Logo
Bu sayfayı yazdır


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Mısır
Medya Bürosu

No: MS-BA-2026-MB-TR-13 H. 9 Şevvâl 1447
M. Cuma, 27 Mart 2026

Mısır’ın Firavun Rejimi, Halkın Belini Bükecek Olan 2026/2027 Mali Bütçesini Onaylarken Bir Yandan da Nübüvvet Metodu Üzere Hilafet İçin Çalışanları Takip Etmekle Meşgul!

Hükümet, 2026/2027 bütçesini onayladı ve medyada bunun ülke halkından ve yatırımcıdan yana olan, ekonomik faaliyeti, sağlığı, eğitimi, (sosyal) korumayı, üretimi ve ihracatı destekleyen bir bütçe olduğunu iddia etti. Ancak bu bütçenin gerçekte ülkedeki nüfuz sahibi yolsuz kesimlerin çıkarına olduğunu ve sadece medya propagandası için hazırlandığını gösteren en açık delil, Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati’nin, ABD Dışişleri Bakanı Mark Rubio ile yaptığı telefon görüşmesinde Mısır için acil Amerikan ekonomik desteği talep etmesidir! Rejimin, efendisi Amerika’ya el açtığı bir bütçe, nasıl halkın yararına olabilir?!

Gerçek şu ki basiret ve feraset sahibi biri, bu rejimin asla halkın maslahatı için çalışmadığını bilir. Amerika’nın emirleri doğrultusunda Nübüvvet Metodu üzere Raşidi Hilâfet’i kurmak için çalışanların peşine düşmekle meşguldür. Kendisini adadığı tek işi budur; insanların iletişim cihazlarını takip ederek evlerine baskınlar düzenlemekte ve Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın örtü kıldığı gece yarısı mahremiyetlerini ihlal etmektedir. İran füzelerinden kaçan korkak Yahudilere sınırları ardına kadar açarken, iki yıldır Amerika ve Yahudilerin bombalara maruz kalan Gazze halkına kapıları hala kapalı tutmaktadır! Sadece Mısır’ı değil tüm ümmeti kalkındıracak olan Hilâfet davetçilerinin tek bir hak sözüne bile tahammül edemeyen, yüzüne karşı tek bir hak sözün bile haykırılmasını duymak istemeyen bu rejim, davetçilerin peşine düşmekte, evlerine bakın düzenleyip onları kaçırmakta sonra da bunu inkâr ederek zorla kaybetmelerle gençleri zindanlara gömmektedir. Onlar ve cellatları hakkında Sadık ve Masduk olan Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in şu sözü uygun düşmektedir:

خِيَارُ أَئِمَّتِكُمْ الَّذِينَ تُحِبُّونَهُمْ وَيُحِبُّونَكُمْ، وَيُصَلُّونَ عَلَيْكُمْ وَتُصَلُّونَ عَلَيْهِمْ، وَشِرَارُ أَئِمَّتِكُمْ الَّذِينَ تُبْغِضُونَهُمْ وَيُبْغِضُونَكُمْ، وَتَلْعَنُونَهُمْ وَيَلْعَنُونَكُمْ “İmamlarınızın en hayırlıları; sizin onları sevdiğiniz, onların da sizi sevdiği, sizin onlara dua ettiğiniz, onların da size dua ettiği kimselerdir. İmamlarınızın en şerlileri ise; sizin onlara buğzettiğiniz, onların da size buğzettiği, sizin onlara lanet ettiğiniz, onların da size lanet ettiği kimselerdir.” [Müslim]

Mısır’ın ekonomik sorunlarını; Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın emrettiği şekilde mülkiyeti ferdi mülkiyet, kamu mülkiyeti ve devlet mülkiyeti olmak üzere üçe ayırıp kamu mülkiyetini halka dağıtarak çözmek yerine rejim, bütçe açığını kapatmak, ekonomik çöküşü önlemek, ekonomik durgunluğu ve şu an yaşandığı gibi olası bir ekonomik krizi engellemek için vergileri artırarak ve enflasyonu tırmandırarak insanların belini bükmektedir. Maliye Bakanı’nın, “Kamu gelirlerini %27,6 oranında artırarak bütçenin 4 trilyon cüneyhe çıkarılması hedefliyor” sözü de bunu teyit etmektedir. Bu artışlar gerçek yatırımlar değil, vergi artışlarıdır.

Dışişleri Bakanı’nın Amerika’dan yardım istemesi de ayrıca ibretliktir. Dışişleri Bakanı’nın, Amerikalı efendisini arayıp; Amerika ve Yahudi varlığının İran’a açtığı savaş nedeniyle Süveyş Kanalı’ndan geçen gemi sayısının azalmasından doğan zararların tazminini isteyeceğine; basıldığı mürekkep kadar bile değeri olmayan “yeşil kâğıtlar” (Dolar) için yalvardığını görüyoruz. Oysa bu dolarların gerçek mal ve hizmet hiçbir değeri yoktur. Maliye Bakan Yardımcısı Ahmed Kucuk’un, “Önümüzdeki 2026/2027 mali yılı için yeni bütçenin vatandaştan ve yatırımcıdan yana olacağı ve ekonomik faaliyeti destekleyeceği” sözüyle kastettiği şey bu mu? Yoksa bu açıklamalar, rejimin kendi adamları, efendileri, Yahudiler ve onların şirketleri için değil de halk için çalıştığı vehmini uyandırarak insanları kandırmaya yönelik yerel bir tüketim malzemesi midir? O şirketler ki, Mısır’ın petrol, gaz, altın ve madenler gibi gerçek kaynaklarını yağmalayarak ve Amerika, Yahudi varlığı ve Batı gemilerine Süveyş Kanalı üzerinden neredeyse bedavaya hizmetler sunarak ülkeyi yoksullaştırmışlardır!

Maliye Bakanı’nın; harcamaların %13,2 artarak 5,1 trilyon cüneyhe ulaşacağını, bunun 832,3 milyar cüneyhinin (yıllık %12 büyüme ile) en muhtaç kesimlerin “sosyal korumasına” ayrılacağını söylemesi, aslında bu oranın toplam harcamaların %20’sinden bile az olduğunu göstermektedir. Oysa bütçenin en büyük kısmının, en çok zarar gören ve açlık çeken bu fakir kesime harcanması daha doğru olurdu. Bütçenin sadece %20’sinden azı (832,3 milyar cüneyh) sosyal korumaya ayrılmışken, aslan payı rejimin yolsuzluk şebekesine, güvenlik birimlerine ve halkı gözetlemek için ithal edilen son teknoloji dinleme cihazlarına gitmektedir. Binlerce “elektronik sinek” (trol ordusu) rejimin çirkin yüzünü parlatmak için istihdam edilmekte, beyinleri yıkanmış cellatlar Hilâfet için çalışanların üzerine salınmaktadır.

Ey Kinane halkı ve ordudaki samimi insanlar! Artık bu mücrim rejim karşısında sessiz kalmak için hiçbir mazeretiniz kalmamıştır. Vallahi bu rejimi değiştirebilirsiniz. Yeter ki her biriniz iyiliği emredip kötülükten nehyetme vazifesini yerine getirin ve bu rejimin enkazı üzerinde Nübüvvet Minhacı üzere Hilafeti ikame etmek için Hizb-ut Tahrir’e nusret verin. Rejimin, haçlı Amerika ve Batı’ya ya da “Nil’den Fırat’a” hayali kuran Yahudi varlığına karşı değil de efendisi ABD’nin emirlerini uygulamak için Amerika ve Yahudiler ile işbirliği yapanları deşifre edenlere, bir din ve devlet olarak İslam’ı davet edenlere karşı birbiri ardına savaşa girdiğini görüyorsunuz. Amerika, Kelime-i Tevhid’den ve Hilafet şafağının yeniden doğmasından müthiş bir şekilde korkmaktadır. Nil’den Fırat’a devlet kurma hayalleri kuranların bu emellerine ulaşmasına sessiz mi kalacaksınız? Allah’a yemin olsun ki eğer böyle yaparsanız hem dünya izzetini hem de ahiret nimetini kaybedersiniz. Allah, Allah’a, Rasûlü’ne ve müminlere ihanetinden dolayı bu rejimi hesaba çekeceği gibi sizi de hesaba çekecektir. Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın şu sözünü hatırlayın:

إِذْ تَبَرَّأَ الَّذِينَ اتُّبِعُوا مِنَ الَّذِينَ اتَّبَعُوا وَرَأَوُا الْعَذَابَ وَتَقَطَّعَتْ بِهِمُ الْأَسْبَابُ * وَقَالَ الَّذِينَ اتَّبَعُوا لَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَتَبَرَّأَ مِنْهُمْ كَمَا تَبَرَّءُوا مِنَّا كَذَلِكَ يُرِيهِمُ اللَّهُ أَعْمَالَهُمْ حَسَرَاتٍ عَلَيْهِمْ وَمَا هُمْ بِخَارِجِينَ مِنَ النَّارِ “İşte o zaman (görecekler ki) kendilerine uyulup arkalarından gidilenler, uyanlardan hızla uzaklaşırlar ve (o anda her iki taraf da) azabı görmüş, nihayet aralarındaki bağlar kopup parçalanmıştır. Uyanlar: “Keşke bizim için dünyaya bir dönüş olsa da, bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsak” derler. Böylece Allah onlara, hasretini çekecekleri işlerini gösterir. Onlar cehennemden çıkmayacaklardır.” [Bakara 166-167]

Haydi Hizb-ut Tahrir ile el ele verin ve bu rejimden yüz çevirin dünyada ve ahirette kurtuluşa eresiniz.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ “Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Rasûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.” [Enfal 24]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Mısır
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
31 el-Cela’ Caddesi, Kahire / Mısır
Telefon: Tel: +(20) 2 27738076 – 5119857010
www.hizb.net/
E-Mail: hizb.ut.tahrir.eg@gmail.com

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.