Logo
Bu sayfayı yazdır
Trump, Dünyaya ve Müslümanlara Ne İletmek İstiyor?

بسم الله الرحمن الرحيم

Trump, Dünyaya ve Müslümanlara Ne İletmek İstiyor?

Epstein dosyalarında belgelenmiş suçlamalar ve skandallar hakkında ortaya çıkan onca şeyden sonra bile Trump’ın, kibir ve küstahlığı durmamıştır; zira bunlar, onun kişiliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Nitekim Trump, İran'ı vurmakla tehdit ediyor ve İran rejiminin halkına karşı tutumunu bahane göstererek ülkenin iç işlerine müdahale ediyor; bu ise özellikle Lübnan'daki olmak üzere İran'ın bölgedeki uzantılarını ortadan kaldırma planlarıyla eşzamanlı olarak gerçekleşmektedir. Bunu da Amerika'ya olan mutlak bağlılığın gerçekleşmesini pekiştirme ve bölgenin hem kendi iradesine hem de üvey evladı Yahudi varlığının iradesine boyun eğmesini sağlama hedefiyle yapmaktadır ki böylece bölgede, ister bağımlılık safında olsun ister kararlarında bağımsızlık arayanların safında olsun, güç veya kuvvet etkisine sahip olduğunu hisseden hiç kimse kalmasın.

Trump, kendileri için bağımlılığa razı olanlara ve ülkelerini Amerika’nın planları için sadece bir yatırım malzemesi olması için açanlara karşı adeta bir dikte rolünü oynamaktadır; zira istediği gümrük vergilerini dayatmakta ve ülkelerin zenginliklerini ve kaynaklarını sistemli bir şekilde yağmalamaktadır. Trump’ın dünyaya ve İslam ümmetine iletmek istediği şey, kibirle yoğrulmuş benzersiz bir güç gösterisidir; amacı ise ümmetin iradesini kırmak ve ümmetin hakkını geri almayı ya da kendisine zulmedenleri cezalandırmayı düşünmesini bile engellemektir.

Gazze’ye karşı iki buçuk yıldır süren şiddetli savaş boyunca, bu uluslararası güçlerin medyasının kasıtlı olarak katliamları belgelediğini ve bunların dehşet verici ayrıntılarını ekranlara yansıttığını görüyoruz. Bu sistematik yayın, felaketzedelerin yararına olmaktan ziyade İslam beldelerinde ve Batı’da insanları boyun eğmeye ve zillete hazırlamayı hedeflemektedir. Yani sanki bu kaçışı olmayan bir kadermiş gibi ve sanki insanlar kendi işlerinden hiçbir şeye sahip olmayan sürülerden ibaretmiş gibi halkları bu despotluğa alışacak şekilde ehlileştirmeyi hedeflemektedir.

Ancak şu büyük gerçeği idrak etmek gerekir; Trump ve onun gibiler, sırf İslam’ın uluslararası sahnedeki kudretinin yokluğundan dolayı bu çılgınlığı ve insanlık değerlerine karşı bu açık küfrü sergileyebilmektedirler; ümmetin kesinlik, sabır ve kararlılıkla dünyada egemen bir güç olması için vahdetini temsil eden işte bu kudrettir. Ümmetin liderlik konumuna geri dönüşü, Allah’ın dini için çalışanlara yönelik vaadi ve Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in müjdesinden dolayı kaçınılmaz olarak gerçekleşecektir; zira İslam’ın, ancak sınırlarındaki murabıtları ve Allah’tan yardım ve zafer uman mensuplarıyla güçlü ve ayakta durması mümkündür.

Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَقَدْ مَكَرُوا مَكْرَهُمْ وَعِنْدَ اللَّهِ مَكْرُهُمْ وَإِنْ كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ الْجِبَالُ فَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ مُخْلِفَ وَعْدِه۪ رُسُلَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ ذُو انْتِقَامٍ “Hilelerinin cezası Allah katında (malum) iken, onlar tuzaklarını kurmuşlardı. Halbuki onların hileleriyle dağlar yerinden gidecek değildi! Sakın Allah’ın, peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.” [İbrahim 46-47]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Zübeyde Ümmü Osman – Mübarek Toprak (Filistin)

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.