- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Müslümanlar İçin Tek Çözüm, Uluslararası Sistemden ve Onun Kapitalist İdeolojisinden Kurtulmaktır
Haber:
ABD Enerji Bakanı Fox News’e: İran’daki anlaşmazlıkta büyük bir çözüme yaklaşıyoruz dedi. (Euro News kanalı, 19/4/2026)
Yorum:
Çözümler çoktur ancak Müslümanların dikkat etmesi gereken en önemli şey, ideolojik bakımdan bu çözümlerin üzerine inşa edildiği kurallar konusunda bilinçli olmaktır.
Bilinçli kişiler için bilinmektedir ki bugün dünyamız, ister fertler isterse devletler düzeyinde olsun kapitalizmin dünyaya dayattığı değerler tarafından kontrol edilmektedir. Bu değerler, üzerine inşa edilen ve araçlar ve yöntemler de dahil bunlardan kaynaklanan her şeyle birlikte kutsal hükümler haline getirilmiştir. Özellikle de uluslararası ilişkilerin düzenlenmesi, savaş ve barıştaki hareketleri ve davranışları konusunda da kutsal hükümler haline getirilmiştir. Nitekim zaman geçtikçe bu değerler, tıpkı Allah korusun bir kulun yaratıcısıyla olan durumu gibi hiçbir devletin bunlardan asla çıkamayacağı bir duruma gelmiştir!
Bu durum, I. Dünya Savaşı'nın ardından ve daha önce 1850'deki Viyana Kongresi'nin aldığı kararlarla daha da pekiştirilmiş ve bu kararlar daha sonra Osmanlı Hilafetinin yıkılmasına yol açmıştır. Osmanlı Hilafetinin ortadan kalkmasıyla birlikte, dünyayı yöneten ve temel olarak insan onurunu korumaya, daveti taşıyarak ve cihat yoluyla onu halklara ulaştırarak onların üzerindeki zulmü kaldırmaya ve yöneticiler ile onların otoritelerinin temsil ettiği maddi engelleri kırmaya dayalı olan İslami değerler de ortadan kalkmıştır.
Bütün bunlar, halklara boyun eğdirmek ve onların kaynaklarını yağmalamak için farklı standartlarla istedikleri gibi yasallaştıran sermaye sahipleri ve şirketler tarafından temsil edilen büyük ülkelerin kendi çıkarlarına göre kontrol ettiği kapitalist sistemin getirdiklerinin tam tersi olup özellikle askeri olmak üzere sanayi gelişimleri de bu konuda onlara yardımcı olmuştur. Bizimle, özellikle de İslam beldeleri olmak üzere mevcut durumla ve Amerika’yı temsil eden bu küresel düzenin İran’a yönelik savaşla ilgili olana gelince; bu düzende, son yıllarda belirgin bir şekilde çatlaklar oluşmasına rağmen ancak Amerika İran’la olan savaş nedeniyle geri çekilse de yine de ülkelerimizi ve dünyayı kontrol etmeye devam edecektir.
Bölgemizdeki Amerika ve Batı ile olan savaş, bu düzenin liderleriyle, ajanları ve üsleriyle birlikte yabancı nüfuzun sona ermesinden sonra İslam beldelerinde yeniden İslam ile hükmetmeye ve İslam’ı, davet ve cihat yoluyla dünyaya taşımaya dayalı İslam ideolojisiyle bu düzenin tüm değerlerini yerle bir etmeyi hedefleyen ideolojik ve akidevi bir savaş dönüşmedikçe ekonomik ve toplumsal sorunlar artacaktır; mevcut verilere göre Allah’ın yardımıyla bu olacaktır.
İran’ın laikliği benimsemesi ve kapitalist sistemden kaynaklanan uluslararası normlara göre hareket etmesi onu, bu sistemin esiri haline getirmektedir. Özellikle İran milliyetçiliği kutsallaştırmakta ve devletini, Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kurduğu ve ondan sonra sahabeler ile Halifelerin izinden gittiği temellere göre inşa ederek İslam akidesiyle yönetmemektedir.
Son olarak İslam ümmetine diyoruz ki: uluslararası ve bölgesel koşullar, evlatlarınızdan güç ve kuvvet ehlinin yardımıyla siyasi varlığınızı kurarak risaletinizi taşıma konusundaki rolünüzü benimsemek için uygun bir hale gelmiştir. Şöyle buyuran Allah şüphesiz doğru söyledi: وَلاَ تَهِنُوا وَلاَ تَحْزَنُوا وَأَنتُمُ الأَعْلَوْنَ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ “O halde gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.” [Al-i İmran 139]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Muhammed Hamdânî – Irak