- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber - Yorum
İslam'a Karşı Açık Bir Savaş Var; O Halde Samimi ve Muktedir Olanlar Neden Bekliyorlar?!
Haber:
Knesset Ulusal Güvenlik Komitesi, Çarşamba akşamı, gönüllü polislerin çevre kalitesiyle ilgili para cezaları kesmesine izin veren düzenlemeleri onayladı.Ben Gvir, polis yetkililerine Yahudi vatandaşların ezan sesinin yüksekliği ile ilgili şikayetlerine yanıt vermeleri çağrısında bulundu.Ayrıca bu sorunu çözmeye yönelik çabaların yetersiz olduğuna dikkat çekerek, camilere ağır para cezaları uygulamaya başladığını açıklayan dönemin Merkez Komutanlığı Kurmay Başkanı Yair Hetzron'a övgüler yağdırdı. (Me’an Haber Ajansı)
Yorum:
Bu eylemlerin, bu suçluların İslam'a ve Müslümanlara karşı kalplerinde gizledikleri kinin sadece küçük bir kısmı olduğu konusunda şüphe yoktur; şöyle buyuran Allah doğru söyledi: قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَاء مِنْ أَفْوَاهِهِمْ وَمَا تُخْفِي صُدُورُهُمْ أَكْبَرُ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الآيَاتِ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ “Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Eğer düşünüp anlıyorsanız, ayetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz.” [Al-i İmran 118]İsra ve Mirac ve İslam'ın ve Müslümanların toprakları olan mübarek Filistin topraklarında artık ezanın sesini duymaya tahammül edemiyorlar, çünkü kâfir ve sömürgeci ülkeler ile Müslümanların başındaki yöneticilerin yardımıyla buraya gasp etmelerinin ardından bu toprakların kendilerine ait olduğuna, ülkenin kendi ülkeleri olduğuna ve Filistin halkının ise bu topraklarda sadece mülteciler olduğuna inanıyorlar!
Aynı anlam ve gerçek, ABD Senatörü Lindsey Graham tarafından işgal altındaki topraklarda düzenlenen bir basın toplantısında da dile getirilmişti; zira şöyle demiştir: “Bu, aramızda yaşanan bir din savaşı ve kimin kazanacağını göreceğiz.”İki hafta önce Fox News'e verdiği bir röportaj sırasında da açıklamada bulunmuş ve açıklamanın bir bölümünü resmi X platformu sayfasındaki bir gönderide şu şekilde paylaşmıştı: “Burada bir din savaşı yaşanıyor. Ben “İsrail'in” yanındayım. Kendinizi savunmak için ne gerekiyorsa yapın ve burayı dümdüz edin.”
Müslümanlara karşı yürüttükleri savaşın gerçeği işte budur; dolayısıyla bu savaşın özü ve dürtüleri, İslam'a karşı yürütülen savaştan başka bir şey değildir; diğer bahaneler ve gerekçeler ise aklı başında hiçbir insanı kandıramayacak yalanlardan ibarettir; yani onlar, ağızlarıyla bile olsa Allah'ın nurunu söndürmek istemektedirler. Zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: يُرِيدُونَ لِيُطْفِؤُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَاللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ “Onlar, Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, kendi nurunu tamamlayıcıdır; kâfirler istemese bile.” [Saff 8]
Gafiller ne zaman gafletlerinden uyanacaklar ve ümmetin ordularından ve subaylarından değişime ve İslam'a ve Müslümanlara yardım etmeye muktedir olanlar ne zaman üzerlerine düşen rollerini yerine getirmek için ayağa kalkacaklar?!
Ümmet, dünyanın tanık olduğu dönüşümler, çatışmalar ve uluslararası ilişkilerdeki gelişmelerin gölgesinde, önümüzdeki yıllarda dünya güç dengelerinde büyük değişikliklerin habercisi olan çok kritik bir aşamadan geçmektedir.
Akidesi, hadaratı ve kapasiteleriyle bu ümmet, insanlığın hayrı, adaleti ve huzuru yönündeki liderliğini yeniden kazanmaya ehil olan tek ümmettir. وَتِلْكَ الْأَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ النَّاسِ وَلِيَعْلَمَ اللهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَيَتَّخِذَ مِنكُمْ شُهَدَاءَ وَاللهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِمِينَ “O günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz (zaferi bazen bir topluma bazen öteki topluma nasip ederiz.) Ta ki Allah, iman edenleri ortaya çıkarsın ve aranızdan şahitler edinsin. Allah zalimleri sevmez.” [Al-i İmran 140]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Müh. Halil Abdurrahman