Logo
Bu sayfayı yazdır


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Avustralya
Medya Bürosu

No: AVL–BA–2025–MB–TR–12 H. 3 Cumâde’s Sânî 1447
M. Pazartesi, 24 Kasım 2025

Hizb-ut Tahrir / Avustralya’nın “İslam: Dünyanın Şiddetle İhtiyaç Duyduğu Değişimdir” Başlığı Altında Düzenlediği 2025 Konferansı Büyük Bir Başarıyla Sona Erdi

Hizb-ut Tahrir / Avustralya’nın “İslam: Dünyanın Şiddetle İhtiyaç Duyduğu Değişimdir” başlığı altında düzenlediği 2025 konferansı, Allah’a hamdolsun ki büyük ve dikkat çekici bir başarıyla tamamlandı. Konferans, insanlığın mevcut durumu ve gelecekte onu nelerin beklediği üzerine samimi bir tefekkür ve hakiki bir ilgi dolu bir atmosferde sona erdi.

Oturumlar coşkulu konuşmalarla ve katılımcıların güçlü etkileşimiyle geçti; yıkıma uğramış Gazze’nin kalbinden gelen, yürekleri titreten bir video mesajıyla da taçlandı. Katılımcılar, günümüz dünyasının karşı karşıya olduğu köklü ve sistemik problemlere ışık tutan ve İslam’ın bu krizlere sunduğu özgün çözümleri ortaya koyan dört derinlikli konuşmayı dinleme imkânı buldu.

Birinci konuşma, çağdaş zulmün tarihi, siyasi ve fikri köklerini ele aldı: Avrupa Aydınlanma Çağı’nda Allah’a imanın marjinalleştirilmesi, “amaca giden her yol mübahtır” diyen Makyavelist siyasetin yükselişi, sömürgeciliğin ortaya çıkışı, modern ulus-devletin oluşumu ve ekonomik sömürünün küresel ölçekte yayılması.

İkinci konuşma, küresel ekonomik zulüm meselelerini ele alarak üç temel sömürü kaynağına odaklandı: Para ve ticaretin siyasetle iç içe geçmesi, itibari (karşılıksız) kağıt para sistemi, faizin (ribanın) sömürüsü ve modern ekonomik döngünün her noktasına nüfuz etmesi. Konuşmada, bu üç adaletsizliğe karşı İslam’ın eşsiz alternatifi vurgulandı. Altın ve gümüşe dayalı para sisteminin ve ribanın haram kılınmasının, servetin dolaşımını sağlayacağı, zenginlerin elinde birikmesinin önüne geçeceği ifade edildi.

Konuşmada ayrıca, ekonomik faaliyeti düzenleyen, bireyler ve toplum düzeyinde adil paylaşımı sağlayan; ferdi mülkiyet, kamu mülkiyeti ve devlet mülkiyeti ayrımı üzerinden İslam’daki servet dağılımı modeli açıklandı. Avustralya vakıasından istatistikler kullanılarak İslam iktisat modeline dair uygulamalı bir çalışma sunuldu. Bu sunumda; vergi yükümlülüklerinin neredeyse tamamen ortadan kaldırılmasına rağmen, servet dağılımında köklü bir değişimin (paradigmatik bir kaymanın) sağlandığı, hem bireylerin hem de devletin daha güçlü bir ekonomik konuma ulaştığı görüldü.

Üçüncü konuşma, modern yaşam tarzının aşınmasını ve bunun birey, aile ve toplum üzerindeki etkilerini ele alarak, Allah’a kulluğun yerine benliğe tapınmanın konulmasının sonuçlarına karşı uyardı. Hayatın her alanına yansıyacak şekilde kalplerin ve zihinlerin yeniden şekillendirilmesinde İslami bakış açısı detaylandırıldı. Yaygın sosyal uyum fikri, zulme boyun eğme talebi olarak eleştirildi ve toplumsal ahenk için gerçek bir altın standart olarak İslam’ın bir arada yaşama modeli sunuldu.

Dördüncü konuşma ise Hilafet konusunu ve onun ortaya çıkışının bugün dünya için ne anlama geleceğini ele aldı. Avustralya’daki siyasi yetkililerin ve son olarak İç Güvenlik Teşkilatı (ASIO) Genel Müdürü’nün yaydığı, Hilafetle ilişkilendirilen kara propagandayı çürüttü. Konuşma; Hilafet’in İslam’daki merkezi konumunu, İslam dünyasında 1300 yıldan fazla hüküm süren doğal varlığını ve özünde Hilafetin, Müslümanların İslam’a göre yaşama arzusunu ifade ettiğini açıkladı.

Konuşma, dinleyicilere İslam dünyasında karşılaşılan pek çok sistemsel sorunun sömürge mirasının doğrudan bir sonucu olduğunu hatırlattı. Hilafeti; bu beldelerdeki istikrarsızlık, güvensizlik, yolsuzluk ve geri kalmışlık durumu için doğal bir tedavi olarak sundu. Müslümanların daha büyük bir ekonomik ve siyasi bağımsızlık peşinde koşmalarının ve dış müdahaleleri reddetmelerinin ne gibi kınanacak bir yönü olduğunu sorguladı.

Son olarak dinleyicilere, yıkılmış Gazze’nin merkezinden gelen ve yürekleri dağlayan bir çağrı sunuldu. Bu tutkulu çağrıda; Gazze’nin yıkımının ve halkına yönelik sistematik soykırımın, bugünkü dünyanın ne kadar yanlış bir yolda olduğunun semptomları olduğu hatırlatıldı. Gazze’yi yıkan güçlerin tüm dünyanın güvenliğiyle oynayan güçlerle aynı olduğu vurgulandı. Müslümanlara, zulme karşı durma ve insanlığı daha iyi bir gerçekliğe taşıma konusundaki sorumlulukları hatırlatıldı.

Siyasetçiler, medya organları ve istihbarat kurumlarının konferans öncesinde yürüttüğü karalama ve korkutma kampanyalarına rağmen, Müslüman topluluk, bu etkinlik etrafında kenetlenerek İslam’ın yüce mesajının asla savaş çığırtkanlarının ve soykırım savunucularının gürültüsü altında boğulamayacağını bir kez daha ilan etti. Bu kenetlenme, Müslümanların dinlerine olan derin sevgilerinin ve başkalarının bu dinin büyüklüğünü ve dünyaya taşıdığı değişim mesajını tanımalarına fırsat verme konusundaki samimi arzularının bir şahididir.

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Avustralya
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: (+61) 438 000 465
www.hizb-australia.org
E-Mail: media@hizb-australia.org

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.