Logo
Bu sayfayı yazdır
İşgalin Hapishaneleri, Başka Bir Soykırım Alanıdır

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

İşgalin Hapishaneleri, Başka Bir Soykırım Alanıdır

 

Haber:

Filistinli esirler arasında hastalıkların yayılması ve onların tedavi hakkından mahrum bırakılması, 8 Ekim 2023’te Yahudi varlığının Gazze Şeridi’nde başlattığı soykırımın başlangıcından bu yana tırmanan işkence ve sistematik suçların en belirgin tezahürlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Filistinli Mahkumlar Derneği, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, işgal hapishanelerinin, mahkumlar arasında yayılan hastalıkların yanı sıra hapishanelerdeki baskı ve saldırı operasyonları ile aç bırakma politikası nedeniyle bir soykırım alanına dönüştüğünü ortaya çıkarmıştır. (El Cezire Net, 01/06/2026)

Yorum:

İşgalin Gazze halkına karşı yürüttüğü soykırım politikasında, bombalamadan aç bırakmaya, tıbbi bakım ve tedaviden mahrum bırakmaya kadar yöntem ve araçları çeşitlilik göstermektedir; zira işgal, çocukları ve kadınları öldürmede, sığınma merkezlerine roketler yağdırmakta ve büyük bir kin ve nefretle onlardan yardım ve ilaçları engelleme konusunda ustalaşmıştır.

İşgalin soykırımı sadece onlarla sınırlı kalmamış; aksine işkence ve zulüm görmenin yanı sıra tedaviden mahrum bırakılan, bu yüzden de hastalıkların çoğalıp aralarında yayıldığı esirleri de kapsamıştır. Filistinli Mahkumlar Kuruluşları tarafından yayınlanan bir rapora göre işgal makamları, suçlama olmaksızın gözaltı politikalarının artmasının ve insanlık dışı olarak nitelendirilen tutuklama koşullarının gölgesinde, 2026 yılının Ocak ayı başına kadar hapishanelerinde 9.350'den fazla Filistinli esir ve tutukluyu gözaltında tutmaktadır. (El Cezire Net, 19/1/2026).

Nitekim hapishaneler, esirlerin kötü muameleye maruz kaldığı, hastalıklarının ve acılarının görmezden gelindiği, tedavi olmaktan ve ilaçları almaktan mahrum bırakıldıkları bir soykırım alanına dönüşmüştür.

Yahudi varlığı, küstahlık ve azgınlığında haddini aştı; ümmetin kutsallarına saldırmaya ve topraklarını ihlal etmeye devam ediyor, ama kimse kıpırdamıyor!

Gazze’nin özgür insanlarına zulmeden bu buluntu varlığın zorbalığını tanık oldukları halde Müslümanların başına gelen nasıl bir aşağılanmadır Allah aşkına?! Kardeşlerine karşı işlenen bu soykırım karşısında büründükleri ve sessiz kalıp kıllarını dahi kıpırdatmamaları nasıl bir acziyettir Allah aşkına?! Yoksa gözleri bu sahneyi görmeye ve kulakları bu haberleri işitmeye alıştı mı?!

Yüzüstü bırakmak, İslam ümmetine yapıştırılmak istenen yükseltilmiş bir başlık ve bir damga haline gelmiştir!

Ancak bu ümmetin gerçeği bunun tam aksidir; zira o, izzet ve egemenlik üzere yaratılmış bir ümmet olup Rabbi onu, أُمَّةً وَسَطاً “Vasat bir ümmet” [Bakara 143] ve خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ “İnsanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet” [Al-i İmran 104] olsun diye seçmiştir. Dolayısıyla o, alemlere hidayet ve rahmet taşıyan ve Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeye geri döndüğünde otoritesini, izzetini ve konumunu yeniden tesis edecek ve tüm zorbalara ve suçlulara son verecek olan bir ümmettir; işte o gün Allah, müminlerin kalplerine şifa verecektir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazdı
Zinet es-Sâmit

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.