- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Doğu ve Batı'nın Yöneticilerinden Oluşan Epstein Çetesinin Suçları Demokratik Sistemin Gerçek Pisliğini Ortaya Koyuyor Tek Çözüm İse Hilafettir
Jeffrey Epstein dosyalarında ortaya çıkan, Batı'nın yönetici elitleri ve ülkelerimizdeki aşağılık ajanlarının karıştığı skandallara dünyanın tanık olduğu şey, bir tesadüf ya da arızi bir olay değildir, aksine demokratik sistemin bir gerçeğidir.
Allah Azze ve Celle'nin koymuş olduğu kanunlarını reddeden ve terörle mücadele, aşırılıkçılık ve köktencilik adına Allah'ın dinine ve şeriatına karşı savaşan demokratik sisteme, Müslüman ülkelerdeki bir avuç yönetici ve siyasetçi katılıyor.
Demokratik sistem, parlamentolar ve yasama meclisleri aracılığıyla insanı yasa koyucu yapmaktadır; bu nedenle parlamentolardaki üyeler, haramı helal ve helali de haram kılarak kendi nefislerini ilah edinmişlerdir; bu yüzden onlar, çocuklara tecavüz eden, kadın ticareti yapan, kan döken ve can alan ve hâlâ da bunları yapmaya devam eden Allah’ın düşmanlarıyla aynı saftadırlar.
Günümüz yönetici eliti, ateizmi teşvik eden ve Yaradan'ın varlığını inkar eden beyin yıkama yöntemleriyle, Epstein ailesi ve onların yozlaşmış rejimiyle bağlantılı politikacılar, liderler ve kapitalistler arasında en kötü şöhretli suçluların kontrolündeki yanıltıcı medya aracılığıyla, temel içgüdüleri ve arzuları kışkırtarak dünyayı kontrol etmektedir.
Gün yüzü gibi açık olan gerçek şudur ki, Allah Azze ve Celle'nin hükümleri insanların hayatından kaybolduğunda, şeytanın avenelerinin hükümleri galip gelir, böylece insanları rezil eder ve onlara eziyetlerinin en kötüsünü tattırır. Şeriatın hükmünün olmadığı her hüküm, insanlığa sefalet, sıkıntı ve sefil bir yaşam miras bırakır. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّي هُدًى فَمَنِ اتَّبَعَ هُدَايَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقَى * وَمَنْ أَعْرَضَ عَن ذِكْرِي فَإِنَّ لَهُ مَعِيشَةً ضَنكًا وَنَحْشُرُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَعْمَى “Birbirinize düşman olarak hepiniz cennetten inin. Artık benden size hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa o sapmaz ve bedbaht olmaz. Kim de beni zikrimden yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu, kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz.” [Taha 123-124]
Aynı şekilde her bir Müslümanın bildiği inkar edilemez gerçek şudur ki, eğer Allah'ın hükümleri insanların hayatından uzaklaşırsa, cehaletin hükümlerinin hakim olacağıdır. Zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: أَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللّهِ حُكْمًا لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ “Onlar hala cahiliye hükmünü mü arıyorlar? Kesin bilgiyle inanan bir topluluk için hükmü, Allah’tan daha güzel olan kimdir?” [Maide 50]
İnsanlık bugün, İslam'ı ikame edecek, onun şeriatını uygulayacak, insanlığı onurlandıracak ve onu kirli ve önemsiz demokratik sistemin sapkınlıklarından ve cehaletinden kurtararak İslam'ın ferahlığına ve onun doğru ve adil hükümlerine ulaştıracak onurlu bir devlete ihtiyaç duymaktadır. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَأَنَّ هَٰذَا صِرَاطِي مُسْتَقِيماً فَاتَّبِعُوهُ وَلَا تَتَّبِعُوا السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَن سَبِيلِهِ ذَٰلِكُمْ وَصَّاكُم بِهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ “Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır. İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti.” [En’am 153]
Allah'ın Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat ettiğinde, sahabeler sorunlarını çözmek ve kendileri için bir yaşam sistemi kurmak için yabancı ülkelere başvurmadılar. Sahabelerin liderleri ve Müslüman ordusunun komutanları, Perslere veya Romalılara bağlılık yemini ederek onların ajanları olmak ve düşmanların gündemini uygulamak gibi bir şey yapmadılar. Bugün İslam'ın düşmanlarına ihanet ve teslimiyet politikası izleyen Müslüman yöneticilerde olduğu gibi. Aksine Sahabeler, dini ikame etmek ve dünyayı İslam'a göre yönetmek için yönetim makamında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e halef olan bir Halifeye biat etme emrine bağlı kaldılar; zira bir araya geldiler ve Allah'ın şeriatını koruyacak ve insanları İslam'a göre yönetecek birini seçtiler. Böylece zorlu koşullarda ve ümmet gerçek bir sıkıntı içinde olduğu halde yönetimi üstlenen Ebu Bekir Sıddık Radıyallahu Anh'a biat ettiler. Ancak o, dini ikame etti, şeriatı uyguladı ve müminin izzeti ve Allah Azze ve Celle'ye olan güveniyle İslam'ın bayrağını dalgalandırdı ve Allahu Teala'nın hükümlerinin hiçbirinden taviz vermedi. Aksine şöyle dedi: “Ben hayattayken din mi zayıflayacak?! Allah'a yemin ederim ki, eğer Allah'ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e verdikleri bir deve yularını bile bana vermezlerse, onlarla savaşırım.”
İslam ümmetinin şerî vacibi işte budur: Yani Allah'ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kurduğu ve sahabelerinin (Allah onlardan razı olsun) muhafaza ettiği gibi bir devlet kurmaktır; zira bu devlet, İslam'ı tatbik edecek, Müslümanları birleştirecek, otoriteyi suçlu gaspçılardan çekip alacak, mazlumlara yardım edecek, saldırganları ortadan kaldırmak için cihat edecek ve alemlerin Rabbi Allah'ın şeriatının hükümlerinin hiçbirinde taviz vermeyecektir.
Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet Devleti, Allah Subhanehu’nun vaadidir; zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَعَدَ اللهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْأَرْضِ “Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına dair vaatte bulunmuştur.” [Nur 55] Ve şöyle buyuran Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in de müjdesidir: ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ “Sonra (yeniden) Nübüvvet Minhacı üzere (Raşidi) Hilafet olacaktır.”
Dolayısıyla çıkış yolu ve bu zulmün, fesadın, kaosun ve yıkımın ağırlığı altında inim inim inleyen dünyanın çehresini değiştirecek ve Allahu Teala'nın izniyle sömürgeci kafirlerin ve onların aşağılık değersiz ajanlarının etkisini ve kontrolünü sona erdirecek köklü çözüm Hilafettir.
Zira bu, yalanlanamayacak bir vaattir... Allah'ım bunu yakın bir zamanda nasip et ey alemlerin Rabbi.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Radyosu İçin Yazan
Muhammed Cami (Ebu Eymen) - Sudan