- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Ya Tarihi İttifakların Dağıtılması Ya Da Yeniden Formüle Edilmesi
Haber:
ABD Başkanı Trump, İran'a karşı savaşın devam etmesiyle birlikte NATO ve müttefiklerin çoğunun Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlama görevine katılmayı reddettiğini vurgulayarak, bunu büyük bir hata olarak nitelendirdi. (El Cezire Net)
Yorum:
Trump, ilk görev döneminden itibaren NATO içindeki Avrupalı müttefiklerine duyduğu hoşnutsuzluğu gizlememiş ve onları güvenlik ve savunma alanlarında Amerika’ya aşırı bağımlı olmakla suçlamıştı. İkinci görev döneminde ise, her ülkeden talep edilen mali katkı oranını gayri safi milli gelirin %2’sinden %5’e çıkarmıştır.
İran'a yönelik savaşa katılmayı reddetmeleriyle ilgili herhangi bir şikâyet, yalnızca taktiksel bir anlaşmazlık olarak değil, aksine tarihi ittifaklar yeniden tanımlanmış olsa bile, “Önce Amerika” ilkesine dayanan daha geniş bir vizyonun parçası olarak anlaşılmalıdır.
Trump'ın bakış açısına göre NATO, sadece bir güvenlik ittifakı değil, aksine dengesiz bir ilişkidir; zira o, Avrupa ülkelerinin özellikle Rusya karşısında tamamen ABD'nin şemsiyesine güvendiğini düşünmektedir.
Buna karşılık Avrupalılar, İran'a yönelik bir savaşın kendi çıkarlarına hizmet etmediğini, aksine ekonomik ve güvenlik istikrarlarını tehdit ettiğini düşünmektedirler.
Trump'ın bu şikayetinin amacı, Avrupa'dan tamamen vazgeçmek değil, aksine ilişkileri yeni şartlara göre yeniden formüle etmeye başlamaktır ki bu şartların başında ABD'nin yükümlülüklerinin azaltılması gelmektedir. Yani Avrupa'yı güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye sevk etmektir. Dolayısıyla ittifakı, ortaklıktan çıkar ilişkisine, hatta bir bağımlılık ilişkisine dayalı bir ilişkiye dönüştürmektir. Bu ise Avrupa için, özellikle ABD'nin artık güvenilir bir ortak olmadığını hissederse -ki bunu son günlerde hissetmeye başlamıştır- bir tehdit teşkil etmektedir.
NATO’nun bütünlüğündeki herhangi bir zayıflama, yani Avrupa içindeki bölünmelerin daha da derinleşmesi, enerji ve politikanın baskı araçları olarak kullanılması ve Rusya’nın ABD’nin rolünden kısmen vazgeçtiğini hissetmesiyle birlikte, Rusya tarafından stratejik bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle Trump'ın ortaya attığı şey, sadece NATO ile geçici bir anlaşmazlıktan ibaret değildir, aksine bizzat Batı düzenini yeniden şekillendirme projesidir.
Ancak sorun şu ki, ittifakların dağılması onları yeniden kurmaktan çok daha kolaydır; dolayısıyla bu eğilim devam ederse, sonuç Amerika’nın Avrupa’nın yükünden kurtulmasıyla değil, aksine daha da parçalanmış bir dünya, daha kırılgan bir Avrupa ve daha cüretkâr bir Rusya olabilir.
Bugün yaşanan son derece hızlı gelişmeler, açgözlü kapitalist uluslararası düzenin fiili çöküşünün başlangıcı olup artık İslam devinin ortaya çıkıp onu yeryüzünden silip süpürmesinin zamanı gelmiştir; zira onu ortadan kaldırabilecek tek ideoloji, İslam ideolojisidir.
İslam ideolojisinin uluslararası arenaya yeniden kazandırmak için çalışanlar, gerekli her şeyi hazırladılar ve İslami hayatı yeniden başlatmak ve İslam devini, dünyayı nuru ve adaleti ile aydınlatacak Raşidi Hilafet Devleti şeklinde geri getirmek için bu fırsatı değerlendirmek üzere çalışıyorlar; bu ise Allah’ın bize yönelik bir vaadidir; zira eğer biz halimizi değiştirir, dinimize sımsıkı sarılır ve dini de Allah’ın kullarını yönetmesi için hayata geçirirsek, Allah da bizim bağlılığımızdan dolayı bize yardımını vaat etmiştir. يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ تَنْصُرُوا اللهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a (Allah’ın dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı sabit kılar.” [Muhammed 7]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Nebil Abdulkerim