- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Sömürgeci Kâfirlere Dokunmayıp Müslümanları Birbirleriyle Savaşmaya Çağırmak, Korkunç Bir İftiradır
Haber:
Suudi Arabistan Baş müftüsü Şeyh Salih bin el-Fevzan Perşembe günü yaptığı açıklamada, sınırlarda görev yapan birlikleri, canlarını feda etmek ve İran ile ittifak halindeki Husi grubuna karşı koymak için hazır olmaya çağırdı. Açıklama, Suudi Arabistan kuvvetlerinin Amerika adına yürüttüğü vekalet savaşını bir cihat ve ribat olarak nitelendirerek, ribat ve cihada teşvik eden Kur'an ayetleri ve hadislerle dolu olarak gelmiş ve açıklama şunları da eklemiştir: “Ey murabıt kardeşlerim, görevinizi yerine getirmeye, üstleri ve saha komutanlarının emirlerine azami hassasiyetle uymaya ve görevlerini yerine getirmeye her zaman hazır olmalısınız; tıpkı Allah Azze ve Celle'nin Peygamberi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sahabelerine emrettiği gibi." Bu kadar yanıltma ve aldatmayla yetinmemiş, bilakis şöyle devam etmiştir: “Siz, Peygamberin sahabelerinin izinden gidiyorsunuz, Müslümanların kutsallarını savunuyorsunuz ve tevhid sancağını dalgalandırıyorsunuz." Hatta uluslararası alanda tanınan ve Suudi Arabistan tarafından desteklenen Yemen hükümetinin ülkenin tüm toprakları üzerindeki otoritesinin pekiştirilmesini, “Yemenli kardeşlerimizin güvenlik ve huzur içinde yaşayabilmesi için en öncelikli görevlerden biri” olarak nitelendirdi.
Yorum:
Mekke İttifakı güçlerinin, İngiltere’nin ajanlarını ortadan kaldırmak, Amerika’nın nüfuzunu güçlendirmek ve orada Yemenli bir Karzayi'yi iktidara getirmek amacıyla Yemen’e girmesine zemin hazırlamak için, din adına yanıltma ve aldatma dolu bu otoriter siyasi bildiri gelmiştir; böylece müftü, Suud hanedanı yöneticilerine itaat ederek, insanları yanıltmak için konumunu istismar etmiştir; işte bu, apaçık bir hüsrandır; zira Ebu Hureyra Radıyallahu Anh’dan Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: إِنَّ فِي جَهَنَّمَ وَادِياً تَسْتَعِيذُ مِنْهُ جَهَنَّمُ كُلَّ يَوْمٍ سَبْعِينَ مَرَّة، أَعَدَّهُ اللهُ لِلْقُرَّاءِ الْمُرَائِينَ بِأَعْمَالِهِمْ، وَإِنَّ أَبْغَضَ الْخَلْقِ إِلَى اللهِ عَالِمٌ السُّلْطَانِ “Şüphesiz cehennemde öyle bir vadi vardır ki cehennem bile ondan her gün yetmiş kez Allah'a sığınır; Allah onu amelleriyle gösteriş yapan kurralar için hazırlamıştır ve şüphesiz Allah katında yaratılmışların en nefret edileni, sultanın âlimidir.”
Cihad ve ribat meselesi hiçbir Müslüman için gizli değilken, âlimlere nasıl gizli kalabilir ki?! Bu ise, Allah’ın kelimesini yüceltmek için Allah’ın düşmanları olan sömürgeci kâfirlerle savaşmak şeklinde olur; yoksa sömürgeci kâfire bağlılık üzerine kurulu yönetimlerinin temellerini sağlamlaştırmak ve zalim yöneticilerin tahtlarını korumak için olmaz; zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: قَاتِلُواْ الَّذِينَ لاَ يُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَلاَ بِالْيَوْمِ الآخِرِ وَلاَ يُحَرِّمُونَ مَا حَرَّمَ اللّهُ وَرَسُولُهُ وَلاَ يَدِينُونَ دِينَ الْحَقِّ مِنَ الَّذِينَ أُوتُواْ الْكِتَابَ حَتَّى يُعْطُواْ الْجِزْيَةَ عَن يَدٍ وَهُمْ صَاغِرُونَ “Kendilerine Kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Rasulü’nün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.” [Tevbe 29]
Suud Hanedanı yöneticileri, Müslümanların ordusunu, paralarını ve ülkelerini Amerika'nın projelerini ve bölgedeki çıkarlarını gerçekleştirmek için seferber ediyorlar.
Amerika ve Yahudi varlığıyla savaşmak cihattır ve Amerika'yı ve üslerini Haremeyn topraklarından, Yahudileri de Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in İsra’sından çıkarmaya ise; müftünün davet etmesi ve orduları bunu gerçekleştirmeye teşvik etmesi gereken şeydir. Müslümanlar arasında birlik çağrısı yapmak ve sömürgecilik adına vekâlet savaşlarında birbirleriyle savaşmayı bırakmak ise, âlimlerin, müftülerin ve davetçilerin dillerinden düşürmemeleri gereken şeydir.
Bir Müslümanı, Müslüman kardeşiyle savaşmaya çağırmak ve bunu cihad ve ribat olarak adlandırılmak ise bir saptırmadır; İslam'a ve ümmete karşı savaşan suçlu ajan yöneticilere itaat etmeye teşvik etmek ve ümmetin göğsüne demir ve ateş yumrukla çöreklenmiş iktidarı gasp eden yöneticileri emir sahipleri olarak nitelendirmek ise bizzat münkerdir.
Bir Müslümanın Müslümanla savaşması haramdır; zira Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: إِذَا الْتَقَى الْمُسْلِمَانِ بِسَيْفِهِمَا فَالْقَاتِلُ وَالْمَقْتُولُ فِي النَّارِ “İki Müslüman, kılıçları ile (birbirlerini öldürmek için) karşı karşıya gelirlerse, ölen de öldürülen de ateştedir.” Denildi ki: Ey Allah’ın Rasulü! Bu katildir, peki öldürülen kimsenin durumu nedir (o neden ateştedir)? Bunun üzerine Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: إِنَّهُ كَانَ حَرِيصاً عَلَى قَتْلِ صَاحِبِهِ “O da arkadaşını (Müslüman kardeşini) öldürme hususunda istekli idi.” İktidarı gasp eden zalim yöneticileri dost edinmek haramdır ve apaçık bir günahtır; zira Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: إِنَّهُ يُسْتَعْمَلُ عَلَيْكُمْ أُمَرَاءُ فَتَعْرِفُونَ وَتُنْكِرُونَ، فَمَنْ كَرِهَ فَقَدْ بَرِئَ، وَمَنْ أَنْكَرَ فَقَدْ سَلِمَ، وَلَكِنْ مَنْ رَضِيَ وَتَابَعَ “İleride birtakım yöneticileriniz olacaktır. Onları tanıyacaksınız ve reddedeceksiniz. Her kim onları tanırsa beri olur. Her kim onlara karşı çıkarsa selamette olur. Ancak her kim razı olur ve tabii olursa (o başka)!” Ribat ancak Allah’ın düşmanlarıyla savaşmakta olur; zira o, cihadın bir şeklidir; nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَأَعِدُّواْ لَهُم مَّا اسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِ عَدْوَّ اللّهِ وَعَدُوَّكُمْ وَآخَرِينَ مِن دُونِهِمْ لاَ تَعْلَمُونَهُمُ اللّهُ يَعْلَمُهُمْ “Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah’ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz.” [Enfal 60]
Dolayısıyla müftünün görevi, çağrısını Hicaz ordusuna, Husilere ve çatışan diğer taraflara yönelterek aralarındaki savaşı bırakmaya, İslam temelinde birleşmeye, sömürgecileri reddedip onları Müslümanların topraklarından çıkarmaya, başta Amerika ve Yahudi varlığı olmak üzere onlara karşı cihat ilan etmeye, Müslümanlara karşı komplo kuran tüm ajan yöneticileri ve liderleri kaldırıp atmaya ve Allah'ın Kitabı ve Peygamberi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sünnetiyle hükmedecek, ümmeti birleştirecek ve Müslümanların ülkelerini sömürgeci kâfirlerden kurtaracak bütün Müslümanların Raşid Halifesine biat etmeye çağırmak olmalıdır.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Mahmud El-Leysî - Mısır