Logo
Bu sayfayı yazdır


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi

No: HT–BA–2026–MB–TR–60 H. 13 Rabi’-ul Âhir 1448
M. Cuma, 25 Eylül 2026

Müslümanların Yöneticileri Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Kürsüsünde Nutuk Yarışında, Ama Lügatlerinde İcraat Diye Bir Kavram Yok!

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, salı günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskıyı artırması gerektiğini” söyledi ve daha fazla ülkenin Filistin Devleti’ni tanıması çağrısında bulundu. Ürdün Kralı Abdullah ise; Orta Doğu’daki krizlerin ve bitmek bilmeyen çatışmaların görmezden gelinmesinin bedelini tüm dünyanın ödediğini belirterek, “İsrail söz konusu olduğunda kararların defalarca kâğıt üzerinde kaldığını söyledi ve bu durumun hiçbir caydırıcılıkla karşılaşmayan bir devlet düzeni doğurduğunu ifade etti. Katar Emiri Temim bin Hamed Âl Sânî ise Filistin meselesi uluslararası sistemde bir “kör nokta” olarak kaldığı sürece adil bir uluslararası düzenden söz edilemeyeceğini kaydetti. Gazze’de yaşananların “kelimenin tam anlamıyla bir soykırım” olduğunu belirterek, gelecek nesillerin bu insani felaketin boyutu ile onu durdurmaya yönelik uluslararası müdahalenin düzeyi arasındaki uçuruma şaşıracağını vurguladı.

Müslümanların diğer yöneticileri de bunlardan pek farksızdır. Bazı ifadelerde ve laf cambazlıklarında farklılaşsalar da öz itibarıyla hepsi aynıdır. Hepsi hâlâ barış projelerinden dem vurmaktadırlar ve çatışmayı, Filistin’in dörtte üçünden fazlasında işgalin meşruiyetini tanıyan, Filistinlilere ise cüce bir devletçik öngören “İki Devletli Çözüm” vizyonuna göre çözmenin peşindeler. Bu ihanet projesinin Filistin ve Orta Doğu’daki çatışmayı bitirecek sihirli bir formül olduğunu sanıyorlar. Ama İslam ümmetinin azmini ve sabitelerini, akidesinden ve dininin hükümlerinden aldığını ya unutmuşlar ya da unutmuş gibi davranıyorlar. İslam akidesi ve hükümleri, ümmete İsra ve Miraç topraklarından tek bir karışını dahi herhangi bir sömürgeciye peşkeş çekmeyi haram kılmaktadır.

Yahudi varlığının Filistin’deki halkımıza karşı işlediği cürümlerin bir soykırım ve iğrenç bir suç olduğu konusunda hepsi hemfikir, ama Yahudi varlığına saldırganlığını durdurması için “baskı yapma” çağrısından başka bir çözüm de sunmuyorlar. Yoksa Yahudi varlığının kendi kendine, hatır gönül için duracağını mı sanıyorlar? Yahut uluslararası düzenin Müslümanları ve Filistin’i çok önemsediğini mi düşünüyorlar? Halbuki Ürdün Kralı açık açık “İsrail söz konusu olduğunda kararların defalarca kâğıt üzerinde kaldığını söyledi ve bu durumun hiçbir caydırıcılıkla karşılaşmayan bir devlet düzeni doğurduğunu ifade etti.

Hepsi de Birleşmiş Milletler’in büyük ve sömürgeci devletlerin bir aparatından başka bir şey olmadığını; kararlarının ancak sömürgeciliğin amaçlarına ve planlarına hizmet ettiği sürece bir değer taşıdığını çok iyi biliyorlar. Birleşmiş Milletler Kurulu’nda yapacakları konuşmaların ve söyleyecekleri sözlerin BM’nin duvarlarını aşmayacağını bildikleri hâlde Birleşmiş Milletler’e gitmekten de kendilerini alamıyorlar.

Filistin’e yardım etmenin yolu bilinmez değildir. Herkes, bunun tek yolunun Müslüman ordularının harekete geçerek Filistin’i tamamen özgürleştirmek olduğunu bilir. İbn Ömer’den rivayet edildiğine göre Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

لَتُقَاتِلُنَّ الْيَهُودَ فَلَتَقْتُلُنَّهُمْ حَتَّى يَقُولَ الْحَجَرُ: يَا مُسْلِمُ، هَذَا يَهُودِيٌّ فَتَعَالَ فَاقْتُلْهُ“Sizler Yahudilerle muhakkak savaşacaksınız! Harp o kadar şiddetli olacaktır ki, hatta taş: Ey Müslüman! Şu arkamdaki bir Yahudi’dir! Gel de onu öldür!’ diyecektir. Ama bu yöneticiler faydalı ve gerçek eylemler yerine hala sömürgecilerin çözümlerini ve projelerini gevelemeye devam etmektedirler. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

وَقُلِ اعْمَلُوا فَسَيَرَى اللَّهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ وَالْمُؤْمِنُونَ وَسَتُرَدُّونَ إِلَى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ “De ki: “Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Rasûlü de, müminler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah’ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir.” [Tevbe 105]

Yöneticilerin Yahudi varlığının suçlarını ve Birleşmiş Milletler’in ihmalkârlığını kavramaları, onları ümmetin çıkarlarını savunan birer kahramanlar hâline getirmez. Aksine bu, sömürgeci kâfirle işbirliği yaptıklarının ve onunla birlikte komplo kurduklarının bir kanıtıdır. Gerçeğin farkındalar ama Filistin ve halkına yardım etmek için kıllarını bile kıpırdatmıyorlar.

Ümmetin orduları içindeki samimi kimselerden ümit kesilmiş değildir, hala beklentiler mevcuttur. Ajan ve komplocu yöneticileri devre dışı bırakarak Ümmetin ve meselelerinin yardımına koşmak, Filistin’i ve işgal altındaki diğer İslam beldelerini kurtarmak için hemen harekete geçmelidirler. O hâlde acele edin ey Müslüman orduları, acele edin!

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan
Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43
www.hizb-ut-tahrir.info
E-Mail: media [@] hizb-ut-tahrir.info

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.