Logo
Bu sayfayı yazdır


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi

No: HT-BA-2026-MB-TR-14 H. 20 Şevvâl 1447
M. Salı, 07 Nisan 2026

Hürmüz Boğazı Hakkında Güvenlik Konseyi’nden Karar Çıkartmaya Çalışmak, Allah’a, Rasûlü’ne ve Müslümanlara İhanettir ve Kafirlerin Müslümanlar Üzerinde Bir Yol Bulmasına Yol Açar

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, 2 Nisan 2026 Perşembe günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni “mevcut ve gerekli tüm araçların kullanılmasına” izin veren bir karar çıkarmaya çağırdı. Ayrıca Konsey’in “uluslararası su yollarının korunması ve deniz trafiğinin güvenliğinin sağlanması için tüm sorumluluklarını üstlenmesi ve gerekli tedbirleri alması” gerektiğini vurguladı. Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Umman’dan oluşan Körfez İşbirliği Konseyi ile Güvenlik Konseyi arasında yapılan bu görüşme; Konsey’in 15 üyesinin Bahreyn tarafından sunulan ve boğazda seyrüsefer serbestisini garanti altına almak için bir devlete veya devletler grubuna gerekli tüm tedbirleri alma yetkisi veren karar tasarısını görüştüğü bir zamanda gerçekleşmiştir.

Siyasetteki çocukların dahi yeltenmeyeceği ve Allah Subhânehu ve Teâlâ ’nın rızasını gözeten hiçbir Müslümanın ise asla tevessül etmeyeceği bu basiretsiz ve beceriksiz siyasi girişim karşısında, Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi olarak biz, aşağıdaki hususları beyan ediyoruz:

1- Hürmüz Boğazı bir İslam toprağıdır; dolayısıyla Müslümanlar onun üzerinde söz sahibidir. Müslümanlardan başkasının onun üzerinde söz sahibi olması asla caiz değildir. Ne BM Güvenlik Konseyi’nin ne de kafir devletlere güçlerin, bu boğaz veya Müslüman beldelerindeki diğer boğaz ve su yolları üzerinde söz sahibi olmasına çağrıda bulunmak asla caiz değildir.

2- Bahreyn’in sunduğu ve Körfez İşbirliği Konseyi’nin benimsediği bu çağrı, ihanet ve zilletin bir kanıtı ve göstergesidir. Bu çağrı, Müslüman beldelerinin anormal bir şekilde küçük ve zayıf devletçiklere bölünmüş olmasının, başlarında ise topraklarını, hava sahalarını ve sularını sömürgeci kafirlere peşkeş çeken Ruveybida yöneticilerin bulunmasının bir sonucudur.

3- Müslümanların savaşı da birdir, barışı da birdir. Herhangi bir kafirin topraklarının bir parçasına saldırmasına izin vermeleri asla caiz değildir. Müslümanlar tek bir beden gibi hareket etmelidirler. Birbirlerini koruyup kollamalı ve herhangi bir uzvuna yapılacak saldırıyı engellemelidirler. Kardeşlerine saldırı düzenlemek için topraklarının, hava sahalarının ve sularının bir üs olarak kullanılmasına izin vermek, Allah’a yemin olsun ki en büyük cürümlerden biridir!

4- Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, büyük devletlerin bir sömürgeci aparatıdır. Herhangi bir Müslüman beldesinin egemenliğiyle ilgili kararlar almak için bu konseye başvurulması asla caiz değildir.

5- Müslümanların tüm sorunlarının yegâne çözümü; İslam topraklarını Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devleti altında toplamaktır. Halife Müslümanların arkasında savaşacağı ve kendisiyle korunacağı bir kalkandır. Hilafet Devleti olsa sömürgeci kafirler herhangi bir İslami toprağa saldırmayı akıllarından bile geçiremeyeceklerdir. Eğer Müslümanların bir halifesi olsaydı, Amerika ve beslemesi Yahudi varlığı Müslümanlara saldırmaya asla cesaret edemezdi.

6- Eğer bu Ruveybida yöneticiler olmasaydı; Amerika ne İran’a saldırabilir ne de daha öncesinde Irak ve Afganistan’ı işgal edebilirdi. Bu nedenle Müslümanları, bu Ruveybida yöneticileri devirmek, bu zayıf devletçiklerden kurtulmak, Nübüvvet metodu üzere ikinci Raşidi Hilafet’i kurmak, Allah’ın indirdikleriyle hükmetmek, kafirlerin topraklarımıza saldırmasını engellemek ve İslam’ı dünyaya taşımak için Hizb-ut Tahrir ile birlikte çalışmaya ve ona yardım etmeye çağırıyoruz.

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan
Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43
www.hizb-ut-tahrir.info
E-Mail: media [@] hizb-ut-tahrir.info

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.