حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Afganistan
Medya Bürosu
| No: AF–BA–2026–MB–TR–13 |
H. 23 Cumâde’l Ûlâ 1448 M. Salı, 03 Kasım 2026 |
Rubio’nun G20 Toplantısında Yaptığı Açıklamalara Yanıt: Amerikan Arabuluculuğu, Siyasi Aldatmacadan ve Afganistan Üzerindeki Baskıların Sürdürülmesinden Başka Bir Şey Değil
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, son G20 toplantısında Amerika’nın Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır ve siyasi anlaşmazlıklarda arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu iddia etti. Ayrıca Pakistan’ın, Afganistan topraklarından gerçekleştirilen terör saldırılarından endişe duyduğunu ileri sürdü.
Hizb-ut Tahrir / Afganistan Vilayeti Medya Bürosu, bu açıklamaların Amerika’nın siyasi aldatmacasının ve sömürgeci hedeflerini diplomasi ve arabuluculuk kisvesi altında gizleme girişiminin bir başka örneği olduğunu vurgular. Bu açıklamalar, Amerika’nın çifte standartlı siyasetini yansıtmaktadır. Zira Amerika bir taraftan Pakistan ile yakın askerî ve güvenlik ilişkilerini sürdürmekte ve Afganistan üzerinde siyasi ve güvenlik baskıları uygulanmasında rol oynamaktadır. Diğer taraftan ise kendisini arabulucu olarak takdim ederken, gerçekte nüfuzunu pekiştirmeye ve stratejik çıkarlarını güvence altına almaya çalışmaktadır.
Bizler, Pakistan’ın Afganistan’a karşı izlediği baskı, tehdit ve sınır ötesi bombardıman siyasetinin tamamen Amerikan projesi olduğunu, bu projenin Pakistan ordusu ve hain yöneticileri tarafından Washington adına uygulandığını defalarca dile getirdik. Hatta Afganistan ile Pakistan arasındaki çatışmanın devam etmesi, Amerika’nın siyasi ve güvenlik alanındaki nüfuzunu genişletmesi için daha fazla fırsat yaratacaktır. O halde bu baskıların bizzat mimarı, uygulayıcısı ve en büyük faydalanıcısı olan Büyük Şeytan’ın arabuluculuğuna veya müdahalesine herhangi bir kimse nasıl umut bağlayabilir?!
Amerikalılar “terörizmle mücadele”den söz etmektedirler. Oysa Amerika, terörizmin başlıca uygulayıcılarından biridir ve örgütlü uluslararası suçların bizzat merkez üssüdür. Amerika’nın terörizminin en açık örnekleri arasında Gazze’deki vahşi soykırıma verdiği mutlak destek, İran’a yönelik saldırganlığı ve Hürmüz Boğazı ile bölge sularında sergilediği korsanları andıran zorbalık bulunmaktadır. Öyleyse elleri milyonlarca insanın kanına bulanmış ve halkların servetlerini yağmalamış bir devlet, hangi ölçüye dayanarak barışın ve “terörizmle mücadelenin” savunucusu olduğunu iddia edebilir?!
Hakikat son derece açıktır: Amerika ve Pakistan ordusu, Afganistan üzerinde baskı uygulamak amacıyla birlikte hareket etmektedir. Böylece Afganistan’ın bölgede İslami bir dönüşümün başlangıç noktası hâline gelmesini ve Amerika’nın sömürgeci çıkarlarına yönelik bir tehdit oluşturmasını engellemeye çalışmaktadırlar. Afganistan’ı kibirli ve tahakkümcü uluslararası sistemin kenarında tutmak; köhnemiş ulus-devlet anlayışı ve Batılı değerler çerçevesinde sınırlandırılmış, etkisizleştirilmiş ve tarafsız bir konumda bırakmak istemektedirler.
Afganistan ve Pakistan’daki ihlaslı güç ve nüfuz sahiplerine mesajımız şudur: Bu iki Müslüman ülke arasındaki çatışma, Müslümanların gücünü ve imkânlarını zayıflatmaktan ve yabancı güçlerin daha fazla müdahalesinin önünü açmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Dolayısıyla şer’î hükümler ve doğru siyasi bakış açısı, Pakistan ve Afganistan’ın bu yıkıcı fitneye son vermelerini ve ulusal çıkarlar üzerine kurulu politikalardan vazgeçmelerini gerektirmektedir. Bunun yerine gerçek İslami misyonlarına yönelmeleri elzemdir. Bu misyon da; İkinci Raşidi Hilafet’i kurmak, İslam ümmetinin birliğini gerçekleştirmek, Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın dinini hâkim kılmak ve dünyanın dört bir yanına yaymaktır. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:
فَمَنِ اتَّبَعَ هُدَايَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقَى “Kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker.” [Taha 123]
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Afganistan Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: http://hizb-afghanistan.org/ |
E-Mail: [email protected] |



