- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber - Yorum
Nijerya ve Küresel Çatışma
Haber:
Afrika'da türünün en büyük projesi olarak kabul edilen Trans-Sahra Doğalgaz Boru Hattı Projesi, Ramazan ayının ardından hemen çalışma aşamasına girecek ve Cezayirli Sonatrach şirketi, Nijerya topraklarından geçecek boru hattının döşenmesi için ilk çalışmaları üstlenecek olup üç ülke arasındaki bağlantıyı tamamlamak için kalan mesafe tam olarak 1.800 km'dir ve bu mesafenin çoğu Nijer'de bulunmaktadır. (El Cezire Net)
Yorum:
Nijerya'dan Avrupa'ya doğal gaz taşımak amacıyla inşa edilen bu boru hattı, 4.000 km'den fazla bir uzunluğa sahip olup Cezayir kıyıları üzerinden Avrupa pazarlarına yılda yaklaşık 20 ila 30 milyar metreküp Nijerya gazı taşımayı hedefliyor; on yıllık gecikme ve teknik ve mali zorlukların ardından bu duyuru, enerji sektöründe stratejik işbirliğini güçlendirmek ve Avrupa'ya enerji tedariki alanında Sahel ve Kuzey Afrika ülkeleri arasındaki bağları derinleştirmek için Cezayir, Nijerya ve Nijer liderleri arasında yapılan bir toplantının ardından gelmiştir.
Bu projenin önemi, Afrika'nın en büyük enerji altyapı projelerinden biri olarak kabul edilmesinde yatmaktadır; zira proje, Nijerya'yı Avrupa için önemli bir gaz kaynağı haline getirecek ve Rusya veya Orta Doğu gazına bir alternatif olacaktır. Ancak Rusya'dan Almanya'ya gaz taşıyan Stream 1 ve Stream 2 boru hatlarında yaşananları bildiğimizden dolayı bu proje birçok engelle karşı karşıya kalabilir.
Silahlı grupların saldırıları ve güvenlik durumunun giderek kötüleşmesi nedeniyle Nijerya'da halihazırda var olan gerginlikten bahsetmiyorum bile. ABD, Hıristiyan sivilleri korumak ve aşırılıkla mücadele etmek bahanesiyle askeri müdahale tehdidinde bulunmuş ve bu ülkedeki askeri varlığını genişletmiştir. Ne yazık ki böylesine büyük bir proje, Büyük Sahel bölgesi, yani Nijerya ve Nijer'de güvenlik olarak istikrarı gerektiriyorancak durum tam tersidir; zira güvenlik alanında bir bozulma, onların tanımlamalarına göre aşırılıkçı grupların varlığı ve en önemlisi de Nijerya'ya müdahale etmesine izin veren ABD olmak üzere yabancı müdahaleler söz konusudur. Nitekim bu müdahale, özellikle insan hakları argümanının dünya çapında yaptıkları ve Jeffrey Epstein sızıntıları nedeniyle çökmesinden sonra sırf insan hakları meselesi olmaktan çok daha geniş yönlere sahiptir.
Bu müdahaleyle ortaya çıkan şey, Amerika'nın kendi kontrolü altında olmadan enerjinin Avrupa'ya ulaşmaması gerektiği konusundaki endişesi olup enerjinin Avrupa'ya ulaşmasına da hiç izin vermeyebilir. Bugün Nijerya'daki askeri varlığı, Nijerya hükümetini kökten değiştirebilir ve bu da projenin engellenmesine yardımcı olabilir; elbette ABD'nin Nijer veya Cezayir'de ciddi krizler yaratarak bu ülkelerdeki projeleri devre dışı bırakmasını engelleyebilecek hiçbir şey yoktur.
Bu proje Afrika kıtası için büyük bir ekonomik ve ticari fırsat olsa da, ancak aynı zamanda Amerika'ya yönelik de bir meydan okuma ve Avrupa'nın, sert bir kışın yaklaşması ve boğucu bir ekonomik krizin yaşanmasıyla birlikte, enerji alanında da olsa Amerika'nın pençesinden kurtulmaya yönelik bir girişimini teşkil etmektedir.
Küresel enerji haritasındaki hızlı dönüşümlerin gölgesinde, Sahra doğal gaz boru hattı projesi sadece geçici bir ekonomik proje değil, aksine jeopolitik çıkarların uluslararası pazarların ihtiyaçlarıyla kesiştiği yeni bir aşamanın başlığı gibi görünmektedir; ancak ABD'nin hegemonyası bu projeyi, gerçekleşmesi imkânsız olan bir hayale dönüştürebilir.
Bu nedenle bu doğal gaz boru hattı üzerindeki savaş, sadece yatırım ve finansman konusunda değil, aynı zamanda egemenlik ve karar verme bağımsızlığı konusunda da bir savaştır. Dolayısıyla bu savaşın sonucu Afrika'nın gelecekteki küresel düzende, değişimler masasında enerji denkleminin aktif bir ortağı olarak mı, yoksa büyük güçlerin çekiştiği bir çatışma alanı olarak mı yer alacağını belirleyecektir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Nebil Abdulkerim