Logo
Bu sayfayı yazdır
Gerçek Refah, Putperest Kutlamalarda Değil, İslam'da Yatmaktadır

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Gerçek Refah, Putperest Kutlamalarda Değil, İslam'da Yatmaktadır

Haber:

Lahor - Başbakan Meryem Nevaz, Cuma günü Lahor'da 6-8 Şubat tarihleri ​​arasında düzenlenecek üç günlük Basant festivali için tüm hazırlıkları tamamladı ve halkı festivali güvenli bir şekilde kutlamaya çağırdı. (Dawn)

Yorum:

Basant Festivali, Pencap'ın en ünlü festivallerinden biri olup bazıları bu festivali, sert kış soğuğunun yerini baharın hafif esintilerine bıraktığı dönemde uçurtma uçurmak gibi basit eğlencelerle ilişkilendirirken, diğerleri ise festivalin kökenlerini araştırmak için daha derinlemesine araştırmalar yapmakta ve onu Hindu tanrıçası Saraswati'nin kutlamasıyla ilişkilendirmektedirler. Meryem Nevaz liderliğindeki Pencap hükümeti, yirmi yıl sonra bu festival üzerindeki yasağı kaldırmakla yetinmemiş, aksine festivali desteklemiş ve başarılı olmasını sağlamak için tüm devlet kurumlarını harekete geçirerek eyalet düzeyinde bir platform kurulmasına izin vermiştir.

Festivalin tarihçesine girmeden önce, öncelikle Pencap'ta yasaklanmasının nedenlerini inceleyeceğiz. Basant, sadece onu uygulayanlara değil, elektrik hatlarının yakınında insanları elektrik çarpması ve festival kutlamaları sırasında silah ateşlemek gibi eylemlerle de zarar vermeye başlamış, dahası birçok masum motosiklet sürücüsünün de hayatını kaybetmesine tanık olmuştur; hatta cam veya metal kaplı uçurtma ipiyle öldürülmelerinden önce ebeveynleriyle birlikte bisikletlerine oturmuş olan küçük çocuklar bile zarar görmüştür. Zevk için bu putperest uygulamasını canlandırmak, hükümetin ölü rejimin cesedini süsleyerek hayatta kaldığını kanıtlamaya yönelik pervasız girişimlerinin bir başka örneğidir. Ancak leşin kokusunu gizlemek mümkün değildir. Bu teknik yüzyıllardır kullanılıyor ve politikacılar da bunu günümüzde gaflet içinde olan halkları kontrol etmek için bir strateji olarak kullanıyorlar, insanlara kriket, film ve konserlerin yanı sıra hibeler ve sahte vaatler sunuyorlar, sonra de kendi istediklerini yapıyorlar. M. 58 yılında, Roma imparatoru, gladyatör oyunlarının yapıldığı Kolezyum'u doldurmak için kum getirmesi amacıyla altın yüklü bir gemiyi Mısır'a göndermişti; zira güreş müsabakaları, sanki köleler arasındaki bir savaş ya da insanlar ile yırtıcı hayvanlar arasındaki bir savaş gibi düzenleniyordu. Nitekim bu gemiler denizdeyken, Roma'nın şiddetli bir kıtlık yaşaması nedeniyle protestolar patlak vermişti. Ülkede tek bir buğday tanesi bile kalmamıştı; bu yüzden insanlar sokakları alt üst etmiş ve şehri harap etmişlerdi. Gemiler Mısır'a ulaştığında, kafilenin sorumlusu olan biteni öğrenmiş, bunun üzerine Roma’nın Mısır valisine ne yapması gerektiğini sormuştu: Yani Roma'yı kurtarmak için parayla buğday mı almalıydı, yoksa Sezar Neron'un emrettiği gibi kumla geri mi dönmeliydi? Vali bu soru karşısında şaşkına dönmüştü. Elbette onun olabildiğince çok kum taşıyarak mümkün olan en kısa sürede Sezar'ın yanına dönmesi gerekiyordu.

Hükümet, bu adımın kültürel mirası canlandırmak, eski gelenekleri yeniden yaşatmak ve insanları miraslarıyla buluşturmak için atılmış bir adım olduğunu iddia ediyor ama bu refahın artık sadece elitlerin tekelinde olduğu, şehrin geri kalan nüfusunun ise sessizce acı çektiği gerçeğini görmezden geliyor. Ayrıca hükümet bunun ekonomiyi canlandıracağını, özellikle uçurtma endüstrisinde binlerce iş oluşturacağını ve yerel turizmi ve şirketleri büyük ölçüde destekleyeceğini iddia ediyor. Bu, hükümetin çaresizliğini ve çözüm olarak adlandırılmayı bile hak etmeyen bu tür geçici çözümlere bağımlılığını göstermektedir. Dünya Bankası'nın 2025 yılı için belirlediği yeni eşik değerine göre, Pakistan'ın yoksulluk oranı %44,7'ye yükselmiştir; ancak uzmanlar, bu yeni rakamın 2018-2019 hane halkı gelir anketinden elde edilen eski verilere dayandığı göz önüne alındığında mevcut gerçekliği yansıtmadığı konusunda uyarısında bulunuyorlar. Bu istatistikler, Pakistan'da aşırı yoksulluğun %4,9'dan %16,9'a yükseldiğini göstermektedir. İnsanların çocuklarını doyurmakta zorlandığı bu zor dönemde hükümet, başka münasebetlerle de kutlanan bir bayramda onlar için bir kutlama düzenleyerek, bu bayramın kültürümüz ve mirasımız için önemini kanıtlıyor!

Pencap ve dünyanın geri kalanındaki Müslümanların, İslam'daki köklerine geri dönmeleri gerekiyor. Zira dikkat dağıtıcı unsurlar ve eğlenceler, Allah'ın düşmanları tarafından ortaya çıkarılmış olup Allah'ın kullarının bunları açıkça reddetmeleri gerekir. Nitekim Noel'in devlet düzeyinde kutlandığını gördük ve Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bizi kâfirlere benzemekten nehyettiğini, aksine bizden onlara karşı çıkıp onları reddetmemiz beklendiğini de biliyoruz.

Müslümanlar Mekke'den Medine'ye göç ettiklerinde, tüm putperest geleneklerini geride bıraktıkları gibi Medine halkının geleneklerini de benimsememişlerdir. Dolayısıyla bu, Allah'ın düşmanlarının sürekli girişimlerine rağmen dünya çapında gelişen ve yayılan gerçek bir İslam Devleti'nin doğuşu olmuştur ki düşmanlar, bu devleti yok etmek ve zayıflatmak için 1300 yıldan fazla bir süre zaman harcamıştır. Pakistan, İslam adına kurulmuş bir ülkedir ve Hint Yarımadası'ndan gelen insanlar, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve sahabelerinin izinden gittiklerini düşünerek, “temizlerin ülkesine” girmek için can atarak buraya göç etmişlerdir. Kuruluşundan bugüne kadar Pakistan'ın liderleri ve yöneticileri, Batılı efendilerinin çıkarlarına hizmet etmek için sürekli çalışmış, İslam dışı kanunları uygulamış ve zevk odaklı Batılı sosyal uygulamaları pekiştirerek İslami değerleri zayıflatmışlardır.

Allah'ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem 1400 yıldan fazla bir süre önce Müslümanlar için farz olan bayramları açıklamış olup hiçbir zaman Allah ve Rasulü'nün hüküm verdiği bir şey değiştirilemez. يَا أَبَا بَكْرٍ إِنَّ لِكُلِّ قَوْمٍ عِيداً وَهَذَا عِيدُنَاEy Ebu Bekir! Her kavmin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır.” [Sünen-i İbn-i Mace] ما ابْتَدَعَ قَوْمٌ بِدْعَةً فِي دِينِهِمْ إِلَّا نَزَعَ اللَّهُ مِنْ سُنَّتِهِمْ مِثْلَهَا ثُمَّ لَا يُعِيدُهَا إِلَيْهِمْ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةBir topluluk dinlerinde bir bidat icat ederse, Allah sünnetlerden bir sünneti o bidat gibi çeker, çıkarır, onlardan uzaklaştırır da kıyamet gününe kadar iade etmez.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Ahlak Cihan

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.