Logo
Bu sayfayı yazdır
En büyük Günahlardan Biri: Müslümanların Ülkelerini, Müslümanları Öldürmek Amacıyla Silah Üretimi İçin Açmaktır!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

En büyük Günahlardan Biri: Müslümanların Ülkelerini, Müslümanları Öldürmek Amacıyla Silah Üretimi İçin Açmaktır!

 

Haber:

Son zamanlarda bazı medya kuruluşları, Fas ile Yahudi varlığı arasında insansız hava aracı sektöründe askeri-sanayi işbirliği yapıldığına dair haberler yayınladı. Raporlar, Rabat'ın 60 km güneydoğusundaki Benslimane (Bin Süleyman) şehrinde SPY-X tipi saldırı insansız hava araçları üretmek üzere bir fabrika kurulduğundan bahsetmektedir; bu üretim hattı Fas'ta türünün ilk örneği olacak ve Fas ordusunu silahlandırmasının yanı sıra Afrika'ya ihracat imkanı da sunmayı hedeflemektedir.

Projenin sahibi olan Yahudi varlığına bağlı BlueBird Hava Sistemleri şirketi, basın açıklamaları ve mesleki yayınlar aracılığıyla bu durumu teyit etmiş ve işgal altındaki Filistin'deki BlueBird tesislerinde, Bensliman'daki üretim hattının faaliyete geçirilmesine hazırlık amacıyla Teknoloji Transferi (TOT) programı kapsamında, üretim zinciri hakkında kapsamlı bir eğitim almak üzere Faslı bir teknik ekibin ağırlandığını belirtmiştir.

Spy-X insansız hava aracının toplam ağırlığı yaklaşık 10 kg olup 2,5 kg ağırlığında bir savaş başlığı taşıdığı gibi yaklaşık 50 km'lik bir menzile ve 1,5 saatlik bir uçuş gücüne sahiptir; bu da hedefini aramasına ve tespit ettiğinde üzerine saldırmasına imkan vermektedir. Ayrıca çeşitli savaş başlıklarıyla (zırh delici, personel/hafif zırhlı araçlara karşı) da donatılabilmektedir ki böylece saldırı hızı 250 km/saate kadar ulaşabilmekte ve isabet alanı bir metrenin altına kadar inebilmektedir.

Yorum:

Musa bin Nusayr, Ukeybe bin Nafi ve Tarık bin Ziyad’ın ülkesinin, yani kahraman fatihlerin ülkesinin, Müslümanları katledenlerin silahlarının üretim merkezi haline gelmesi büyük günahlardan biridir; hangi mantık, hangi şeriat bunu mubah kılabilir ki? Seksen yıldır Müslümanların kanını içen bu düşmanın, Gazze ve Batı Şeria’daki son katliamlarının kanı daha henüz kurumamış ve Lübnan, Şam ve İran’daki suçları ise hala kulakları ve gözleri dolduruyorken, bu suçlu düşmana ülkemiz açılmakta ve çocuklarımızın ucuz işgücü, teknoloji transferi, bilimsel ilerlemeden yararlanma ve Fas ordusunun silahlandırılması bahanesiyle silah üretimi için seferber edilmektedir; sonra da bu İHA’ları Afrika’ya ihraç etmemize izin verildiği söylenerek bizimle alay edilmektedir!

Oysa muharib olan kâfir düşmana, ne kadar basit olursa olsun, hatta askeri nitelikte olmasa bile herhangi bir yardımda bulunmak şer'an haram kılınmıştır; peki düşman silahlandırılırsa nasıl olur acaba? Müslümanların evlatlarına karşı güçlenmesini sağlayacak malzemeler düşmana temin edilirse nasıl olur acaba?!

Bu fabrikada üretileceklerin Fas ordusunu silahlandırmak için olduğu, Yahudi ordusunu silahlandırmak için olmadığı söylense bile, şu soruyu sormamız gerekir: Fas ordusu kiminle savaşmak için silahlandırılıyor? Onun düşmanı kim? Kesinlikle Yahudi varlığı değil; aksi takdirde onu silahlandırmazdı; peki Amerika ve Avrupa'yla savaşmak için mi? Kesinlikle hayır; zira bu söz konusu bile olamaz; öyleyse geriye komşularıyla ya da halkıyla savaşmaktan başka bir seçenek kalmıyor. İşte burada, elini, kardeşinle savaşması için ellerinden Müslümanların kanı damlayan kâfir düşmanın elinin üzerine koymak gibi büyük bir günah söz konusudur; hangi şeriat bunu mubah kılabilir ki? Ayrıca şeriatımız bize, küffarla savaşmak için kâfirlerin yardımına başvurmamızı haram kılmıştır; zira Aişe Radıyallahu Anhe'den rivayet edildiğine göre, Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem, kendisine gelip sana tâbi olmak ve seninle beraber yaralanmak için geldim diyen adama, Bedir'e çıktığı sırada şöyle dedi: إِنَّا لَا نَسْتَعِينُ بِمُشْرِكٍBiz müşriklerden yardım almayız.” [Sahih hadis.] Peki Müslümanlarla savaşmak için kâfirlerden yardım almak nasıl olur acaba?! İmam Malik şöyle demiştir: “Müşriklerle savaşmak için müşriklerden yardım alınmasını doğru bulmuyorum; ancak hizmetçi ya da uşak olurlarsa o başka.” (نَواتِيَّةً – Nevâtiyye- نوتي- Nevta’nin çoğulu olup deniz tayfası (gemilerde güverte veya makine dairesinde vardiya tutan, bakım-onarım ve temizlik işlerini yapan, gemici, yağcı, usta gemici gibi alt yeterlik belgelerine sahip personeldir) demektir.) İbn Abdülber’in Temhid adlı kitabından.

Müslümanların ülkesinde bu askeri fabrikanın açılması, hain düşmana değerli bir askeri üs kazandırmaktadır; nitekim 2025 yazında Yahudi varlığının İran'a karşı başlattığı 12 günlük savaşta, Yahudi varlığının İran'da gizli fabrikalar kurarak İran'ın merkezindeki hedefleri vurmak ve askeri ve bilimsel liderlere suikast düzenlemek için kullanılan füzeleri ürettiği kanıtlanmıştır; eğer gizli bir fabrika bu kadar büyük bir zarar verebildiyse, peki ya onlara kapıyı ardına kadar açanların vereceği zarar ne kadar büyük olur acaba?

Bu fabrikanın Müslümanların ülkesinde açılması kesin olarak haramdır. Başta ona izin veren kişi günahkâr olur; eğer haberi varsa su boruları ve elektrik kablolarını döşeyen kişi de günahkâr olur. Bu fabrikada doğrudan ya da dolaylı olarak çalışmak da haramdır. Nasıl olursa olsun yerleri temizlemek şeklinde olsa bile ona herhangi bir hizmet sunmak da haramdır. Ayrıca ona herhangi bir hizmet sağlan kişi derhal vazgeçmelidir. Aksi takdirde Müslümanların kanı onun boynuna bir vebal olacak, kıyamet gününde onun aleyhine delil ve onun hasmı olacaktır. O halde ya derhal çekilsin ya da Allah'ın huzurunda sunacağı bir hüccet hazırlasın. Eğer rızkından korkuyorsa, ona Allah'ın arzının geniş ve rızkının bol olduğunu hatırlatırız. Zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَمَنْ يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَلْ لَّهُ مَخْرَجاً * وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ “Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder. Ve ona beklemediği yerden rızık verir.” [Talak 2-3] Sallallahu Aleyhi ve Sellem de şöyle buyurmuştur: أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا اللَّهَ وَأَجْمِلُوا فِي الطَّلَبِ؛ فَإِنَّ نَفْساً لَنْ تَمُوتَ حَتَّى تَسْتَوْفِيَ رِزْقَهَا وَإِنْ أَبْطَأَ عَنْهَا، فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَجْمِلُوا فِي الطَّلَبِ، خُذُوا مَا حَلَّ وَدَعُوا مَا حَرُمَ “Ey insanlar! Allahtan (hakkıyla) sakının ve rızkınızı güzel yoldan isteyin. Hiç kimse (Allah’ın kendisine takdir ettiği) rızkı —geç de olsa— elde etmeden ölmeyecektir. Öyleyse Allah’tan (hakkıyla) sakının ve rızkınızı güzel yoldan isteyin. Helâl olanı alın, haram olanı terk edin!

Allah’ım tebliğ ettik mi; Sen şahit ol.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Muhammed Abdullah

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.