حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilâyeti
Medya Bürosu
| No: SD-BA-2026-RS-TR-16 |
H. 9 Şa'bân 1447 M. Çarşamba, 28 Ocak 2026 |
İslam’a ve Onun Hâkim Kılınmasına Davet Etmek, Kamu Düzenini ve Huzurunu Bozmak mı Oldu?!
Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti, Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti El-Ubeyyid şehrindeki Büyük Camii meydanında bir protesto gösterisi gerçekleştirdi. Hilafet’in yıkılışının H. 105. yıldönümü münasebetiyle düzenlenen bu eylemde, Hizb-ut Tahrir üyesi Üstad en-Nezir Muhammed Hüseyin, Cuma namazı sonrası kalabalığa bir konuşma yaptı. Konuşmasında Ümmete farzların tacı olan Hilafeti hatırlattı. Hilafeti kurmak için çalışmanın farz olduğunu, kişinin üzerindeki günahı kaldıracağını anımsattı. Bu eylemin ardından güvenlik birimleri; hükümet ve organları da dahil olmak üzere pek çok insanın geri durduğu şeri farzı yerine getirmeleri sebebiyle Hizb-ut Tahrir gençlerinden dördünü gözaltına aldı. Gençler güvenlik birimlerinin zindanlarında üç gün tutulduktan sonra 18 Ocak 2026 Pazar günü serbest bırakıldılar.
Ancak güvenlik birimleri dün, 27 Ocak 2026 Salı günü gençleri tekrar ifadeye çağırdı ve haklarında Sudan Ceza Kanunu’nun 69. maddesi uyarınca dava açtı. Söz konusu madde; “Umumi bir yerde genel barışı bozan veya barışı ya da huzuru bozmaya meyilli eylemlerde bulunan kimseler bir aya kadar hapis, para cezası veya yirmi kırbaçla cezalandırılır” hükmünü içermektedir!
Şimdi soruyoruz: İslam’a ve Hilafet Devleti altında hâkim kılınmasına davet etmek, kamu barışını ve huzurunu bozmak mı oldu?! Bir Müslümanın, mevkisi ne olursa olsun böyle bir şeyi söylemesi veya böyle bir tutum sergilemesi akla ve izana sığar mı?!
Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti olarak biz; sömürgeci kâfirle, özellikle de Amerika ile “terörle mücadele” adı altında iş birliği yapan rejimlerin baskıcı tutuklamalarına ve zalimce yargılamalarına alışkınız. Bu sözde savaş, gerçekte İslam’a ve onun davetini taşıyanlara karşı yürütülen bir savaştır. Öyle görünüyor ki; Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti’nin Hilafetin yıkıldığı Recep ayı boyunca gerçekleştirdiği faaliyetler Amerika’yı rahatsız etmiş, o da uşaklarına hakkın sesini kısmaya çalışmaları için emir vermiştir. Onlar bilseler de bilmeseler de hak apaydınlıktır, batıl ise bulanıktır. Efendilerini korkutan Hilafet, onlar isteseler de istemeseler de mutlaka geri dönecektir. Zira Hilafet, Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın bir vaadidir:
وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُم فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُم مِّن بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا يَعْبُدُونَنِي لَا يُشْرِكُونَ بِي شَيْئًا وَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ “Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.” [Nur 55] Ve Sevgili Peygamberimiz Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in, Ümmetin bugün içinde yaşadığı ceberut saltanattan sonra Nübüvvet Metodu üzere Hilafetin geri döneceğine dair bir müjdesidir:
ثُمَّ سَكَتَ ثُمَّ تَكُونُ مُلْكاً جَبْرِيَّةً فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللهُ أَنْ تَكُونَ، ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا، ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ “Daha sonra ceberut bir saltanat olacaktır. O da Allah’ın dilediği kadar devam edecektir. Ardından Allah dilediği zaman onu ortadan kaldıracaktır. Sonra, Nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır.
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Sudan Vilâyeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi 21 October Street, Imarat al-Vaqf, Ground Floor, East Khartum / Sudan Telefon: +(249) 0912 24 01 43 – 0912 37 77 07 http://www.hizb-sudan.org/ |
E-Mail: spokman_sd@dbzmail.com |