Logo
Bu sayfayı yazdır

بسم الله الرحمن الرحيم

Kapsamlı Kapanma ve Camilerin Kapatılması, İktidarın Yeni Bir Tökezlemesidir, Allah’ın Dinine ve İnsanların Çıkarlarına Pervasızlıktır

Filistin Yönetimi Başbakanı Muhammed Iştıyye, 07 Aralık 2020 Pazartesi günü yaptığı açıklamada, hükümetin Korona virüs salgını ile mücadelede aldığı kararları açıkladı. Kararlar kapsamında önümüzdeki Perşembe gününden itibaren bir hafta boyunca dört il tamamen kapanacak, bu sürede şehirlerarası yolculuk yasak olacak ve tüm valiliklerde yedi gün boyunca camiler kapalı olacak.

Bu cüretkar ve pervasız önlemler, otoritenin Korona kriziyle mücadelede tökezlediğini, gerekli ekipman sağlama kusurundan kaçış çabasını ortaya koyuyor. Bu önlemler, Filistin halkı için bir kâbustur, İslam’ı ve ritüellerini veya halkın çıkarlarını ve endişelerini umursamayan sorumsuzca bir politikadır. Ekonominin geri kalanında hasara yol açabilir. Kapsamlı kapanma politikası, yaşamı felç eder, eğitimi durdurur, ekonomiyi yok eder, mevcut sağlık krizi için bir çözüm değildir.

Kapsamlı kapanma politikası, hiçbir zaman çözüm olmadı. Pandemi ile ilgili “yönergelerinin” otorite tarafından takip edildiği Dünya Sağlık Örgütü’nde (WHO) görevli bulaşıcı hastalık epidemiyoloğu Dr. Maria Van Kerkhove, geçen Haziran ayında yaptığı açıklamada, kapsamlı kapanmayı önermediklerini söyledi. Kerkhove, Açık olmak gerekirse, kapsamlı kapanma gibi bir önlemin kullanılmasını önermiyoruz. Kapsamlı kapanma, Dünya Sağlık Örgütünce kullanılmayan bir tabirdir. Buna karşılık sosyal eylemlerden bahsediyoruz. Korona ile mücadele için başka müdahale biçimleri var.” diye konuştu. Kerkhove, birçok ülkede kapsamlı kapanmanın, yeteneklerinin baskı altında olmasından ve hastanelerde yatak hazırlıkları için zamana ihtiyaç duymalarından kaynaklandığını belirtti.

Yılın ilk çeyreğinde krizin başlamasıyla birlikte Filistin yönetimi, on yıllardır ihmal ettiği sağlık sektörünü iyileştirme şansına sahipti. Küresel bir sağlık krizinin varlığı ile orantılı, doktor ve uzmanların, sonbahar ve kış mevsiminin gelişiyle yılın son çeyreğinde hastalığın artması beklentileri ile uyumlu gerçek değişiklikler yapabilirdi. Fakat yapmadı, kusuru, Filistin halkına pahalıya mal oldu. Önceki kapanmalardan dolayı önemli ekonomik kayıplar yaşadılar. Sağlık sektöründe hiçbir gelişme yaşanmadı. Sağlık altyapısı olduğu gibi gevşekliğini, zayıflığını ve yetersizliğini korudu.

Şimdi otorite, facia dolu yeni bir kapanma kararı ile kusurunu örtbas etme derdinde. Hükümet Sözcüsü İbrahim Melhem dün yaptığı açıklamada, Filistin’deki sağlık sisteminin çöküşün eşiğine gelmesinden ve yoğun bakım ünitelerindeki yatakların neredeyse tamamının dolmasından sonra hükümetin, bu illerde bir haftalık kapanma kararı aldığını, tüm illerde Cuma ve Cumartesi gece sokağa çıkma yasağı getirdiğinisöyledi.

Ayrıca, sağlık krizinin tedavisi, İslami ritüellerin iptali ve camilerin kapatılması pahasına olamaz. Bu dine karşı küstahça bir cesarettir. Allah’ın hükümlerini umursamadığının kanıtıdır. İnsanlar, camiler kapalıyken pazarlar ve bankalardaki kalabalıkları görüyorlar. Bu, otoritenin Korona önlemlerini İslam’la mücadele etmek ve dava erlerini bastırmak, hapse atmak için bir örtü olarak kullandığının kanıtıdır.

Filistin’deki ekonomik durum, can çekişiyor, daha fazla tökezleme ve kapanmaya tahammül edemez. Dünya Bankası, Ekim ayı sonunda yayınladığı güncel raporunda, Filistin ekonomisinin yılsonuna kadar yüzde 8 daralacağını öngördü. Raporda, yılın ikinci çeyreğinde 96 bini Filistin ekonomisinde, özellikle turizm ve inşaat sektörlerin de olmak üzere 121 bin kişinin pandemi yüzünden işini kaybettiği belirtildi. Dünya Bankası, Haziran ayındaki raporunda, Koronavirüs salgını krizinin yansımaları nedeniyle Batı Şeria’da yoksulluk oranının iki kat arttığı uyarısında bulundu. Dünya Bankası raporunda, “yoksulluk sınırının altında yaşayan ailelerin sayısının, Koronavirüs salgınından önce Batı Şeria’da yüzde 14, Gazze’de yüzde 53 iken salgın sonrasında Batı Şeria’da yüzde 30’a ve Gazze’de yüzde 64’e yükseldiğini” öngördü.

Bu mevcut veriler, otoritenin krizle yüzleşmek istemediğinin göstergesidir. Son kararlarında sağlık sektörünün gelişimine odaklanmak, insanları gütmek ve bu salgınla mücadelede nebevi yöntemi izlemek yerine, aynı eski politikaları takip ediyor, camileri kapatma, Cuma ve cemaat namazlarını yasaklama kararıyla Allah’ın gazabına maruz kalıyor. Ekonominin geri kalanını yok ediyor, deflasyon, yoksulluk ve işsizlik oranını artırıyor. Özellikle de kapsamlı kapanma politikasını izleyenlerde olduğu gibi ekonomiyi teşvik etmek ve desteklemek için hiçbir öneride bulunmuyor. Aksine gümrük vergilerini almaya devam ediyor. Acaba bu sadece bir kusur mudur, tökezleme midir ve sorumluluktan kaçış mıdır diye insanların kafasında onlarca soru işareti oluşuyor? Yoksa Filistin halkını bilinçli bir şekilde aç bırakma, boyunduruk altına alma, gelecekte sömürgeci Batı çözümlerini ve peşkeşçi projeleri benimsetmek için dinleri ve geçimleriyle mücadele etme politikası mıdır?

Bu beceriksiz ve bu sorumsuz önlemler, Filistin halkını felakete sürüklüyor. O yüzden uyanık ve temkinli olmak, otoriteyi hesaba çekmek, krizle mücadelede benimsediği saçma ve suç eylemlerine karşı sesini yükseltmek zorunda.

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Mübarek Toprak (Filistin)


H. 23 Rabi’-ul Âhir 1442
M.  Salı, 08 Aralık 2020

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.