Logo
Bu sayfayı yazdır
İran rejiminin Çökmesi, Putin’in Orta Asya’yı Kaybetmesine Yol Açar Mı?

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

İran rejiminin Çökmesi, Putin’in Orta Asya’yı Kaybetmesine Yol Açar Mı?

Haber:

27 Nisan'da Vedomosti haber ajansı, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin St. Petersburg'da düzenlenen bir toplantıda, İran'a verdikleri destekten dolayı Rusya'ya ve Devlet Başkanı Putin'e şükranlarını dile getirdiğini bildirdi.

Putin, Rusya'nın İran'ı desteklediğini ve bölgede barışın mümkün olan en kısa sürede yeniden tesis edilmesini sağlamak için elinden gelen her şeyi yapacağını vurguladı. Ayrıca İran'ın Dini Lideri Mücteba Hamaney'den bir mesaj aldığını belirterek, kendisine sağlık ve afiyet dileklerini iletti.

Yorum:

Arakçi'nin Pakistan'da Amerikalı yetkililerle görüşmeyi reddetmesinin ardından Trump, daha fazla utançtan kaçınmak için ve her zamanki kibirli edasıyla, yetkililerinin Pakistan gezisini iptal ettiğini duyurdu ve eğer İran konuşmak isterse bizimle kolayca iletişime geçebilir dedi.

Amerika ve Yahudi varlığının İran’a karşı başlattığı saldırganlığın başlamasından bu yana İran, Amerika’nın taleplerine boyun eğmeyi reddettiğini ortaya koymuş ve kendi çıkarlarına dayanan bağımsız bir dış politika izlemeyi sürdürmüştür. Rusya ve Çin ile olan ilişkileri de bunun bir örneği sayılmaktadır.

Arakçi, Pakistan'dan ayrılır ayrılmaz Rusya'yı ziyaret etti, ardından da Çin'e hareket etti. Rusya ve Çin, Amerika’nın İran’da rejim değişikliği gerçekleştirmeyi ve kendisine tabi bir rejim oluşturmayı başarması halinde neler olabileceğinin farkındadırlar. Bu nedenle her iki ülke de İran rejimini korumaya yardımcı olmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.

Çin'in aksine; zira Rusya kendisini zor bir durumun için bulmaktadır. Zira bir yönden, Ukrayna'nın akıbeti konusunda Putin ile Trump arasında zımni bir mutabakat bulunmaktadır. Nitekim Trump göreve geldiğinden beri, savaşı Rusya lehine sonlandırma umuduyla Putin'in birçok dosyada Amerika lehine nasıl defalarca tavizler verdiğini gördük. Ancak Ukrayna dosyası bugün bile hâlâ çözümsüz kalmaya devam ederken, Putin ise vadedilen zaferi beklemeyi sürdürmektedir. Eğer Putin şimdi Amerika'nın çıkarları karşısında İran'ı desteklerse, Trump'ın kendisine vadettiği Ukrayna'daki zaferi asla göremeyecektir.

Diğer yandan ise Putin, Orta Asya'yı kaybedebilir. Zira Orta Doğu; İran, Pakistan, Afganistan ve Orta Asya ülkeleri hariç, Amerikan askeri üsleriyle kaplıdır. Nitekim Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde, Pakistan, Afganistan ve tüm Orta Asya ülkelerine belirli roller biçilmiştir.

İran rejiminin çöküşü, Amerika’nın bölgeye yönelik askerî bir işgal başlatması için bir başlangıç noktası oluşturacaktır. Zira başlangıçta Amerika, İran topraklarında askeri üsler kuracak; ardından kaosu ve şiddeti yayarak bölgenin daha da derinliklerine doğru ilerlemeye başlayacak ve nihayetinde Orta Asya ülkelerine kadar ulaşacaktır. İşte o aşamaya gelindiğinde Putin, Orta Asya ülkeleri üzerindeki kontrolünü nihai olarak kaybedecek; Amerika ise sömürgeci genişlemesini sürdürerek daha sonra dikkatini Çin'e doğru çevirecektir.

Peki Putin bunun farkında mı? Pek olası değil. Zira küresel politikayı etkilemek ve onu kendi çıkarlarına hizmet edecek şekilde şekillendirmek isteyen herhangi bir devletin, dünya sahnesindeki lider gücün çıkarlarına gerçek bir tehdit oluşturması gerekir; ona yardım sağlayarak güvenliğini garanti altına alması ve çıkarlarına hizmet etmesi değil; işte Rusya'nın Amerika'ya karşı tam olarak yaptığı şey de budur. Nitekim bütün dünya Amerikan garantilerinin değerini bilmekte ve ortada kesinlikle hiçbir gerçek garantinin olmadığını idrak etmektedir. Zira lider devlet, sadece kendi çıkarlarının peşinden koşar ve güç dengesinde, kendisinden aşağıda kalan devletlere hiç aldırış etmez.

Ey Müslümanlar: Amerika'nın İran'da rejim değiştirme arzusu, bölgede barış ve düzen tesis etmeyi hedeflemediği gibi kesinlikle Müslümanların İslami yönetimi kurmasına yardımcı olmayı da hedeflememektedir. Ayrıca Rusya’nın İran’a yardım etmesi Müslümanların çıkarına değildir; aksine sadece Rusya’nın kendi çıkarlarına hizmet etmektedir. Eğer Avrupalı güçler bölgeye müdahale etmiş olsaydı, bu müdahale İslam’a ve Müslümanlara yardım etmek için olmayacaktı. Bizzat İran rejimine gelince; o kendi milliyetçi fikrine sımsıkı sarılmakta ve bölgede İslam'ın ve Müslümanların karşısında durmaktadır.

Bugün, İran rejimini temsil edilen tek bir devlet, dünyanın önde gelen gücü olan Amerika’ya karşı durmanın mümkün olduğunu göstermiştir. Böylece Amerika’ya karşı çıkmanın imkânsız olduğu yönündeki yanılsamayı yerle bir etmiştir. Bölgedeki çok sayıda Amerikan ajanları bile, Trump'ın İran'ı mağlup etmesine yardımcı olacak hiçbir şey ortaya koyamamıştır. Şüphesiz Allah Subhanehu ve Teala bugün Müslümanlara, her zamankinden daha fazla bütün işin bize bırakıldığını ve İkinci Raşidi Hilafet Devleti’ni kurmak için bizzat harekete geçmemiz gerektiğini göstermiştir; Allah’tan bizi bu konuda muvaffak kılmasını diliyoruz.

Allahu Teala Kerim Kitabı’nda şöyle buyurmuştur: إِنَّ اللّهَ لاَ يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتَّى يُغَيِّرُواْ مَا بِأَنْفُسِهِمْ “Şüphesiz ki bir kavim, kendi nefsini değiştirmedikçe; Allah da onları değiştirmez.” [Rad 11]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Eldar Hamzin

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.