Logo
Bu sayfayı yazdır
Yöneticiler, Aslen Sahip Olmadıkları Bir Egemenliğin İhlal Edilmesini Kınıyorlar

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Yöneticiler, Aslen Sahip Olmadıkları Bir Egemenliğin İhlal Edilmesini Kınıyorlar

Haber:

Cumartesi günü birçok Arap ülkesi, bölgedeki bir dizi ülkeyi hedef alan İran saldırılarını kınadılar ve bunları bir saldırganlık ve güvenlik ve egemenliklerinin ihlali olarak nitelendirdiler; bu arada Yahudiler ve Amerika'nın İran'a yönelik saldırılarını sürdürdükleri bir zamanda Tahran askeri yanıtına devam edeceğini açıkladı.Birçok ülke resmi açıklamalar ve kınamalar yayınlarken, bu ülkelerin bazılarının topraklarında bulunan ABD askeri üsleri İran'ın saldırılarına maruz kaldı. (TRT Arabic)

Yorum:

Bu rejimlerin küstahlığı ve kibri şaşırtıcı boyutlara ulaşmıştır. İran'ın ülkelerindeki Amerikan üslerine saldırısını kınayan bu yöneticiler, bu üslerin utanç verici varlığını gizlemeye bile çalışmıyorlar, çünkü bu üsler olmasaydı Amerika'nın saldırı ve işgalleri gerçekleştiremeyeceğini çok iyi biliyorlar. Sanki bu üsler Amerika'nın sevgi yaymak, şeker ve çiçek dağıtmak için kullandığı insani yardım merkezleriymiş gibi davranıyorlar!

Bu yöneticiler, Müslüman ülkeleri, isteyerek ve gönüllü olarak Amerika'ya teslim etmişlerdir ki böylece Amerika bu ülkelerde üsler kurarak askeri güçlerini buraya getirebilsin ve onlarca yıl boyunca terörist operasyonlarını başlatabilsin;zira üslerden, Irak'a savaş açılmış, Somali yerle bir edilmiş, Afganistan işgal edilmiş, Irak işgal edilmiş ve Irak, Suriye ve Yemen terörle mücadele bahanesiyle saldırıya uğramıştır; yine bu üslerden,  Gazze'yi yok etmek ve Lübnan'ı yıkmak için Yahudi varlığına silahlar tedarik edilmiştir.

Bu yöneticilerin, “egemenlik hakkı” ve “güvenlik ve stratejik gereklilik” olarak gördükleri anlaşmalarla bu üslerin kurulmasını kabul ederek egemenliklerinden vazgeçmiş olmaları ironik bir durumdur; bununda ötesinde onlar, güvenliklerine hizmet ettikleri bahanesiyle bu üslerin kurulması ve idaresinin masraflarını da kendileri karşılamaktadırlar; hatta saldırıya uğrasalar bile, bu egemenliğin ihlalini kınayarak ve inkar ederek çığlık atmaya başlamaktadırlar; hangi egemenlikten bahsediyorlarsa?!

Peki onların arasından, Amerika'nın bu üsleri Müslüman ülkelere saldırmak ve Müslümanları öldürmek için kullanmasını engelleme gücüne sahip biri var mı acaba? Veya bunu yaptığı için Amerika'yı kınamaya ve suçlamaya cesaret edebilecek biri var mı acaba? Ya da Amerika ve Yahudi varlığının İran'a saldırmasını engelleyecek biri var mı acaba?

İşte buradaki sorun İran rejimi veya ona yönelik tutumla ilgili değildir; aksine baştan sona bu üslerin varlığıyla ilgilidir; hatta Amerikan ve Batı güçlerinin hareketleri ve denizleri, boğazları, hava sahasını, havaalanlarını ve hava üslerini kullanmalarıyla da ilgilidir; işte tüm bunlar, yöneticilerin ihmalkarlığı, ihanetleri ve Batı ve Amerika'ya ajanlıklarının bir sonucu olmasının yanı sıra Amerika'nın ülkemizde üsler kurup rahat bir şekilde geçerek ülkelerimizi birer birer işgal etmesine izin vermeye dayalı tutumlarının da bir sonucudur.

Şu anda acı kadehten içen İran rejimi, bu konuda masum değildir; zira Afganistan ve Irak'ın işgaline sessiz kalmış, hatta işgale yardım etmiştir; ayrıca Amerika'nın bu ülkeleri işgal etmesine alan açarak ve Müslüman ülkelerdeki Amerikan üslerinin varlığı konusunda sessiz kalarak, Amerika'nın hizmetlerinden dolayı kendisine ödül vereceğini ve lehine aracılık edeceğini düşünerek kendini kandırmıştır.

Bu yöneticiler, ihanetleriyle ümmetten tamamen kopmuşlardır; zira onlar, kendi ülkelerindeki Amerikan üslerine yapılan saldırıları kınamakla meşgul oldukları, silahlarını Yahudi varlığının güvenliğini savunmak için kullandıkları ve Yahudi varlığına saldırmayı amaçlayan her füzeyi veya insansız hava aracını vurmaya arzuladıkları bir zamanda Müslüman ülkelerdeki insanlar sokaklara dökülüp Amerikan üslerine yapılan saldırıdan dolayı seviniyorlar ve Amerika'nın bizi öldürmesine izin veren ve kendilerini Yahudi varlığını korumak için kalkan yapan rejimleri lanetliyorlar; çünkü ümmet, sorunun İran rejimiyle değil, Amerika'nın ülkemizi işgal etmesiyle, gücümüzün yok edilmesiyle ve Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in İsra'sını gasp eden Yahudi varlığının savunulmasıyla ilgili olduğunu biliyor; bakın işte ümmetin, bu rejimleri kökünden söküp atarak Amerika ve onun buluntu çocuğu varlığına karşı tavır alması sadece zaman meselesidir. وَيَقُولُونَ مَتَى هُوَ قُلْ عَسَى أَنْ يَكُونَ قَرِيباًNe zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!” [İsra 51]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdullah Hamad el-Vadi

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.