- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
بدأ الإسلام غريباً... فطوبى للغرباء
“İslam Garip Bir Halde Başladı… Ne Mutlu O Gariplere”
Mefhumların birbirine karıştığı, gerçeklerin çarpıtıldığı, zihinleri kısıtlayan ve basiretleri saptıran sahte ikiliklerin insanlara dayatıldığı bir zamanda, hakkın nidası yeniden yükseliyor; eski ama yenilenen bir nida, gariplerin nidası; Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: بَدَأَ الْإِسْلَامُ غَرِيباً وَسَيَعُودُ غَرِيباً كَمَا بَدَأَ فَطُوبَى لِلْغُرَبَاءِ “İslam garip bir halde başladı ve yine garip bir hale dönecektir. Ne mutlu o gariplere.” [Müslim]
Garip olmak, bir zayıflık, bir inziva ya da bir yenilgi değildir; aksine ender olduklarında hak ehlinin sıfatı ve insanlar değiştiğinde sadıkların sebatıdır. Dolayısıyla bu, yolun garipliği değil, metodun garipliğidir ve acizliğin garipliği değil, bağlılığın garipliğidir.
Bu din garip bir şekilde başlamıştır; zira Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu dinle tüm ümmete karşı koyduğunda, onunla birlikte Hatice binti Huveylid, Ebu Bekir Sıddık, Ali ibn Ebu Talib ve Zeyd bin Harise gibi ilklerden mübarek bir grup vardı; sayıları azdı ama imanları büyüktü ve fitnelerin sarsamayacağı şekilde hak üzere sabitti.
Sonra zulüm şiddetlendi; bunun üzerine müminler, Cafer bin Ebu Talib'in liderliğinde ailelerini ve yurtlarını terk ederek dinleriyle birlikte Habeşistan'a hicret ettiler ve Kureyş'in zulmünden akideleriyle birlikte kaçtılar. Hicret, gerçeklikten bir kaçış değildi, aksine ideoloji üzerinde sebat etmek ve Allah yolunda fedakârlıktı.
Sonra Medine oldu; Ensar davete kucak açtı ve Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e yardım ettiler; böylece İslam toplumu ayağa kalktı ve İslam’ın risaletini bir nur olarak dünyaya taşımak için harekete geçti ve bu toplum, Allah bu dini üstün kılıncaya kadar pazarlığı bilmedi ve yamalı çözümlere razı olmadı. İşte burada Allah’ın şu değişmez sünneti tecelli etti: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ تَنْصُرُوا اللَّهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.” [Muhammed 7]
Bugün gariplik, yeniden geri döndü; ancak bu, coğrafi bir gariplik değildir; aksine tahrifatın ve sapkınlığın dalgalandığı bir dünyada, İslam'a Allah’ın indirdiği gibi sımsıkı sarılmaktaki bir garipliktir. Müslümanlar için, şu ya da bu kamp ve şu ya da bu batıl gibi sahte seçenekler ortaya atılıyor; dahası onların bazıları, sanki hak yokmuş ya da İslam'ın bir cevabı yokmuş gibi, seni iki tiranın arasına sıkıştırmaya çalışıyorlar! Bunlar, ümmeti kendi yolundan ve onu gerçek projesiyle meşgul olmaktan uzaklaştırmak için kurulan tuzaktan başka bir şey değildir.
İslam'ın yolu, iki batıl arasındaki bir seçim ya da çıkarları için çatışan taraflardan birinin yanında yer almak değildir; aksine İslam'ın yolu, Kureyş ile pazarlık etmeyen, Kisra'nın gücüne boyun eğmeyen, aksine Allah'ın yardımı gelinceye kadar O'nun emri üzerine sebat eden Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in izlediği bağımsız, açık ve sağlam bir yoldur. Zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: كُونُوا مَعَ الصَّادِقِينَ “Doğrularla beraber olun.” [Tevbe 119] Kurtuluş, eriyip gitmekte, renk değiştirmekte ya da yozlaşmış gerçekliğe ayak uydurmakta değildir; aksine hak üzere sebat etmekte ve insanların yozlaştırdığı şeyleri ıslah etmek için çalışmaktadır.
Ey garipler: Sizler yenilgiye uğramış bir azınlık değilsiniz; aksine sizler, bu dinin garip olduğu gün onu taşıyan, sabreden ve sebat eden, Allah'ın da kendilerine yardım edip iktidar verdiği kimselersiniz; ayrıca sizler, insanlar yozlaştırdığında ıslah eden, dengeler bozulduğunda sebat eden ve ağırlaştığında hakkı taşıyan kimselersiniz. Sakın çokluğa aldanmayın, gürültüler sizi korkutmasın ve batıl süslemelere de kanmayın; zira güzel akıbet muttakilerindir. Zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْأَرْضِ “Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına dair vaatte bulunmuştur.” [Nur 55] Bu, asla dönülmeyecek olan bir vaattir ancak onun bir yolu vardır; samimi bir iman, muhlis bir çalışma ve sarsılmaz bir kararlılık.
O halde sabredin; çünkü gariplik, bir son değil bir merhaledir. Sabredin; çünkü karanlığın rahminden şafak doğacaktır. Bu yüzden bu dini, saf, temiz, kusursuz ve hevanın tahakkümü olmadan ilk kez taşındığı gibi taşıyın.
Bugünkü gariplik, yarın iktidar olacaktır Allah’ın izniyle; لَقَدْ أَنزَلْنَا إِلَيْكُمْ كِتَاباً فِيهِ ذِكْرُكُمْ أَفَلَا تَعْقِلُونَ “Andolsun ki size içinde sizin için öğüt bulunan bir kitap indirdik. Akıl etmiyor musunuz?” [Enbiya 10]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Baha El- Hüseynî – Irak