Logo
Bu sayfayı yazdır
Faiz, Bireyleri Ve Milletleri Yok Eden Bir Beladır!

بسم الله الرحمن الرحيم

Faiz, Bireyleri Ve Milletleri Yok Eden Bir Beladır!

Birçok hükümet ve uluslararası kuruluşlar, finansal açıkları kapatmanın çözümü olarak genellikle borçlanmayı sunmaktadır. İslam faizi kesin olarak haram kılmasına rağmen, ancak tüm Müslüman ülkeler öncelikle faizi benimsemekte ve "gericilik ve geri kalmışlığın sebebi" olarak nitelendirilerek şerî hüküm görmezden gelinmektedir! Peki Müslümanların yoksulluğunun ve onların diğer milletlerin gerisinde kalmasının sebebi İslam’ın hükümleri midir?

Bankacılık sistemleri ve kurumları her zaman krediler, ülkeyi kurtaracak projeler ve borcun değerini tazmin edecek hızlı kazançlar hakkında hayali bir tablo sunmaya çalışmakta ancak gerçeklikte kamu borcunun ülkeler üzerindeki yıkıcı etkisi aşağıdaki şekilde ortaya çıkmaktadır:

Kaynakların tükenmesi ve önceliklerin bozulması:Borç servisi (taksitlerin ve faizlerin geri ödemesi) genel bütçe üzerinde en büyük bir yüke dönüşmektedir; zira devlet, çocuklarının eğitimlerine ve sağlıklarına yaptığı harcamadan daha çok dış çevrelere borçlarını geri ödemeye harcama yapmaktadır. Hatta lüks ve refahlarıyla bilinen Körfez ülkeleri gibi zengin ülkelerin borçları bile 938 milyar Suudi Riyalini, yani 250,1 milyar ABD Dolarını aşmıştır. Ayrıca Amerika'nın borçları da 37 trilyon ABD Dolarını aşmış olup yıllık bütçesinin üçüncü büyük kalemi olarak 970 milyar Dolar ödeme yapmaktadır. Peki hangi proje, yıllık 970 milyar Doları telafi edecek geri kazançlar elde etme gücüne sahiptir ki?

Egemenliğin zayıflaması ve politikaların dayatılması:Özellikle uluslararası finans kuruluşlarından alınan krediler, genellikle zati iradenin dışında dayatılan katı şartlarla bağlantılı olarak gelmektedir; kamu mülkiyetlerinin özelleştirilmesini veya temel mallara uygulanan sübvansiyonların kaldırılmasını içeren bu şartlar, tebaanın maslahatlarını gözeten ve onların paralarını heder olmaktan ve bağımlılıktan koruyan İslam'daki yöneticinin sorumluluğu ile çelişmektedir.

Ekonomik bağımlılık ve kırılganlık: Faizli borçlar, bir ülkeyi küresel ekonominin dalgalanmalarının rehinesi (esiri) haline getirmektedir; zira küresel olarak faiz oranları yükseldiğinde, devletin bu kararda hiçbir eli (söz hakkı) olmaksızın geri ödeme faturası aniden artmaktadır; bu da Kuran-ı Kerim'de Allahu Teala’nın şu kavlinde uyardığı bir belirsizlik ve finansal adaletsizlik durumu oluşturmaktadır: يَمْحَقُ اللَّهُ الرِّبَا وَيُرْبِي الصَّدَقَاتِAllah faizi tüketir (Faiz karışan malın bereketini giderir), sadakaları ise bereketlendirir.” [Bakara 276] Buradaki tüketme, bereketin gitmesi ve yıkımın artmasıdır. Borç krizlerinde gördüğümüz şey buna bir örnektir.

Faiz meselesine basiret gözüyle bakan birisi, şerî hükme bağlı kalmanın hiçbir zaman yoksulluğun veya geri kalmışlığın sebebi olmadığını, aksine bireyleri ve toplumları borç ve sömürü bataklığına saplanmaktan koruyan güçlü bir engel olduğunu anlayacaktır; bu yüzden Allah'ın emirleri ve yasakları en iyi bir rehber olup bunların dar görüşlü beşeri yöntemlerle değiştirilmesi caiz değildir. وَأَنَّ اللَّهَ قَدْ أَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْماًAllah’ın, her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.” [Talak 12] 

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdurrahman Şakir - Mısır

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.