Logo
Bu sayfayı yazdır
Bir Araya Geldiler, Keşke Bir Araya Gelmeselerdi!  Seferberlik İlan Etmek Yerine, İhmalkarlık ve Hıyanet Çağrılarını Tekrarladılar!

بسم الله الرحمن الرحيم

Bir Araya Geldiler, Keşke Bir Araya Gelmeselerdi!
Seferberlik İlan Etmek Yerine, İhmalkarlık ve Hıyanet Çağrılarını Tekrarladılar!

Haber:

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ve Endonezyalı mevkidaşı Prabowo Subianto pazar günü, Sisi'nin 10 ve 11 Ekim tarihlerinde Endonezya'ya gerçekleştirdiği resmî ziyaretin sonunda, başta Gazze Şeridi'ndeki durum, Körfez bölgesindeki tırmanış ve Nil Nehri sularının güvenliği olmak üzere bir dizi bölgesel ve uluslararası konuları ele alan ortak bir bildiri yayımladı. Bildiriye göre iki cumhurbaşkanı, Yahudi varlığının Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te devam eden şiddet eylemleri ve askeri operasyonları karşısında derin endişelerini dile getirdiler, Yahudilerin yasa dışı yerleşim politikalarını ve faaliyetlerini kınadılar ve uluslararası hukuka ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarına göre bunların derhal ve tamamen durdurulması çağrısında bulundular."İki devletli çözüme dayalı ve uluslararası hukuka ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarına göre 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen, yaşanabilir ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik sarsılmaz desteklerini" yinelediler.

Yorum:

Öğrenen herkesi adeta dehşete düşürecek olan en büyük musibet; bu kınama ve eleştiri bildirisinin, sadece biri dahi az bir çabayla ve imkânlarının küçücük bir kısmıyla tüm Filistin’i nehirden denize özgürleştirmeye ve Yahudileri mübarek Filistin topraklarından kökünden söküp atmaya yetecek olan iki ülkenin yöneticisinden gelmiş olmasıdır.

Mısır, bölgesel güçlerin ön saflarında yer alan devasa bir stratejik ve beşerî derinliğe sahiptir; zira yaklaşık 111,2 milyonluk nüfusu, ordusuna askerlik hizmetine hazır 45,6 milyonun üzerinde bir insan kaynağı sağlamaktadır; ayrıca yaklaşık 440 bin muvazzaf askeri barındıran nizami bir orduya, 479 bin civarında yedek personele ve yaklaşık 300 bin kişilik yarı askeri güçlere sahiptir; beşeri kitle ile güçlü askeri doktrin arasındaki bu eşsiz bütünleşme, Mısır ordusunun Arap dünyasında 1. sıraya, dünya genelinde ise 12. sıraya yerleşmesini sağlamıştır.

Endonezya'ya gelince; yükselen askeri gücü, yaklaşık 281,5 milyonluk devasa bir nüfus tabanına (dünyanın en kalabalık dördüncü nüfus topluluğu) dayanmaktadır; Global Firepower'ın 2026 yılı sıralamasına göre Güneydoğu Asya'nın en güçlü askeri kuvveti olarak ilk sırada ve dünya genelinde 13. sırada yer almasını sağlayan bu askeri üstünlük; 404.500'den fazla muvazzaf askeri barındıran entegre bir ordu, 401 bin yedek personel, 250 bin yarı askeri kuvvet, 338 deniz unsuruyla bölgenin en büyük donanmalarından biri, aktif bir savunma sanayii ve 460 savaş uçağını içeren bir hava kuvveti ile desteklenmektedir.

Mısır ve Endonezya'nın, değişimi gerçekleştirmeye ve İslam beldelerine hayırlı olacak şekilde liderlik etmeye muktedir kılan bu devasa ve muazzam imkânları karşısında bu iki ülkenin yöneticileri pısırıklığı ve aşağılanmaya boyun eğmeyi seçmekten başka bir şey yapmamışlardır! Ayrıca onlar, başta Filistin ve halkı olmak üzere Müslümanların davalarını desteklemekten geri durmakla yetinmediler; aksine bunun da ötesine geçerek Müslümanların topraklarından Allah'ın düşmanları Yahudiler lehine taviz verilmesi ve vazgeçilmesi çağrısını tekrarladılar; oysa bu hain iki devletli çözüm, çevre ülkelerin durumunda olduğu gibi görevi Yahudi varlığını korumak olan topraklarının dörtte biri üzerindeki cılız bir devletçik karşılığında Yahudilerin Filistin'e yerleşip kök salmasını sağlamaktadır.

Basiret sahibi olan herkes için net bir şekilde ortaya çıkmıştır ki; başımıza gelen musibet, içinde bulunduğumuz kötü durum ve düşmanların bize dil uzatması, ordularımızı ve onların imkânlarını bize yardım etmekten ve halimizi değiştirmekten alıkoyan yöneticilerimiz yüzündendir. Oysa bizim ülkelerimiz zayıf ve imkânlarımız cılız değildir; aksine bizler, istendiği takdirde Filistin’i ve işgal altındaki tüm Müslüman ülkeleri günün birkaç saati içinde özgürleştirmeye muktedir olan devasa ordulara sahip güçlü ülkelere sahibiz; bunun gerçekleşmesini engelleyen tek şey, ajan yöneticilerimizden başkası değildir.

Haydi öyleyse ey Kinane ve Endonezya ordularının subayları ve kurmayları, korkak ve ajan rejimleri kaldırıp atın ve ilk fatihlerin siretini yeniden tesis edecek olan Raşid bir Halifeye biat edin. Çünkü sizler nusret ehlisiniz; o halde Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafeti kurmak için Hizb-ut Tahrir’e nusretinizi verin; zira bizler, sizlerle ve sizinle birlikte, ümmeti izzetine ve yüceliğine ulaştırmada ona liderlik etmeye muktediriz.

Allahu Teala şöyle buyurmuştur: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِن تَنصُرُوا اللَّهَ يَنصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a (Allah’ın dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı sabit kılar.” [Muhammed 7]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Mahmud El-Leysî - Mısır

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.