- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Müslümanlar Saldırıya Uğrarken, Müslüman Orduları Sadece Eğitim ve Konuşmak İçin Mi Varlar?!
Haber:
Mısır Savunma ve Savaş Üretimi Bakanı ve Silahlı Kuvvetler Genel Komutanı Korgeneral Eşref Salim Zahir, Üçüncü Saha Ordusu'na bağlı bir birimin gerçek mühimmat kullanarak yürüttüğü “Bedir 2026” askerlerinin taktiksel projesinin ana aşamasını tanıklık etti. (Kuveyt El Enba Gazetesi)
Yorum:
Müslüman ordularının, Allah Celle Celaluhu'nun, O'nun Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ve müminlerin düşmanlarıyla savaşmadıktan sonra ne faydası var ki? Bu ordular, Müslümanlar saldırıya uğrarken, sadece açıklamalar ve tatbikatlar için mi varlar?! Yoksa bu ordular, sadece “terörle mücadele” bayrağı altında Müslümanlarla savaşmak için mi varlar? Müslüman orduları, Yahudi varlığı da dahil olmak üzere tüm Amerikan askeri gücünü bir bileklik gibi kuşatmış olmalarına rağmen, günahkâr bir şekilde yüzüstü bırakmaya devam ediyorlar; eğer bu güçlü ordulardan biri, Müslümanların yurtlarında cirit atan bu yılana karşı harekete geçmiş olsaydı bu, tüm ümmetin birliğini ateşleyen bir kıvılcım olur ve Amerikalıları kendi yurtlarına geri dönmeye zorlardı.
Ey Müslüman orduları:
Yöneticiler sizi düşmanla savaşmaktan alıkoyuyorlar dediğinizde sizin göreviniz, yöneticileri ortadan kaldırıp size yardım etmesi için Allah’a itaat etmeniz değil midir? Gelin Raşidi Hilafeti kurmak için Hizb-ut Tahrir 'e nusret verin; zira sizleri, kâfirleri ve münafıkları geri çekilmeye zorlayacak kesin bir zafere doğru yönlendirecek olan Hilafettir. Peki neyi ve neden bekliyorsunuz?
Ahiretlerini ucuz bir bedel karşılığında satan, sizleri dünyanın izzetine ve ahiretin nimetlerine nail olma gibi büyük fırsatından mahrum bırakanlara kanmayın; ister zafer, ister şehitlik olsun, bu fırsatı bir an bile olsa kaçırmayın. Zira Müslim Sahihi’nde Mesruk’tan şöyle dediğini rivayet etmiştir: Abdullah’a şu ayet hakkında sorduk: وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُوا فِي سَبِيلِ اللهِ أَمْوَاتاً بَلْ أَحْيَاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma! Bilâkis onlar diridirler; Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar.” [Al-i İmran 169] O da şöyle dedi: Bunun hakkında Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e sorduk ve o da şöyle buyurdu: أَرْوَاحُهُمْ فِي جَوْفِ طَيْرٍ خُضْرٍ، لَهَا قَنَادِيلُ مُعَلَّقَةٌ بِالْعَرْشِ، تَسْرَحُ مِنَ الْجَنَّةِ حَيْثُ شَاءَتْ، ثُمَّ تَأْوِي إِلَى تِلْكَ الْقَنَادِيلِ، فَاطَّلَعَ إِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ اطِّلَاعَةً، فَقَالَ: هَلْ تَشْتَهُونَ شَيْئاً؟ قَالُوا: أَيَّ شَيْءٍ نَشْتَهِي وَنَحْنُ نَسْرَحُ مِنْ الْجَنَّةِ حَيْثُ شِئْنَا؟ فَفَعَلَ ذَلِكَ بِهِمْ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ. فَلَمَّا رَأَوْا أَنَّهُمْ لَنْ يُتْرَكُوا مِنْ أَنْ يُسْأَلُوا قَالُوا: يَا رَبِّ، نُرِيدُ أَنْ تَرُدَّ أَرْوَاحَنَا فِي أَجْسَادِنَا حَتَّى نُقْتَلَ فِي سَبِيلِكَ مَرَّةً أُخْرَى. فَلَمَّا رَأَى أَنْ لَيْسَ لَهُمْ حَاجَةٌ تُرِكُوا “Onların ruhları yeşil bir takım kuşların karnındadır. Onların arşa asılı kandilleri vardır. Cennette istedikleri yerde dolaşır; sonra bu kandillere inerler. Rableri onlardan öyle bir haberdar olur ki!.. Ve kendilerine: Bir şey arzu eder misiniz? diye sorar. (Onlar): (Daha) ne isteyelim, işte cennette dilediğimiz yerde dolaşıyoruz! Derler. Bunu kendilerine üç defa tekrarlar. Sorulmaktan bırakılmayacaklarını görünce: Ya Rabbi! Ruhlarımızı bedenlerimize iade buyurmanı dileriz! Ta ki senin yolunda bir kez daha öldürülelim! derler. Ve bir hacetleri olmadığını görünce bırakılırlar.”
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Musab Umeyr – Pakistan