Logo
Bu sayfayı yazdır
Emced Yusuf Yalnız Değildi!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber - Yorum

Emced Yusuf Yalnız Değildi!

Haber:

Esad rejiminin çöküşünden önce çoğu Suriyelinin hayal bile edemeyeceği bir sahnede, 26 Nisan Pazar günü Şam'daki Adalet Sarayı, eski rejimin simgelerinin yargılanmasına yönelik ilk duruşmalara tanık oldu.

İlk duruşmanın hedefi, Beşar Esad ve kardeşi Mahir Esad'ın gıyabi yargılanması için hazırlıklara başlamanın yanı sıra Dera'daki Siyasi Güvenlik Şubesi Başkanı Atıf Necip ile Tadamun Mahallesi cinayetiyle suçlanan Emced Yusuf'un da aralarında bulunduğu bir dizi eski Suriyeli güvenlik ve askeri yetkilinin yüz yüze yargılanması olmuştur. Yargılamaların Vasim Esad, eski müftü Ahmed Hassun, eski İçişleri Bakanı Muhammed el-Şaar ve Hava İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Huveyce'yi de kapsayacağı beklenmektedir. (BBC Arabic)

Yorum:

Bu suçluların tutuklanıp götürülmesine ve yargılanmak üzere sanık kafeslerine konulmasına yönelik sahneler, Suriye halkının, hatta tüm Müslümanların en çok sevindiği sahnelerden biridir. Ancak aynı zamanda ülkemizdeki bir her yönetici ve yetkilinin de dikkate alması ve bundan ders çıkarması gereken sahnelerden biridir. Eğer akledebilirlerse, bu döngünün kendileri için değil de ümmet için olduğunu anlayabilirler.

Ancak bu sahneler, beraberinde son derece önemli endişeler ve sorular da taşımaktadır ki bunlardan biri de, örneğin Emced Yusuf'un tutuklanma zamanlaması hakkındaki sorudur; zira tutuklama, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın şarkı ve müstehcen dansların yer aldığı Al-Fayha Salonu'ndaki kutlamaya katılması ve ardından, onun huzurunda açıkça işlenen şerî muhalefetlere karşı kılını dahi kıpırdatmaması üzerine gelen geniş çaplı kınama ve eleştirilerin ardından gerçekleşmiştir! Zira birçok kişi, Emced Yusuf'un böyle bir zamanda tutuklanmasının, bu skandalı örtbas etmek ya da dikkatleri başka yöne çekmek için yapılan bir girişim olup olmadığını sorgulamaktadır.

Ancak meselenin en tehlikeli yönü bu değildir; bu yüzden Suriye halkının, yaşanan gelişmelerin gölgesindeki tutuklamalar ve yargılamaların bir kısmının, eski rejimin bileşenleri hatta direkleriyle kapsamlı bir hoşgörü ve uzlaşma sürecini örtbas etmeye yönelik günah keçilerinden başka bir şey olmadığı konusunda dikkatli olmaları gerekir. Sonuç olarak onların birçoğu affedilmiş, hatta onlar hâlâ devlet ve illerdeki görevlerde çalıştıkları gibi diğerleri ise yeniden atanmışlardır!

Suriye halkı ve tüm Müslümanlar şunu bilmelidir ki, hesap vermesi gereken suçlu sadece tetiği çeken, gözleri bağlayan ya da elleri kelepçeleyen kişi değildir; aksine vacip olan, tüm sistemi muhasebe edip kökünden söküp atmaktır; çünkü Emced Yusuf yalnız değildi; aksine onun arkasında, kendi ağzıyla da söylediği gibi dosyaları hazırlayanlar ve raporları yazanlar olduğu gibi onların hepsinin de üzerinde emirleri verenler, kışkırtanlar, fetvalar çıkaranlar, finanse edenler, silahlandıranlar, tutuklayanlar ve nakledenler de vardır. Başka bir deyişle Emced Yusuf ve Atıf Necib gibiler ile onların üzerinde yer alan Beşar Esad’ın, köklerinden sökülmesi gereken her tarafla bütünleşmiş ve kolları her yana uzanan bir ağı vardı. Hepimiz Beşar Esad’ın insanların önüne çıkıp mahallelerin ve şehirlerin bombalanmasını, rejiminin tek tek teröristlerle değil, bu teröristleri barındıran bir halk tabanıyla karşı karşıya olduğunu söyleyerek meşrulaştırdığını işitmedik mi?

Ahmed Şara rejiminin davranışlarında, Suriye halkının dikkat etmesi gereken daha da tehlikeli bir başka yön ise şudur: Emced Yusuf ve Atıf Necib gibi suçluları yargılamanın yanı sıra Beşar ile Mahir Esad'ı gıyaben yargılamakla yetinip, onların hepsini tiranlıklarına destek veren uluslararası çevrelerden izole etmesi, Rusya ile uzlaşıp onu ziyaret ederek katiliyle tokalaşması, İran ve onun kollarının suçlarını affetmesi, Suriye halkının kanına susamış Amerika'nın peşinden gitmesi, elleri masumların kanlarına bulaşmış rejimlerle uzlaşması; evet bunlar, en azılı düşmanların kucağına atılmaktan başka bir anlama gelmeyen tehlikeli bir göstergedir.

Gerçek düşmanlık ve muhasebenin, içeride ve dışarıdaki bu suçluların hepsini kapsaması gerekir; gücümüzün yettiğine kısas uygularız ama henüz gücümüzün yetmediğini ise ne affederiz ne de onunla uzlaşırız; aksi takdirde eski rejimin yeniden üretilmesinden korkmak gerekir; o zaman artık pişman olmak da bir fayda vermez Allah korusun.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdullah Hamad el-Vadi

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.