Logo
Bu sayfayı yazdır
Özbekistan'daki Yolsuzluk, Demokrasinin Uygulanmasının Bir Sonucudur

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber - Yorum

Özbekistan'daki Yolsuzluk, Demokrasinin Uygulanmasının Bir Sonucudur

Haber:

26 Aralık'ta gazeta.uz haber ajansı şu haberi yayınladı: "Özbekistan Cumhurbaşkanı, yolsuzlukla mücadele kapsamında olağanüstü hal ilan etti.Yolsuzluğu ülkenin kalkınması için büyük bir tehdit olarak nitelendirdi ve 2026 yılında yürürlüğe girecek ve 1 Ocak'tan itibaren tüm idareleri kapsayacak yeni bir yolsuzlukla mücadele sistemi duyurdu.Mirziyoyev şu uyarıda bulundu: “Özbekistan'da kendini kanunların üstünde sanan kimse, yanılmaktadır. Herkes kanun önünde eşittir! İçişleri kurumları, savcılık, vergi ve gümrük idareleri, finans ve bankacılık kurumları, büyük devlet şirketleri, bakanlıklar ve yerel konseyler; kısacası, hiçbir kurum veya kuruluş denetim kapsamı dışında kalmayacaktır.”

Yorum:

Özbekistan'da yolsuzluk yaygın bir hale gelmiş olup idare ile hükümetin tüm kurumlarına nüfuz etmiştir.Örneğin bir şehrin veya bölgenin belediye başkanlığı pozisyonu için belirli bir oranda ödeme yapıldığı bir sır değildir.Rüşvet olmadan üniversiteye kaydolmak veya final sınavlarını geçmek imkansızdır.İnsanlar, halkı suçlulardan korumak için değil, rüşvet parasına olan hırsından dolayı için polis teşkilatına katılıyorlar. Bugün Özbekistan'da gerçeklik işte budur. Peki neden bunlar oluyor?!

Özbek yasası, yolsuzluğu, bir kişinin kendisi veya başkaları için maddi veya maddi olmayan bir menfaat elde etmek amacıyla resmi veya mesleki konumunu hukuka aykırı olarak kullanması ve bu tür menfaatleri hukuka aykırı bir şekilde sağlaması olarak tanımlamaktadır.Bu kanunlar cumhurbaşkanına ve iktidardaki akrabalarına uygulanmış olsaydı, ülkedeki ilk yolsuzluk yapan sorumlunun cumhurbaşkanının kendisi olduğu ortaya çıkardı. Zira cumhurbaşkanı ve akrabaları, iktidara ulaşmak ve ülkenin servetini yağmalamak için resmi pozisyonlarını suistimal ediyorlar. Ayrıca bu yozlaşmış kişiler milyarlarca Doları ülke dışına kaçırarak yabancı bankalara yatırıyorlar. Peki cumhurbaşkanı veya akrabalarını kim muhasebe edecek? Neden kanunlar onlara da uygulanmıyor?Neden halk, onların yolsuzluk planlarının ağırlığı altında eziliyorlar?Çünkü bu sistem, dini hayattan ayıran insan fikrine, yani demokrasi diktatörlüğüne dayanmaktadır.Bu yozlaşmış sistem ümmete dayatıldığı sürece, yolsuzluk devam edecek ve otorite sahipleri de bunu istismar edeceklerdir.

Hakka ve doğru olanın uygulanmasına davet eden Müslümanlar hapishanelerde çürüyorlar.Ayrıca Müslümanlar olarak bizler, ülkede huzursuzluk ve kötülük yaymakla, barış ve refahı bozmakla suçlanıyoruz.Yolsuzluk yapan yetkililer suçlarını işte böyle haklı çıkarmaya çalışıyorlar.Aynı zamanda Allahu Teala Kur'an'da şu örneği vermiştir: وَقَالَ الْمَلأُ مِن قَوْمِ فِرْعَونَ أَتَذَرُ مُوسَى وَقَوْمَهُ لِيُفْسِدُواْ فِي الأَرْضِ وَيَذَرَكَ وَآلِهَتَكَFiravun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: Musa'yı ve kavmini, seni ve tanrılarını bırakıp yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi bırakacaksın?” [Araf 127] Yani Firavun'un kavminin ileri gelenleri, Musa Aleyhisselam ve kavmini bozgunculuk çıkaranlar olduğunu söylerken, Firavun'un ise dürüst ve iyi işler yapan biri olduğunu söylediler.Bugün de aynı şey tekrar ediyor: Zira Cumhurbaşkanı ve maiyeti kendilerini adalet için savaşan mattaki kişiler olarak gösterirlerken, onları doğru yola yönlendiren ve İslam'a davet edenleri de suç işleyenler olarak göstererek onları hapse atılıyorlar.

Yetkililer, kendilerinin icat edip sonra da ihlal ettikleri kanunlara göre yaşıyorlar ve biz ise onlara nasihat verip İslam'a davet ettiğimizde, tüm sorunlarından dolayı bizi suçluyorlar. Allahu Teala bu şerir kişiler hakkında Kur’an’da şöyle buyurmuştur:وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ لاَ تُفْسِدُواْ فِي الأَرْضِ قَالُواْ إِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ * أَلا إِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلَـكِن لاَّ يَشْعُرُونَOnlara “Yeryüzünde düzeni bozmayın” denildiğinde, “Hayır, biz yalnızca ıslah edenleriz” derler. Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, anacak anlamazlar.”  [Bakara 11-12]

Yeryüzünde insan yapımı yasaları uygulamak ve Allah’ın şeriatının uygulanmasını reddetmek, bizzat yolsuzluktur. Yolsuzluk, insan yapımı bir sistemle değil, sadece İslam'ın uygulanmasıyla ortadan kaldırılabilir. Bunu gerçekleştirme için Müslümanların, Nübüvvet Minhacı üzere Hilafetin gölgesinde İslami hayatı yeniden başlatmak için çalışmaları gerekmektedir. Hilafet, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şu müjdesinden dolayı yakında gerçekleşecektir: ثُمَّ تَكُونُ مُلْكاً جَبْرِيَّةً فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ، ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا، ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ. Sonra zorba diktatörlük olacaktır. Böylece Allah’ın olmasını dilediği kadar olacak, sonra kaldırmayı dilediğinde onu da kaldıracaktır. Sonra (yeniden) Nübüvvet Minhacı üzere (Raşidi) Hilafet olacaktır.” [Ahmed rivayet etti]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Eldar Hamzin

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.