Logo
Bu sayfayı yazdır
İslami Uygulamaların Yasaklanması, Danimarka Siyasetinde Tekrar Eden Bir Konudur

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

İslami Uygulamaların Yasaklanması, Danimarka Siyasetinde Tekrar Eden Bir Konudur

Haber:

Yeni yıl, Danimarka'da Müslümanların İslam'ın şiarlarını uygulamalarını kısıtlamaya yönelik bir dizi önerilerle başlamıştır.Bu önerilerin çoğu yasalar ve yasaklar yoluyla uygulanmaktadır; bu yüzden 2026 sonbaharında Danimarka'da yapılacak seçim kampanyalarının bundan daha da öteye gideceği, yani Müslümanlara karşı en nefret dolu konuşmaları yapan ve en nefret dolu yasaları çıkaranın kim olacağı konusunda bir yarışın yaşanacağı beklenmektedir.

Yorum:

Nitekim cinsiyete göre ayrılmış yüzme havuzlarına getirilen yasak, İslami konferanslar veya bayram namazları için cinsiyete göre ayrılmış salon ve odaların kiralanmasına getirilen yasak ve üniversitelerdeki namaz odalarının kapatılması kararı uygulamaya konulmuştur. Bunlar Müslümanların günlük yaşamlarında iyi bilinen uygulamalar ve hususlardır; bu yüzden Müslümanların yaşamlarını kısıtlamaya hırslı bağnaz bir hükümetin gölgesinde sorun teşkil etmektedir.

Buna ek olarak Danimarka hükümetindeki politikacılar, imamlar tarafından yapılan İslami evlilik sözleşmelerinin yanı sıra bazı Müslümanlar tarafından şerî bir İslami uygulama olarak gerçekleştirilen kuzen evliliklerini de hedef almaktadırlar.

Tüm bu öneriler ve yasalar, Müslümanlara baskı uygulamanın, onları itaat etmeye zorlamanın ve hükümetin Batı kültürüne entegre olma taleplerine boyun eğmedikleri takdirde onları günah keçisi haline getirmenin araçlarıdır.

Onların sundukları şey, kadın haklarının savunucusu olduklarını iddia ederlerken, kadınlara yönelik şiddet, sömürü ve nesneleştirme konusunda korkunç istatistiklerde açıkça görüldüğü gibi sorunlar ve sosyal kötülüklerle dolu bir kültürdür.

Bilgi ve aydınlanmanın bir değer olması gereken üniversitelerde Müslümanların haya değerlerine veya namaza sımsıkı sarılmalarına tahammül edemediklerinde, bizzat değerler baltalanmaktadır.

Müslümanlara dayatılan yasalar ve kısıtlamalar, Batı kültürünün iyiliğin kaynağı olduğu iddiasıyla ambalajlanırken, aslında liberal kapitalizm adına dünya çapında zulmün sorumlusu olan bu kültürdür.Yani Amerika'nın sadık müttefiki olarak Danimarka tarafından desteklenen liberal kapitalist sistemdir.Dolayısıyla küresel sistem, Amerika'nın liderliğinde tam bir siyasi çöküş ve devam eden Epstein skandalı ile bu skandala karışan elitlerde somutlaşan ahlaki bir yozlaşma halindedir.

Müslümanları İslam'ı terk etmeye zorlama yönelik bu girişimler, geçmişte olduğu gibi gelecekte de boşuna bir çaba olacaktır; çünkü İslam, şeref, onur ve akılcılıkla karakterize edilen bir medeniyet ve yaşam tarzı üslubu sunmaktadır ki bu, dünyanın, özellikle de Batı'nın şiddetle ihtiyaç duyduğu şeydir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Yunus Biskurçik

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.