Perşembe, 01 Safer 1448 | 2026/07/16
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Afganistan
Medya Bürosu

No: AF-BA-2026-MB-TR-08 H. 29 Muharrem 1448
M. Salı, 14 Temmuz 2026

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Kadın Konferansı: Batılı Değerlerin Propagandasını Yapma ve Müslüman Kadınların Kanının Akıtılması Karşısında Sessiz Kalma Platformudur

Pakistan’ın başkenti İslamabad, 12-13 Temmuz 2026 tarihlerinde İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) bağlı 9. Kadın Bakanlar Konferansına ev sahipliği yaptı. Konferansa, 57 ülkeden yaklaşık 190 kadın temsilci katıldı. Afganistan hükümetinden hiçbir temsilcinin yer almadığı konferansta kadınların eğitimi, güçlendirilmesi ve toplumsal hayata katılımı gibi konular ele alındı. Bu konferans, “kadının güçlendirilmesi” süslü söylemleri altında toplanırken; Filistin’in Batı Şeria bölgesindeki Müslüman kadınlar, Yahudi varlığının vahşi baskınlarına, tutuklamalarına, zorunlu göç ve şiddetine maruz kalıyor. Gazze’deki kadınlar; acımasız bombardımanlar, abluka ve açlık altında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Komünist Çin hükümeti; Doğu Türkistanlı kadınları toplama kamplarına kapatarak, kısırlaştırarak, doğum kontrol tedbirleri dayatarak ve onları Çinli erkeklerle evlenmeye zorlayarak Uygur Müslümanlarını zorla asimile etmeye ve İslami kimliklerini yok etmeye çalışıyor. Arakanlı (Rohingya) Müslüman kadınlar; katliam, tecavüz, tehcir ve vatandaşlıktan mahrum bırakılma zulmü altında inim inim inliyor. Hindistan’da, özellikle de Assam ve Keşmir eyaletlerindeki Müslüman kadınlar, faşist Hindutva rejiminin baskı ve şiddetiyle karşı karşıya kalıyorlar. Rusya’dan Avrupa ve Amerika’ya kadar Müslüman kadınlar; İslam düşmanlığıyla (İslamofobi) ve başta başörtüsü yasakları olmak üzere şer’i amellerine yönelik kısıtlamalarla yüzleşiyorlar...

Tüm bunlara rağmen bu konferans, dünyanın farklı bölgelerinde Müslüman kadınların karşı karşıya bulunduğu ağır zulüm, şiddet ve acılar karşısında açık, kararlı ve fiilî bir tavır ortaya koymak yerine, kadın meselesini Afganistan’daki yönetim üzerinde siyasi baskı kurmanın bir aracına dönüştürmeye çalışıyor. Bu yaklaşım, bu zirveyi tertipleyenler için kadın meselesi, gerçek bir insani endişeden ziyade, sömürgeci uluslararası nizamın dayattığı seküler standartları empoze etmek ve siyasi emellerine ulaşmak için kullanılan kirli bir araçtan ibaret olduğunu açıkça gösteriyor.

Dolayısıyla, bu tür konferansların güvenirliği; süslü nutuklar, içi boş deklarasyonlar, resmi aile fotoğrafları veya katılımcı sayısıyla değil, ancak yaptırım gücü olan somut adımlarla ölçülmelidir. Esasen Mescid-i Aksa’yı ve Filistin davasını savunma iddiasıyla kurulan İslam İşbirliği Teşkilatı, üye devletlerinin sahip olduğu muazzam siyasi, ekonomik, askerî ve hatta nükleer imkânlara rağmen, İslam beldelerinin temel meselelerini etkin biçimde savunmada başarısız olmuştur. Teşkilatın tarihi sicili; tiyatral zirvelerden, içi boş söylemlerden, tekrarlanan cılız kınamalardan ve teslimiyetçi geçici çözümlerden ibarettir!

İşte bu yüzden bu konferans, Ümmetin kaderini belirleyen asıl hayati meselelerden kaçınmakta ve “kadının güçlendirilmesi” maskesi altında seküler Batılı değerlerin dayatılmasına zemin hazırlamaktadır. Bu teşkilatın yaklaşık 57 yıllık başarısızlığı, sessizliği ve ihanetinden sonra, Müslüman Ümmetin ondan zerre kadar hayır beklemesi saflık olacaktır. Müslümanların topraklarını, kutsallarını ve kanlarını korumaktan aciz olan bu uyduruk rejimler, Müslüman kadının dertlerine nasıl derman olabilir ki?

Bu nedenle, sömürgeci küresel güçler tarafından dayatılan bu başarısız gündemleri kesin bir dille reddetmek gerekir. Ümmet; ulus devletlere, Batı’ya bağımlı yöneticilere ve başarısız uluslararası kuruluşlara bel bağlamak yerine, kendi birliğini yeniden kurmak için fikrî mücadele ve siyasi çalışmayı sürdürmeli; Nübüvvet metodu üzere kurulacak İkinci Raşidi Hilafet Devletinin ikamesi için çalışmalıdır. Ancak bu devlet ümmeti sömürgeci hâkimiyetten kurtaracak, yapay sınırları kaldıracak, bütün Müslümanların; özellikle de Müslüman kadınların topraklarını, mukaddesatını, izzetini ve haklarını koruyacaktır.

يَعِدُهُمْ وَيُمَنِّيهِمْ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ إِلَّا غُرُوراً“Şeytan onlara (birçok) vaatte bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaatte bulunuyor.” [Nisa 120]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Afganistan
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: 
http://hizb-afghanistan.org/
E-Mail: info@hizb-afghanistan.org

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER