Logo
Bu sayfayı yazdır
Doğu Türkistan Özgürlüğüne Kavuşmadıkça Çin İle Bir Dostluk Olamaz ve Asla da Olmayacaktır!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Doğu Türkistan Özgürlüğüne Kavuşmadıkça Çin İle Bir Dostluk Olamaz ve Asla da Olmayacaktır!

Haber:

3 Ekim'de Senato; bir yandan Özbekistan ile Orta Asya'daki diğer dört ülke ve diğer yandan da Çin arasında 17 Haziran 2025'te Astana'da imzalanan "İyi Komşuluk, Dostluk ve Sürekli İş Birliği Antlaşması"nın onaylandığını doğruladı. Bu, Orta Asya-Çin formatındaki ilk çok taraflı uluslararası antlaşma olup; siyasi ilkelerin yanı sıra ticaret, yatırım, ulaştırma, enerji, sanayi ve dijital teknolojiler alanlarında iş birliğinin genişletilmesini öngörmektedir.

Yorum:

İlk bakışta, "İyi Komşuluk, Dostluk ve Sürekli İş Birliği" ifadesi güzel olan diplomatik bir terim gibi görünebilir; ancak siyasette, devletler arasındaki ilişkilere verilen adlara değil, aksine bunların ardında yatan çıkarlara ve yükümlülüklere bakılır. Çin ise bu antlaşmayı “nesiller arası dostluk ilkesinin yasal bir çerçevede pekiştirilmesi” olarak yorumlamıştır. Antlaşma, her bir tarafın diplomatik prosedürlere uygun olarak antlaşmadan çekilme hakkı bulunmasına rağmen, herhangi bir süre sınırı belirlenmeksizin yürürlüğe girmiştir.

Bir diğer mesele de şudur; Orta Asya ile Çin arasındaki ilişkilerin, Doğu Türkistan meselesinden ayrı düşünülmesi imkansızdır. Bugün, işgal altındaki Doğu Türkistan'ı Çin yönetmektedir. Nitekim orada Uygurlar ve diğer Müslümanlara yönelik toplu tutuklamalar, geniş çaplı gözetim, dini ve etnik özgürlüklerin kısıtlanması uygulanmakte; birçok durumda erkekler hapsedilmekte, hatta her Müslüman Uygur ailesinin evinde putperest bir erkeğin zorla yaşaması dayatılmaktadır.

Buna dayanarak Müslüman Orta Asya halklarının ve rejimlerinin meseleye bakışı, Çin'den ne kadar yatırım geleceği açısından olmaması gerekir; aksine gerçek bir müminin tutumu, İslam'ın ve Müslümanların düşmanı olan kâfir Çin'in nasıl hesaba çekileceğini düşünmesini gerektirir. Ne yazık ki bu rejimler, yalnızca yükümlülüklerini unutmakla veya unutmuş gibi davranmakla kalmamışlar; aynı zamanda Amerika, Çin ve Rusya gibi İslam'ın ve Müslümanların düşmanı olan kâfir devletlerin köleleri hâline gelmişlerdir.

Bu rejimlerin Çin ile ilişkilerinin hizmet ettiği siyasi hedefler ne olursa olsun, bu ilişkiler asla ebedi ve olumlu olmayacaktır! Çünkü İslam ümmeti hâlâ canlıdır ve gaspçı müşrikleri en kısa zamanda kaçınılmaz olarak hesaba çekecek ve Doğu Türkistanlı Müslüman kardeşlerini özgürlüğüne kavuşturacaktır. Çin'in fethedilmesi ise sadece zaman meselesidir; işte o zaman bu rejimlerin ne hâle geleceğini göreceğiz. Allah'ın izniyle yakında, Allah Subhanehu’nun vaadi ve Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in müjdesi olan Raşidi Hilafet kurulacaktır.

Sevban Radıyallahu Anh’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: لَا تَزَالُ طَائِفَةٌ مِنْ أُمَّتِي ظَاهِرِينَ عَلَى الْحَقِّ لَا يَضُرُّهُمْ مَنْ خَذَلَهُمْ حَتَّى يَأْتِيَ أَمْرُ اللَّهِ وَهُمْ كَذَلِكَ “Ümmetimden bir taife hak üzerinde devam edip kalacaktır. Kendilerini terk eden kimseler onlara zarar veremezler. Allah’ın emri gerçekleşinceye kadar bu durum üzerinde kalacaklar.” [Sahih-i Müslim.] Bu mübarek ümmetin arasında hak üzere olan bir taife var olduğu sürece, düşmanların hileleri ve Müslümanlara karşı yaptıkları karşılıklı anlaşmalar hiçbir sonuç vermeyecektir. Zira ümmet, Allah'ın izniyle er ya da geç doğuya ve batıya egemen olacaktır. Bu ise sadece bir zaman meselesidir. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَانْتَظِرُوا إِنَّا مُنْتَظِرُونَ ”Bekleyin! Şüphesiz biz de beklemekteyiz!” [Hud-122]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Radyosu İçin Yazdı
İslam Ebu Halil - Özbekistan

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.