حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi
| No: HT-BA-2026-MB-TR-09 |
H. 27 Ramazan 1447 M. Pazartesi, 16 Mart 2026 |
Batının Müslüman Ülkelerdeki Askeri Üsleri Yıkım ve Haraptan Başka Bir Şey Getirmemiştir!
Amerika ve Yahudi varlığının İran’a karşı yürüttüğü savaşın gidişatı; bölgede bulunan Amerikan, İngiliz, Fransız ve diğer Batılı sömürgeci askeri üslerin yanı sözde erken uyarı ve savunma sistemlerinin Müslüman ülkelerine bedbahtlık ve yıkımdan başka bir şey getirmediğini bir kez daha kanıtlamıştır. Müslümanlar bu üslerden sadece zarar görmüş, hatta bu üsler çoğu zaman Müslümanlara dayatılan savaşların fitili olmuş ve topraklarını saldırıların ve düşmanlığın hedefi haline getirmiştir.
Meydana gelen olaylar, uşak yöneticilerin yıllardır güya ülkeyi korumak ve güvenliği artırmak maskesiyle pazarladığı bu üslerin aslında sadece düşmanların çıkarlarını korumak ve onların habis hedeflerini gerçekleştirmek için kurulduğunu kanıtlamıştır. Hatta öyle ki, ülke ve askeri olanakları bile bu üsleri korumakla yükümlü kılınmıştır!
Amerika ve İngiltere, Fransa gibi diğer Batılı devletler, Müslüman beldelerindeki bu üsleri dilediklerine saldırıda kullanmak, diledikleri yerde yangın çıkarmak, sömürgeci hedeflerine ve beslemeleri Yahudi varlığının yayılmacı emellerine ulaşmak, özelde Ortadoğu’yu genelde ise tüm İslam beldelerini kendi ihtiraslarına boyun eğdirmek için ellerinde tutmaktadırlar. Hatta onlar bu emellerini gizleme gereği bile duymamaktadırlar. Nitekim Amerika’nın Yahudi varlığı nezdindeki büyükelçisi Mike Huckabee; “Tevrat geleneklerinin, İsrail’e Ortadoğu’nun büyük bir kısmına uzanan ve Nil’den Fırat’a kadar Büyük İsrail’i oluşturan topraklarda haklar tanıdığını” söylemiştir. ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth de İslam’a duyduğu gizli Haçlı kinini saklamayarak “İslami peygamberlik hayallerine tutunan rejimlerin asla nükleer silahlara sahip olamayacağını” söylemiştir.
Bölgede en az 18 askeri tesisten oluşan geniş bir ağı yöneten Amerika, 23 üssü bulunan İngiltere, keza çeşitli üsleri ve operasyon merkezlerini elinde tutan Fransa ve diğer sömürgeci devletler; güvenlik anlaşmaları, ittifaklar ve ortak çıkarlar bahanesiyle Müslüman beldelerini kendilerine helal görmüşlerdir. Böylece Müslüman beldeleri, bizi vurdukları o günahkâr askeri operasyonlarının bir sahnesi haline gelmiştir. Bu üsleri ve merkezleri, sömürgeci çıkarlarını ve Yahudi varlığını korumak amacıyla yürütülen hava ve deniz operasyonları ile istihbarat toplama faaliyetleri için bir birer hareket noktası edinmişlerdir.
Bu nedenle Müslümanların beldelerini korumakla görevli olan İslam Ümmeti orduları, bu üsleri derhal ülkemizden kovmalıdır. Zira bu üsler, yöneticilerin bize karşı işlediği ihanetlerden bir tanesidir. En basit ifadeyle bu üsler; Allah’ın dost edinmeyi veya yardım istemeyi haram kıldığı bir düşmanla işbirliği yapmak demektir. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
فَإِنَّا لَا نَسْتَعِينُ بِالْمُشْرِكِينَ عَلَى الْمُشْرِكِينَ“Biz, müşriklere karşı müşriklerden yardım istemeyiz.” Üstelik bu üsler, kâfirlerin bizim üzerimizde bir yol bulmasına neden olmuştur ki, Allah Subhânehu ve Teâlâ bunu da şu sözüyle haram kılmıştır:
وَلَنْ يَجْعَلَ اللَّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلاً“Allah, müminlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir” [Nisa 141]
Hakikatler basiret sahipleri için ayan beyan ortadadır. Geriye sadece İslam Ümmeti orduları içindeki samimi kimselerin, Ümmeti sömürgeciliğin ve uşaklarının nüfuzundan kurtarmak ve Nübüvvet metodu üzere ikinci Raşidi Hilâfet’i kurmak için harekete geçmesi kalmıştır. Hilafet, İslam’ı ve Müslümanları izzete kavuşturacaktır.
هَذَا بَلَاغٌ لِلنَّاسِ وَلِيُنْذَرُوا بِهِ“Bu Kur’an kendisiyle uyarılsınlar diye insanlara bir bildiridir.” [İbrahim 52]
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Merkezî Medya Ofisi |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43 www.hizb-ut-tahrir.info |
E-Mail: media [@] hizb-ut-tahrir.info |



