- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti:
2026 Mayıs Ayı Faaliyet ve Etkinlikleri
Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti, son aylarda halkla temas faaliyetlerini yoğunlaştırmış, ümmeti kendisiyle birlikte çalışmaya ve büyük İslam yapısı olan Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet'in kurulmasına davet etmiştir. Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti'nin Mayıs ayı boyunca öne çıkan faaliyetleri şunlardır:
1. Avrupa'nın Sudan siyasi sahnesinde görünme girişimleri
Sudan'da Amerika'nın kurguladığı savaşın başlamasından bu yana Avrupa, savaşı durdurmaya çalışmakla meşgul olmuş, hatta Sudan siyasi sahnesine kendi adamlarını ortak etmeye çalışmıştır. Bu amaçla Londra, Paris, Cenevre ve son olarak Nisan 2026'da Almanya Dışişleri Bakanlığı'nın davetiyle Berlin'de çeşitli konferanslar düzenlenmiştir.
Bunun üzerine Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Resmî Sözcüsü, düzenlediği basın toplantısında Sudan üzerindeki uluslararası nüfuz mücadelesinin gerçek yüzünü ortaya koymuştur. Avrupa'nın bir yardım kuruluşu olmadığını, gerçekte Sudan halkının bu anlamsız savaş nedeniyle yaşadığı sıkıntılarla ilgilenmediğini, asıl amacın ise Amerika'nın adamları olan askerî kesimin elindeki iktidarı alıp kendi adamları olan sivil güçlere vermek olduğunu ifade etmiştir. Bu durumun konferansların sonuç bildirgelerinde açıkça görüldüğünü belirtmiştir. Son Berlin Konferansı'nda da "Bu sivil süreç, kapsamlı bir siyasi geçiş için temel bir adımdır." denilmiştir. Ancak açıklamaya göre Amerika'nın entrikaları bu girişimleri başarısızlığa uğratmaktadır.
2. Sudan'da Marshall Projesi
Sudan Başbakanı Kamil İdris, 18 Nisan 2026 Cumartesi günü Hartum'da gazetecilerle yaptığı görüşmede, savaşın yıkımlarını yeniden inşa etmek amacıyla "Sudan Marshall Projesi"nin öncülük edeceği stratejik projeler paketinin başlatılacağını açıklamıştır.
Bunun üzerine Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Resmî Sözcü Yardımcısı Muhammed Câmi' Ebu Eymen, bu açıklamayı yorumlayarak hükümetin "Hartum'u Amerikan şirketlerine teslim etmekten çekinmediğini" söylemiş ve Sudan yönetiminin son dönemde Amerika'ya boyun eğdiğini açıkça göstermekte ve onun gündemini uygulamak için çaba sarf etmekte olduğunu ifade etmiştir.
Ayrıca, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan'ın 26 Kasım 2025 tarihinde Wall Street Journal'da yayımlanan makalesini hatırlatmış ve Burhan'ın şu sözlerini aktarmıştır:
"Sudan, terörle mücadelede ve yıkılan şehir ve kasabaların yeniden inşasında Amerika Birleşik Devletleri'nin güçlü bir ortağı olmak istemektedir. Amerikan şirketleri yeniden inşa, yatırım ve uzun vadeli kalkınmada önemli bir rol oynayacaktır."
Ebu Eymen, Amerika'ya güvenmenin tehlikelerine dikkat çekerek onun "yoksulların kanını emen ve buna aldırmayan kötü bir devlet" olduğunu söylemiştir.
3. Sudan'daki savaşın sonuçları
Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Medya Bürosu, Sudan Vilayeti Merkezi İletişim Komitesi Başkanı Nasır Rıza'yı "Savaş dördüncü yılına girerken... Sudan nereye gidiyor?" başlıklı bir programda ağırlamıştır.
Programda savaşın yıkıcı ekonomik etkileri, sahadaki durum ve savaşın askerî olarak sonuçlanacağına dair herhangi bir işaret olmaksızın çatışmaların sürmesi ele alınmıştır. Ayrıca, askerî kurumun kontrolü dışında bulunan silahlı güçlerin sayısının 110'a ulaşması nedeniyle Sudan'ın Somali benzeri bir parçalanma sürecine sürüklenebileceği uyarısında bulunulmuş, Libya senaryosunun Sudan'da da görülmeye başlandığı ifade edilmiştir.
4. Hayat pahalılığı dalgaları ve Hizb-ut Tahrir'in tutumu
Hükümetin kapitalist ekonomik politikaları uygulamaya devam etmesi ve uluslararası finans kuruluşlarının reçetelerine bağlı kalması sonucu, özellikle elektrik tarifelerindeki ani artışla birlikte beklentilerin ötesinde ağır bir hayat pahalılığı yaşanmıştır.
Bunun üzerine Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Resmî Sözcüsü bir basın açıklaması yayımlayarak hükümetin davranışlarını "karanlıkta hırsızlık yapan bir hırsızın davranışlarına" benzetmiş ve İslam'ın elektrik gibi kamu mülklerine nasıl yaklaştığını açıklamıştır.
Ayrıca, Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Medya Bürosu 2 Mayıs 2026 tarihinde "Hayat pahalılığı dalgaları, hükümet politikalarının kısırlığı ve İslam'ın çözümleri" başlıklı aylık forumunu düzenlemiştir. Burada fiyat artışlarının sebepleri, hükümetin başarısız çözüm önerileri ve Batılı sömürgeci ülkelerden ithal edilen ekonomik reçetelerin haram oluşu ele alınmış; İslam'ın ekonomik sorunlara sunduğu çözümlerin gerçek ve kesin çözümler olduğu ifade edilmiştir.
Aynı dönemde, 16 Mayıs 2026'da Gedaref şehrindeki ofisinde düzenlenen periyodik forumda ekonomik gerileme, ekonomik politikaların başarısızlığı ve idarî yetersizlikler ele alınmış; Sudan'ın tarım, sanayi ve hayvancılık potansiyelinin, İslam esasına dayalı bir devlet kurulduğu takdirde ekonomik sorunları çözmeye yetecek düzeyde olduğu belirtilmiştir.
5. İHA saldırılarının yoğunlaşması ve şehirlerin hedef alınması
Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF), kontrol ettikleri bölgelerden ve özellikle Etiyopya başta olmak üzere komşu ülkelerden kalkış yapan insansız hava araçlarıyla saldırılarını artırmıştır. Bu gelişme, göreceli bir sakinlik döneminin ve Bakanlar Kurulu'nun Hartum'a taşınmasının ardından yaşanmıştır.
Bunun üzerine Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Resmî Sözcüsü bir basın açıklaması yayımlayarak, Amerika'nın ajanları ve çatışmanın taraflarının ateşkese ulaşmak için uyguladıkları baskılara dikkat çekmiştir. Açıklamada, Mesad Boulos'un zaman zaman duyurduğu bu ateşkeslerin "ne savaş ne barış" durumunu kalıcı hale getireceği ve nihayetinde Darfur'un Sudan'dan koparılmasına yol açacak bir anlaşmaya zemin hazırlayacağı ifade edilmiştir.
6. Dış ziyaretler ve uluslararası meşruiyet mücadelesi
Egemenlik Konseyi Başkanı General Burhan, Nisan 2026'da Suudi Arabistan, Umman Sultanlığı, Bahreyn ve diğer ülkelere çeşitli ziyaretlerde bulunmuştur. Aynı dönemde Başbakan Kamil İdris de Vatikan ve ardından Britanya'yı ziyaret etmiştir.
Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti, bu ziyaretlerin arkasındaki amacı değerlendirerek bunların hükümete uluslararası meşruiyet kazandırma çabalarının bir parçası olduğunu belirtmiştir. Parti Sözcüsü İbrahim Osman Ebu Halil, özellikle Britanya'nın, Amerika'ya bağlı askerî yöneticilerden iktidarı alıp kendi adamlarına vermeye çalıştığını söylemiştir. Bunun, eski başbakan Hamduk'un öncülük ettiği Berlin Konferansı'nda da görüldüğünü ve Hamduk'un kendisini Sudan'ın temsilcisi olarak sunduğunu ifade etmiştir.
Sözcü, bunun eski fakat yeniden canlanan bir Anglo-Amerikan nüfuz mücadelesi olduğunu ve ilkelere dayalı bir devlet kurulmadıkça bu mücadelenin süreceğini söylemiştir.
7. Tanıtım ziyaretleri
Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Merkezi İletişim Komitesi Başkanı Nasır Rıza, partiyi ve amacının Nübüvvet metodu üzere Hilafet'i kurarak İslami hayatı yeniden başlatmak olduğunu tanıtmak amacıyla çeşitli ziyaretler gerçekleştirmektedir.
Bu kapsamda bir heyete başkanlık ederek Kassala şehrindeki ikametgâhında Hausa Kabilesi Genel Emiri'ni ziyaret etmiş, Emir ümmetin İslam projesi etrafında birleşmesi gerektiğini vurgulamış ve kabilecilik taassubunun terk edilmesinin aciliyetine dikkat çekmiştir.
8. Siyasi konuşmalar ve halkla buluşmalar
Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti, pazar yerlerinde ve kamuya açık alanlarda siyasi konuşmalar düzenlemekte; halkın sorunlarını ele almakta, mevcut çözüm yöntemlerinin yetersizliğini ortaya koymakta ve İslam'ın getirdiği ilahî çözümleri güçlü bir şekilde sunmaktadır.
Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayetindeki Merkezi Medya Ofisi Delegesi
Çarşamba, 3 Zilhicce 1447 - 20 Mayıs 2026

https://hizb-ut-tahrir.info/tr/index.php/dava-haberleri/sudan/25788.html?print=1&tmpl=component#sigProId238adcf95e

İlgili Bağlantılar: