Salı, 03 Rabi' al-awwal 1442 | 2020/10/20
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Malezya
Medya Bürosu

No: ML–BA–2020–MB–TR–02 H. 10 Cumâde’s Sânî 1441
M. Salı, 04 Şubat 2020

Ey JAIS! Selangor’daki Tüm Suçlar ve Ahlaksızlıklar Bitti De Geriye Dava Erleriyle Mücadele Etmek Mi Kaldı?

Selangor Diyanet İşleri Başkanlığı (JAİS), utanmadan, Allah’tan korkmadan 29 Ocak 2020’de Şah Alam Şeriat alt Mahkemesi’nde Hizb-ut Tahrir’li üç kadını ve diğer iki kişiyi “dini makamlara hakaret”suçlamasıyla cezaya çarptırdı. Bunlardan dördü, 28 Temmuz 2019’da JAİS tarafından Shah Alam PKNS kompleksindeki bir kafeye düzenlenen baskın sırasında, diğeri de 31 Temmuz 2019’da JAİS merkezinde yapılan basın açıklaması sırasında tutuklanmıştı. Suçlu bulunanlar, 65 yaşındaki Kalsom Binti Abu, 43 yaşındaki Norliahani Binti Abdul Basir ve 41 yaşındaki Hazan Binti Bachok’dur. Diğer ikisi de kafe sahibinin çocuklarıdır. 26 yaşındaki Nur Afiqah Fatnin Binti Mohd Latif ve 20 yaşındaki Muhammed Arfan Firas Bin Mohd Latif, ebeveynleri hacda iken part-time kafeterya işletiyorlardı. Kalsom Binti Abu hariç dördü, 1995 Şeriat Ceza Suçlarındaki 12. maddenin (c) bendi, Kalsom ise 12. Maddenin (b) bendi uyarınca suçlu bulundu. Bu madde, 3000 Malezya Ringgiti’ye kadar para cezası ya da iki yıla kadar hapis cezası ya da her ikisine birden ön görüyor.

Hizb-ut Tahrir’e karşı kovuşturmaya yol açan iftira fetvasını defalarca hatırlatmış olsak da, beklendiği gibi, JAİS eylemlerini yine de sürdürdü. JAİS’in bu tavrı, nasihatin fayda etmediğini ve Allah’tan korkmadığını gösteriyor. JAİS, Hizb-ut Tahrir’li kadınları tutuklayarak ve kovuşturarak şeri hükmü ihlal etti, baskın öncesinde casuslarını kafeye yerleştirdi. Oysa casusluk, (Tecessüs), Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın Hucurat süresi 12. ayetteki buyruğunun açık ihlalidir. Allah Subhânehu ve Teâlâ, Müslümanlara karşı casusluk yapılmasını açıkça yasakladı. Hiçbir suçluluk hissine kapılmadan JAİS, casusluk yapmıştır!

Buna ek olarak JAİS, yetki alanının dışına çıkarak yasayı ihlal etti. İfadeleri alınırken Norliahani ve Hazan’ın cep telefonlarına el koydu. JAİS soruşturma memurları da ahlaksızca hareket ettiler, sert konuştular, seslerini yükselttiler ve ifadeleri sırasında Hizb-ut Tahrir’li kadınları tehdit ettiler. Dahası soruşturma görevlilerinden biri, Hizb-ut Tahrir’li kadınlara “suçlular” gibi muamele etti, suçu henüz kanıtlanmamış birine çok ciddi suçlamalarda bulundu! Böyle bir kurumdan yasanın uygulanması beklenebilir mi? Böyle bir kurumdan şeri hükme bağlı kalması beklenebilir mi? Böyle bir kurum, İslami kolluk kuvvetlerini temsil edebilir mi? JAİS, en başından beri böyle davranıyor. Onun için bu kadar sert olması şaşırtıcı değil. Allah Subhânehu ve Teâlâ korkusunu yitirdiği için JAİS, Hizb-ut Tahrir’li kadınları yargılıyor.

JAİS, şu ana kadar yedi Hizb-ut Tahrir üyesini dini makamlara hakaret suçlamasıyla Şeriat Mahkemesine sevk etti. Bu son suçlamayla, Selangor Fetva Komitesi’nin Hizb-ut Tahrir hakkında yayınladığı iftira fetvası sonucunda tutuklanıp mahkemede yargılananların sayısı on ikiye ulaştı. Gerçekten de Allah korkusunu ve utancını kaybeden JAİS, vaizleri (Dava erlerini) hayali suçlarla mahkemeye çıkarmaktadır! Sanki Selangor’da suçlar ve suçlular bitti de JAİS, dava erlerinin peşinde koşmakta, onlara suçlular gibi muamele etmektedir! Oysa en büyük likör fabrikası Selangor’da; liberal gruplar giderek sapık açıklamalar yapıyorlar, doktrinlerini ve etkilerini yaymak için çeşitli programlar düzenliyorlar; sosyal kriz gittikçe kötüleşiyor; kâfirlerin İslam düşmanlığı ve nefret söylemleri giderek şiddetleniyor; politikacılar gittikçe İslam’ı iktidardan dışlıyorlar. JAİS, bunları değiştirmek için mücadele etmek yerine sanki suçlularmış gibi dava erlerini avlıyor!

Son olarak eğer JAİS, üyelerimizi tutuklamak ve kovuşturmanın Hizb-ut Tahrir’i daveti taşımaktan alıkoyacağını veya durduracağını sanıyorsa, büyük bir hata yapıyor. Şüphesiz bu dava, Allah’ındır ve koruyucusu da O’dur. Rızasını elde etmek için bu davayı içtenlikle taşıyanları mutlaka koruyacak ve bu davetin ilelebet sürmesini sağlayacaktır. Bu davaya engeller çıkarıldıkça, Allah’ın izniyle daha çok genişleyecek ve güçlenecektir. Sünnetullah böyle. Allah düşmanları, bu daveti durdurmak ve engellemek için çok büyük çabalar sarf etmişlerdir. Yine de Allah Subhânehu ve Teâlâ, Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem ve ilk jenerasyonu zafere eriştirmiştir. Bu jenerasyonu da zafere eriştirecektir. Daveti önlemek için sarf edilen çok büyük çabaların hiç bir önemi yok. Tek fark, eskiden kâfirler davaya köstek oluyorlardı, şimdiyse kendilerini Müslüman olarak addedenler ve İslam’a çağrıda bulunanlar, davaya köstek oluyorlar! La havle ve la kuvvete illa billah!

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Malezya
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Khilafah Center 47-1 Jalan 7/7A Seksyen 7 43650 Bandar Baru Bangi, Selangor
Telefon: (+03) 89.201.614
mykhilafah.com
Fax: (+03) 89.201.614
E-Mail: htm@mykhilafah.com

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER