- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Ramazan Serisi: İslam Tarihinin Aydınlatıcı Anları
Otuzuncu Bölüm
Ramazan… Ümmetin Gerçek Kalkınma Yönündeki Başlangıç Noktasıdır
Otuz gün ama etkisi yıllarca sürer. Ramazan sadece oruç ve ibadetlerden ibaret değildir; aksine kişinin kendini yeniden şekillendirmesi ve ümmetin gidişatını yeniden gözden geçirmesi için bir fırsattır. Zira her anı bir tefekkür, her saati bir sabır, her fiili bir hayır ve değişime doğru bir adımdır. Bu ayda birey, disiplin kapasitesini test edebilir ve kendisine ve ümmetine karşı sorumluluklarının bilincini yeniden kazanabilir.
Ramazan gerçek bir hayat okuludur. Çünkü Ramazan disiplini öğretir: zira ibadet ile iş arasındaki, birey ile toplum arasındaki, ihtiyaç ile görev arasındaki zamanı düzenler. Ayrıca tarihi okuma, gerçekliklerin verilerini anlama ve hakkı batıldan ayırma bilincini öğretir. Yoksulluğa, sıkıntıya, zulme ve bugün ümmetin karşı karşıya olduğu zorluklara karşı sabretmeyi öğretir. Hatayı ve doğru yolu görme ve akide ile maslahata uygun olacak şekilde hayatın önceliklerini belirleme yönünde kişinin kendini gözden geçirmesini öğretir.
İslam tarihi örneklerle doludur: Sahabeler büyük zorluklarla karşılaştıklarında, sadece silahlarla başlamadılar; aksine öz bilinçlenmeyle ve fikirlerini ve ilkelerini şeriata göre yeniden düzenlediler. Mekke'nin fethi, Bedir Savaşı ve zafer ile kurtuluş kıssaları; evet bunların hepsi, sahada gerçekleşmeden önce Müslümanın kendi konumunu ve rolünü anlamasıyla başlamıştır. Ramazan, bugün her bir Müslümana aynı fırsatı sunmaktadır: zira Müslümana rolünü anlama, önceliklerini yeniden belirleme ve ümmetin geleceğinin inşasına katkıda bulunmaya hazırlanma fırsatı sunmaktadır.
Eğer Müslümanlar Ramazan'dan, tarihlerine dair daha derin bilinçle ve kendi konumlarını ve ümmetlerine karşı sorumluluklarının boyutunu daha iyi bir şekilde idrak ederek çıkarlarsa, bu bilinç değişim için itici bir güç olacaktır. Bu sadece duygusal ya da ruhani bir his değildir; aksine bir Müslümanın nasıl çözümün bir parçası olabileceğinin, toplumunun ıslahına nasıl katkıda bulunabileceğinin ve ümmetin, evlatları net bir hadari projeye yöneldiğinde onun vahdetini ve gücünü nasıl geri kazanabileceğinin pratik olarak idrak edilmesidir.
Bugün ümmet, ekonomik, siyasi ve fikri krizlerle karşı karşıyadır; bu yüzden her Müslümanın, çözümün dışarıdan ve başkalarını beklemekten gelmediğini, aksine bilinç ve amelle başladığını görmesi gerekir. İşte Ramazan, Müslümanlara, bireysel tefekkür aşamasından toplumsal amele, kendini sorgulama aşamasından ise ümmetin ilkelerine göre yeniden inşasına katkıda bulunmaya geçme fırsatı sunmaktadır.
Haydi bu yılki Ramazan, gerçek bir başlangıç noktası olsun. Bir ayın sonu değil, aksine yeni bir vizyonun başlangıcı olmasının yanı sıra ümmetin fikrine ve projesine ciddi bir bağlılığın başlangıcı da olsun. Zira her namaz, her oruç ve her sadaka, disiplin ve sorumluluk üzerine bir eğitime dönüşebilir. Bir Müslümanın tarihi okumaya ve gerçekliği düşünmeye ayırdığı her saat, toplumda oynaması gereken gerçek rolü anlama yönünde atılmış bir adımdır.
Milletler ancak bilinçli ve sadık evlatlarıyla ayağa kalkabilir; ancak her birey en büyük hedef yönünde, yani ümmet milletler arasındaki gerçek konumunu geri kazanması yönünde harekete geçtiğinde ihtişamına geri dönecektir. Dolayısıyla Ramazan, sadece bir ibadet ayı değildir; aksine bir değişim okulu, iradeyi test etme meydanı ve ümmetin yeniden güçlü, muvahhit, zorluklarla yüzleşebilecek ve geleceği şekillendirebilecek bir hale gelmesi için ihtiyaç duyduğu dönüşümün bir başlangıcıdır.
Umut var, fırsat mevcut ve en önemli nokta da şudur: Değişim şimdi başlıyor; yani Ramazan ayında her Müslümanın, kendi rolünü ve ümmetine karşı sorumluluklarının bilincine varmasıyla, yani Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafetin olduğu İslam Devleti'nin gölgesinde yeniden yaşamayı hak eden tek bir ümmet olma bilincine varmasıyla başlar.
Hizb-ut Tahrir Mısır Vilayeti Medya Bürosu