırmış, Bizans İmparatorluğu’nun başkenti yapmış ve onu Ortodoks Kilisesi'nin veya söylendiği üzere Doğu Kilisesi’nin liderliğine getirmiştir. Dolayısıyla Kostantiniye, dini önemden stratejik, sanatsal ve mimari öneme kadar tüm önemli tezahürleri bünyesinde toplamıştır. Hatta bazı tarihçiler onun hakkında şöyle demiştir: “Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, onun başkenti Kostantiniye olurdu.”  Nitekim Allahu Teala, Allah yolunda savaşan Sultan Muhammed Fatih’e Kostantiniye’yi fethetme imkanı vermiş ve onu bu azim fetih ile şereflendirmiştir.  

Bu münasebetle söylenecek en güzel şey şudur:

Allahu Ekber bu nusret ve bu zafer *** Bu, insanların iddia edemeyeceği bir fetihtir

Kendi hevasından konuşmayan ancak vahiy ile konuşan Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in müjdelediği gibi Kostantiniye’nin, ardından da Roma’nın fethi, uzun bir dönemdir putperestliğin gölgesinde, kilisenin zulmünün gölgesinde, en son olarak da tüm insanlığın düşmanı olan çürümüş kapitalizmin gölgesinde yaşanmasının ardından tüm Avrupa’nın İslam’ın ve İslam’ın adaletinin gölgesinde olacağı olacağı geliyor. İnsanlığın sadece sefaletine ve inatçılığına neden olan bu medeniyet, fasit bir medeniyettir. Aciz insanlar tarafından türetilen bu medeniyet, yeterince yozlaşmıştır. Dolayısıyla bu gibi bir medeniyetin ve şerlerinin ortadan kaldırılması gerekir. Bu ise ancak kendisine tabi olanları ve bu dünya hayatında yaşayan herkesi her iki cihanda da mutlu ve mesut edecek bir medeniyetle gerçekleşecektir. Bu medeniyet de doğru ilahi şeri mefhumlara sahip olan İslam medeniyetidir.   

Öyleyse tüm İslam düşmanları iyi bilsinler ki; bizler, Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in söylediği tüm söz ve vaatleri yerine getiriyoruz. Yine bizler, bizim için Rabbimizin rızasını kazanmak amacıyla yarış meydanları mesabesinde olan tüm vaat ve müjdeleri gerçekleştirme şerefine nail olma yolunda ilerliyoruz. Böylece batıl ve ehlinin yok olmasına ve İslam’ın ve Müslümanların şerefinin geri dönmesine şahit olacağız. Bu ise aziz olan Allah’a hiç zor değildir.  

Bizler, Kostantiniye’nin fethinin yıldönümünden bir hayır umuyor ve Allah’tan bizlere, ordulara komutanlık edecek, sınırları koruyacak, Roma’nın fethi de dahil fetihler gerçekleştirecek, Yahudilerle savaşılması ve onların çok kötü bir şekilde hezimete uğratılması müjdesini gerçekleştirecek, Allah’ın İslam’ı ve Müslümanları izzetli kılacağı, kafirleri ve münafıkları zelil kılacağı şeriatı koruyacak Raşid bir Halife ihsan etmesini ve Allah’ın bunu en kısa zamanda gerçekleştirmesini temenni ediyoruz… Şüphesiz Allah buna kadirdir.

#İstanbulunFethi

#İstanbul

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan

Rana Mustafa

Devamını oku...

Türkiye Vilayeti: Haftalık Değerlendirme Toplantısı 14/01/2020

  • Kategori Türkiye
  •   |  

Türkiye Vilayeti: Haftalık Değerlendirme Toplantısı 14/01/2020

Hizb-ut Tahrir / Türkiye Vilayeti Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar bu hafta Türkiye gündemini meşgul eden önemli konuları değerlendirdi.

H. 19 Cumade'l Ula 1441 El-Muvafık M. 14 Ocak 2020

► ABD-İRAN İLİŞKİLERİNİN PERDE ARKASI
İRAN’IN SAHTE AMERİKAN DÜŞMANLIĞI REJİMİ AYAKTA TUTAN ENSTRÜMANDIR!

► PUTİN’İN İSTANBUL ZİYARETİ
REJİMİN TEMSİLCİSİ RUSYA İLE PLAN ÜSTÜNE PLAN YAPMAK MI BAŞARI?

► ERDOĞAN’IN ERKEN YAŞTA EVLİLİK AÇIKLAMASI
SAMİMİYSENİZ ÖNCE AİLELERİ YIKAN “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ”NDEN ÇEKİLMELİSİNİZ!

Devamını oku...

Avrupa: "İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında Etkinlikler.

  • Kategori Avrupa
  •   |  

Hizb-ut Tahrir Avrupa

"İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında Etkinlikler.

Hizb-ut Tahrir Emiri Şeyh Âlim Ata İbn Halil Ebu Raşta liderliğinde, Allah onu korusun, Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi, 26 Rebî'ül-evvel – 20 Cemâziyel evvel 857 H el muvafık 5 Nisan – 29 Mayıs 1453 tarihleri arasında kuşatma sonrasında Konstantiniyye’nin Fethedilmesinin Hicri yıldönümü münasebetiyle Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sahih hadisindeki müjdesi üzere geniş çaplı küresel kampanya başlattı.

«لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا وَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ»

“Konstantiniyye mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.”

Hizb-ut Tahrir Avrupa da bu küresel kampanyayı destekledi. Allah Subhanehu ve Tealaya hamd olsun.

Cuma, 15 Cemâziyel evvel 1441 H - 10 Ocak 2020 M

- Ebu Ahmed'in Konuşması -
Hizb-ut Tahrir Avrupa Üyesi
İstanbul'un Fethinin Yıldönümü Vesilesiyle Düzenlenen "İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında
Pazar, 17 Cemâziyel evvel 1441 H - 12 Ocak 2020 M

-Kampanya Etiketleri-

#فتح_القسطنطينية
#القسطنطينية 

#İstanbulunFethi
#istanbul

#ConquestofIstanbul
#Constantinople

Devamını oku...

Tacikistan: "İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında Etkinlikler.

  • Kategori Tacikistan
  •   |  

Hizb-ut Tahrir Tacikistan

"İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında Etkinlikler.

Hizb-ut Tahrir Emiri Şeyh Âlim Ata İbn Halil Ebu Raşta liderliğinde, Allah onu korusun, Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi, 26 Rebî'ül-evvel – 20 Cemâziyel evvel 857 H el muvafık 5 Nisan – 29 Mayıs 1453 tarihleri arasında kuşatma sonrasında Konstantiniyye’nin Fethedilmesinin Hicri yıldönümü münasebetiyle Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sahih hadisindeki müjdesi üzere geniş çaplı küresel kampanya başlattı.

«لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا وَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ»

“Konstantiniyye mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.”

Hizb-ut Tahrir Tacikistan da bu küresel kampanyayı destekledi. Allah Subhanehu ve Tealaya hamd olsun.

Çarşamba, 20 Cemâziyel evvel 1441 H - 15 Ocak 2020 M

- Mubin Ebu Davud'un Konuşması -
Hizb-ut Tahrir Tacikistan Üyesi
İstanbul'un Fethinin Yıldönümü Vesilesiyle Düzenlenen "İstanbul'un Fethi Müjdesi Gerçekleşti... Ardından Sonraki Müjde!" Küresel Kampanyası Kapsamında
Çarşamba, 20 Cemâziyel evvel 1441 H - 15 Ocak 2020 M

Daha Fazla Bilgi İçin:

Hizb-ut Tahrir Tacikistan Resmi Web Sayfası
Hizb-ut Tahrir Tacikistan Facebok Sayfası
Hizb-ut Tahrir Tacikistan Twitter Sayfası
Hizb-ut Tahrir Tacikistan Instagram Sayfası

Hizb-ut Tahrir Tacikistan YouTube Kanalı

-Kampanya Etiketleri-

#فتح_القسطنطينية
#القسطنطينية 

#İstanbulunFethi
#istanbul

#ConquestofIstanbul
#Constantinople

Devamını oku...

Kostantiniye’nin Fethi Müjdesi Gerçekleşti, Müjdeler Yiğitlerin Coşkularını Ateşler

Milletlerin tarihinde parlak günler var. Bunlar, milletlerin gurur kaynağıdır. Peki ya bu ümmet, İslam ümmeti ise ve o günler, Sevgili Peygamberimiz Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in müjdelerini gerçekleştirmenin nişaneleriyse? Şüphesiz o günler, gökyüzündeki yıldızlar gibidir. Daha doğrusu o günler, dünyayı aydınlatan ve ümmeti gökyüzündeki bulutlara yükselten güneşe benzerler.

20 Cumade’l Ûlâ 857’de Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in Kostantiniye’nin fethi müjdesi gerçekleşti:

لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا وَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ   Kostantiniye mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan; o ordu ne güzel ordudur.Fethin yıldönümünü anmak maksadıyla Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti, bir konferans düzenleyecek. “Kostantiniyenin Fethi Müjdesi Gerçekleşti, Müjdeler Yiğitlerin Coşkularını Ateşler” başlıklı konferansta bir dizi âlim ve aydın konuşma yapacak.

Ümmetin sorunlarına ilgi duyup konferansa katılım sağlamanız ve teşrif etmenizden mutluluk duyarız.

Yer: Dostluk Salonu -Ana Salon- Hartum.

Tarih: 20 Cumadel Ûlâ 1441 / 15 Ocak 2020 Çarşamba saat 18.30

ve’s Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh

Devamını oku...

Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti’nden Bir Heyet, Enformasyon ve Kültür Bakanlığı Müsteşarı İle Bir Araya Geldi

Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti’nden bir heyet, Enformasyon ve Kültür Bakanlığı Müsteşarı, Ulusal Radyo ve Televizyon Kurumu Direktörü Sayın er Raşid Said Yakup ile 06 Ocak 2020 pazartesi günü ofisinde bir araya geldi. Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti Merkezi Temas Komitesi Başkanı Nasır Rıza başkanlığındaki heyete, Şeyh Abdülkadir Abdurrahman ile mühendis Muhammed Mustafa eşlik etti. Heyet, ülkenin sıcak meselelerine İslam’da çarelerin olduğunu vurguladı ve ortak bir paydası olmasına rağmen kabileler arasında yaşanan savaş ve çatışmayı buna örnek gösterdi. Oysa İslam, canın öldürülmesini, ırkçılığı ve bölgeciliği yasaklar.

Heyet ayrıca Havakir arazi sisteminin İslam’a aykırı olduğunu ortaya koydu. Çünkü İslam’da araziler kabilelere değil bireylere aittir. Konut yapmak ya da ekmek için olsun fark etmez. Meralar ise herkesindir. Bu çözümler, İslam Devletinde ancak uygulanabilir. İslam Devleti, insanlara İslam hükümlerini ve bahsettiğimiz bu kavramları öğretmek için medya organlarını kullanacaktır.

Görüşmede medyanın durumu da ele alındı. Bu bağlamda er Raşid, heyetten Hizb-ut Tahrir’in Hilafet vizyonunu medyada konuşmalarını istedi. İslami programların yüzde 40’ına sahip olduklarını ve medya kapısının ardına kadar açık olduğunu belirtti. Er Raşid, düşüncelerini ve fikirlerini doğrudan kendisinden dinlemek için Hizb’le temaslarının devam etmesi temennisinde bulundu. Hizbi çok iyi tanıdığını ve tüm dünyada aktif olduğunu belirtti.

Sonuç olarak er Raşid Said, ziyaretinden ötürü heyete teşekkür etti. Heyet de misafirperverliği ve saygıyla dinlediğinden ötürü kendisine şükranlarını sundu.

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER