Logo
Bu sayfayı yazdır

بسم الله الرحمن الرحيم

Davet Taşıyıcılarına Yönelik Tutuklamalar, Yargılamalar ve Baskıların Ardındaki Sır Ortaya Çıktı

Son dönemde sömürgeci Amerika’nın Sudan’ı parçalama ve İbrahim Anlaşmaları’nı imzalayarak Yahudi varlığıyla normalleşmeye sürükleme yönündeki hedefini gerçekleştirmek için Hızlı Destek Güçleri ile ordu arasında devam eden ve ülke halkını, öldürme, aç bırakma, yerinden edilme ve ülkenin kenar bölgeleri ile komşu ülkelerde mülteci durumuna düşürme gibi vahim sonuçları olan savaşın gölgesinde Müslüman ülkelerdeki mevcut rejimler, alimleri, cemaat mensuplarını ve özellikle de Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti gençlerini tutuklayarak, yargılayarak ve onların üzerine baskı uygulayarak davet taşıyıcılarına karşı sert bir kampanya başlatmıştır.

Bu koşulların gölgesinde Hizb-ut Tahrir, camilerde, genel alanlarda, pazarlarda ve elektronik ortamda Amerika’nın planlarını ifşa etme ve ümmetin maslahatlarını benimseme yönündeki şerî vacibini yerine getirmiş, bu da ülkemize göz diken Amerika’yı rahatsız etmiş ve bunun üzerine Amerika, Sudan hükümetine, ülkenin çeşitli şehirlerinde Hizb-ut Tahrir gençlerini tutuklamaları talimatını vermiştir; nitekim son olarak, el-Ubeyd şehrindeki gençler tutuklanmış ve kamu düzenini bozma suçlamasıyla para cezasına çarptırılmışlardır! Tutuklama ise el-Ubeyd camisinde yapılan bir konuşmanın ardından gerçekleşmiştir.

Dolayısıyla bu, talimatların efendileri Amerika’dan geldiğini ve Sudan yetkililerinin de bunları davet taşıyıcılarına karşı uyguladığını ortaya koymaktadır. Ülkedeki kamuoyunun şaşkınlığının ve kınamasının gölgesinde, mal ve namusa saldıranlar serbestçe dolaşıp cezalandırılmazken, hatta ülkenin cumhurbaşkanı Hızlı Destek Güçleri'nden bir komutanı karşılayıp onu affederek kendisine bir araba hediye ederken, nasıl olur da barışçıl faaliyetlerde bulunanlar ve camide konuşma yapanlar tutuklanabilirler?!

Bu, ABD Başkanı Trump'ın damadı Kushner'in son günlerde medyada dolaşan bir videoda yaptığı açıklamada ortaya çıkmaktadır; zira CNN, Jared Kushner'ın 2021 yılına ait açıklamalarında şöyle dediğini aktardı: “(İsrail) ile normalleşmeyi kolaylaştırmak için birçok camide temizlik yaptık.”

Ümmetin yerinden edilip tehcir edilmesiyle ilgili olana gelince; Amerika’nın politikaları açıktır; zira İngiliz The Guardian gazetesine göre 15 Şubat 2024’te Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir röportajda Kushner şöyle demiştir: “Ben İsrail’in yerinde olsam Gazze'den insanları çıkarır ve bölgeyi temizlerdim.”

O zaman ümmetin içindeki muhlislere yönelik bu önlemler, İslami minbere karşı yürütülen bu savaş ile tehcir ve yerinden edilme politikaları, Müslüman ülkeleri parçalayıp zayıflatarak ve onların bileşenleri arasında çatışmaları ve fitneleri körükleyerek Yahudi varlığını korumaya yöneliktir.

İslam ümmetinin üzerine düşen, işlerinde kararlı olmak, kafir Batı’nın ve Yahudi varlığının emirleri doğrultusunda hareket eden bu ajan ve hain rejimleri değiştirmek için çalışmak ve Allah Subhanehu’nun vaadi ve sevgili peygamberimiz Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in müjdesi olan Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Raşidi Hilafeti kurarak İslam’ın otoritesini yeniden tesis etmektir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan

Abdullah Hüseyin (Ebu Muhammed Fatih) - Sudan

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.