- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber - Yorum
Bugünün Firavun’u, Yakında Dünün Firavun’unun Akıbetine Uğrayacaktır
Haber:
Görünen o ki Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun tutuklanması, Amerikalı mevkidaşı Donald Trump'ın Latin Amerika'daki komşu ülkelerle de aynı şeyi tekrarlamaya yönelik iştahını kabartmaktadır. Zira bölgede ABD'nin ek askeri müdahalelerinin olabileceğini ima ederek şöyle demiştir: “Kendimizi iyi komşularla çevrelemek istiyoruz. Kendimizi istikrarla çevrelemek istiyoruz. Kendimizi enerjiyle çevrelemek istiyoruz.” Nitekim Kolombiya ile başlayarak, “oradaki operasyonun kendisine iyi göründüğünü” söyledi, ardından Küba ve Meksika'yı tehdit etti. (El Cezire, 05/01/2026)
Yorum:
“Önce Amerika”, Beyaz Saray'ın 05/12/2025 tarihinde yayınladığı ulusal güvenlik stratejisinin bir sloganıdır; bu strateji, “güç yoluyla barış” ilkesine tabi olmayı belirten “Trump'ın Monroe Doktrini'ne eklemesi” olarak adlandırılan şeye dayanmaktadır.Monroe Doktrini, Aralık 1823'te Başkan James Monroe tarafından açıklanan bir Amerikan dış politika programıdır; ama Trump, bu doktrinin Batı Yarımküre'de Avrupa sömürgeciliğine karşı bir politika benimsemesi ve bölgedeki Amerikan jeopolitik hegemonyasını pekiştirmesi açısından önemli olmasına rağmen, kendisinin Donald olarak Monroe'dan çok daha üstün olduğu için onun adını “Donroe Doktrini” olarak yeniden adlandıracağını açıklamıştır.
Trump, kibirli ve böbürlenen, sabah akşam hırlayan bir tiranlık örneği olup kendisini övgüyle tesbih etmeyen her ülkeye sırasının geleceğini söyleyerek tehdit etmektedir; zira Venezuela'nın ardından şimdi de Kolombiya, Küba ve Meksika'yı tehdit ediyor, Grönland adasını ele geçirme ve ardından da İran'a askeri müdahalede bulunma niyetini açıklıyor ve liste böylece uzayıp gidiyor.Aşağılamasına ve Müslümanlara karşı üstünlük taslayan kibirli söylemlerine ve kendisini insanlığın arındırıcısı ve kurtarıcısı ve onun güvenliğinin koruyucusu olarak görmesine ek olarak bu bize, Allahu Teala'nın şu kavlini hatırlatmaktadır:قَالَ فِرْعَوْنُ مَا أُرِيكُمْ إِلَّا مَا أَرَى وَمَا أَهْدِيكُمْ إِلَّا سَبِيلَ الرَّشَادِ “Firavun: Ben size kendi görüşümü söylüyorum ve yine size ancak doğru yolu gösteriyorum dedi.” [Mümin 29]
Baskı ve zulme dayanan bu firavun teorisi ve politikası, sahibini etkisi altına alan histerik delilik nöbetlerinden başka bir şey değildir; her ne kadar bunun zahiri, şiddetli bir çatışma aşaması ve beklenen zorluk dönemi gibi görünse de batınında, bir medeniyetin iflası, ölmekte olan bir sistemi ve hiçbir iz kalmayacak şekilde tarihin çöplüğüne atılacak olan bir gücün ve iktidarın yok oluşu vardır. Nitekim Allah bize, ibret alalım diye kıssalarında Firavun ve benzerlerinin akıbeti hakkında haber vermiştir: فَأَخَذَهُ اللَّهُ نَكَالَ الْآخِرَةِ وَالْأُولَى“Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.” [Naziat 25] فَأَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي اليَمِّ فَانظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِمِينَ * وَجَعَلْنَاهُمْ أَئِمَّةً يَدْعُونَ إِلَى النَّارِ وَيَوْمَ القِيَامَةِ لاَ يُنصَرُونَ * وَأَتْبَعْنَاهُمْ فِي هَذِهِ الدُّنْيَا لَعْنَةً وَيَوْمَ القِيَامَةِ هُم مِّنَ المَقْبُوحِينَ“Biz de onu ve ordularını kıskıvrak yakalayıp denize gömdük. Bak, o zalimlerin sonu nasıl oldu! Onları ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü onlar yardım da görmeyeceklerdir. Bu dünyada onların ardına lâneti taktık. Kıyamet günü de Rabbin merhametinden büsbütün mahrum kalacak ve en çirkin suratlı kimseler olacaklardır.” [Kasas 40-42] Bu ayetler, akıl sahiplerine tiranların akıbetinin yok olmaya mahkum olduğunu ve onları takip etme ve onları dost edinme konusunda onlara yönelik argümanın bir mazeret olamayacağını açıklamaktadır.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
M. Durra El-Bakuş