حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilâyeti
Medya Bürosu
| No: SD-BA-2026-MB-TR-63 |
H. 4 Safer 1448 M. Cumartesi, 18 Temmuz 2026 |
Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti Resmi Sözcüsünün “Massad Boulos Mayınlı Belgesi ve Amerika’nın Sudan’daki Şüpheli Rolü” Başlıklı Basın Toplantısında Yaptığı Konuşma
Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam, insanları âlemlerin Rabbinin hükümleriyle yönetenlerin en hayırlısı olan Efendimiz, Sevgilimiz ve Önderimiz Muhammed bin Abdullah’ın, O’nun âlinin, ashabının ve kıyamete kadar O’nun yolunda gidenlerin üzerine olsun.
Kıymetli kardeşlerim ve canlı yayın üzerinden bizleri takip eden değerli izleyiciler! Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Bugünkü basın toplantımızın başlığı: “Massad Boulos Mayınlı Belgesi ve Amerika’nın Sudan’daki Şüpheli Rolü”dür
Geçtiğimiz 25 Haziran tarihinde Sudan Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim, Amerika’nın ateşkes önerisine ilişkin hükümetin resmî cevabını, ABD’nin Afrika ve Arap İşlerinden Sorumlu Özel Danışmanı Massad Boulos’a iletti. Ancak o tarihten bugüne kadar ne Boulos’un sunduğu belgenin içeriği ne de hükümetin verdiği cevabın ayrıntıları kamuoyuna açıklanmıştır. Buna rağmen insanlar bütün bu süre boyunca belgenin muhtevasını ve hükümetin cevabını tartışmakla meşgul edilmişlerdir.
Bizler bugün burada, bu basın toplantısında Amerikan önerisinin maddelerini ya da buna verilen yanıtı tartışmak için değil; Amerika’nın Sudan’daki şüpheli rolünü ortaya koymak ve Amerika’nın Sudan sorununu çözmekte samimi olup olmadığını, yoksa bunu kendi çıkarları için mi yönettiğini ele almak için bulunuyoruz.
Bu soruya sağlıklı cevap verebilmek için önce Amerika’nın gerçek konumunu ve karakterini doğru değerlendirmek gerekir.
Birincisi: Amerika’nın sahip olduğu büyük askerî, siyasi ve ekonomik güç, onu bugün dünyadaki hemen her ülkeye müdahale eden bir devlet hâline getirmiştir. Hiçbir istisna olmaksızın bütün devletler üzerinde hâkimiyet kurmaya çalışan küresel bir siyaset izlemektedir.
İkincisi: Bugün dünyada yaşanan hemen her büyük krizde Amerika’nın bir payı bulunmaktadır. Çatışma bölgelerini körükleyen odur. Kötülüğünden kendi müttefikleri bile nasibi almaktadır. Kanada’yı ilhak etme ve Grönland’ı kendi topraklarına katma girişimleri bunun açık örnekleridir. Gazze’de Yahudi varlığının yürüttüğü soykırım savaşına destek veren de Amerika’dır. İran’a, nükleer silah edinmesini engelleme bahanesiyle savaş açan da odur. Bütün dünya, Hiroşima ve Nagazaki’de nükleer silah kullanan tek devletin Amerika olduğunu biliyor. Irak ve Afganistan’da Müslümanlara karşı uluslararası hukukça yasaklanmış silahlar kullanan da yine Amerika’dır. Bunlar sadece sayısız örnekten birkaçıdır.
Üçüncüsü: Amerika önce kriz üretir, sorun çıkarır ve gerilimleri tırmandırır; ardından da bu krizleri yönetmeye ve onlara çözüm üretmeye çalışır. Çünkü bu yöntem, dünya üzerindeki hâkimiyet stratejisinin temel unsurlarından biridir.
İşte Amerika’nın gerçek yüzü budur. Peki Amerika Sudan’dan ne istemektedir?
1- Sudan, Müslüman beldelerinden biridir. Büyük doğal zenginliklere sahiptir ve halkı İslam’ı sevmektedir. Amerika ve sömürgeci Batılı devletler, İslam yönetiminin yeniden hâkim olmasından korkmaktadırlar. Bu nedenle bunu engellemek için her türlü yönteme başvurmaktadırlar.
2- Sudan’daki savaşı başlatan Amerika’dır. Bunu, kendi nüfuzunu ve ajanlarının etkisini güçlendirmek; Avrupa’nın, özellikle de İngiltere’nin nüfuzunu tasfiye etmek amacıyla yapmıştır.
3- Amerika, Sudan’ı parçalayarak kolay yönetilebilecek küçük ve zayıf devletçiklere bölmek istemektedir. Böylece Sudan’ın büyük zenginliklerini daha rahat sömürmeyi hedeflemektedir. Daha önce kendi ajanları eliyle Güney Sudan’ın ayrılmasını sağlamış; şimdi de bu anlamsız savaş yoluyla Darfur’u koparmayı hedeflemektedir. Nitekim eski Sudan Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir, 2017 yılında Rus Sputnik kanalına verdiği televizyon röportajında Amerika’nın Güney Sudan’ın ayrılmasındaki rolünü açıkça itiraf etmiş ve şöyle demiştir: “Güney Sudan’ın ayrılması, Amerikan yönetiminin doğrudan baskısı ve komplosu sonucunda gerçekleşmiştir.” Beşir ayrıca Washington’un Güney Sudan ve Darfur dosyalarını, ağır yaptırımlarla birlikte kullanarak Sudan’ı beş ayrı devlete bölmeyi amaçlayan stratejik bir plan yürüttüğünü ifade etmiştir. Aynı doğrultuda, Beşir döneminin Dışişleri Bakanı İbrahim Ghandur da yaptığı açıklama “Güney’in bağımsızlığı aslında bir komplo olduğu halde yine de kabul etmek zorunda kaldık” demiştir.
İşte Amerika’nın Sudan için istediği gerçeklik budur. Ve işte yöneticilerimizin, Amerika’nın Sudan’a karşı yürüttüğü komplocu politikalara boyun eğen tavrının gerçekliği de budur. Böyle bir durumda aklı başında hangi insan Amerika’nın Sudan’ın hayrını istediğine inanabilir?
Sömürgecilik ve başkalarının kanını emme üzerine kurulu Kapitalist ideolojiyi benimseyen Amerika’nın, dünyayı dengeleyecek başka bir güç olmaksızın dünya liderliğinin başında oturması, dünyayı sürekli bir mutsuzluk, kriz ve sorunlar sarmalına sokmaktadır. Amerika’nın dünyada sebep olduğu bozgunculuk ve peş peşe çıkardığı krizler, bunun en açık delilidir.
Kapitalist devletlerin, özellikle de Amerika’nın neden olduğu bu mutsuzluk ve sefalet, ancak doğru ideolojiyi, yani Allah’ın Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e âlemlere rahmet olarak indirdiği yüce İslam’ı uygulayan Hilafet Devleti’nin kurulmasıyla son bulacaktır. İşte o zaman İslam’ın adaleti kapitalizmin maddiyatçı düşüncesini ve sömürgeci yöntemini bütün çirkinliğiyle ortaya çıkaracaktır. Aynı şekilde İslam’ın hayır dolu gücü, Amerika’nın taşkınlığını ve küstahlığını bitirecek ve onu kendi evine tabii eğer bir evi kalırsa geri dönmeye zorlayacaktır. Sonrasında hayır dünyanın dört bir yanına yayılacak, dünya uzun süren sefaletten sonra rahat bir nefes alacaktır. Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanacak ve İslam Ümmeti, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet olarak dünya liderliğine yeniden geri dönecektir.
Ve’s Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh
İbrâhîm Usmân [Ebu Halîl]
حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilayeti Resmi Sözcüsü
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Sudan Vilâyeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi 21 October Street, Imarat al-Vaqf, Ground Floor, East Khartum / Sudan Telefon: +(249) 0912 24 01 43 – 0912 37 77 07 http://www.hizb-sudan.org/ |
E-Mail: spokman_sd@dbzmail.com |



