Pazar, 14 Cumade’l Ûlâ 1448 | 2026/10/25
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilâyeti
Medya Bürosu

No: SD–BA–2026–RS–TR–104 H. 13 Cumâde’l Ûlâ 1448
M. Cumartesi, 24 Ekim 2026

Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti Sözcüsünün “Amerika Gerçekten Sudan’daki Savaşı Durdurmak ve Barışı Sağlamak mı İstiyor?!” Başlıklı Basın Toplantısında Yaptığı Konuşma

Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı General Burhan, 15 Ekim 2026 Perşembe günü resmî X hesabından yaptığı paylaşımda, “ABD Başkanı Donald Trump’a bir mesaj göndererek Sudan’ın, Amerika Birleşik Devletleri himayesinde yürütülen barış çabalarına olan bağlılığını dile getirdiğini” belirtti. Burhan ayrıca; “Sudan hükümeti; egemenliğimizi, toprak bütünlüğümüzü ve halkımızın onurunu koruyan adil ve kalıcı bir barışa ulaşmak için bütün taraflarla samimi bir niyetle çalışmaya hazırdır.” ifadelerini kullandı. Bu mesaj, El Burhan’ın New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmalarına katılması için Amerika’nın kendisine vize vermemesine tepki olarak 26 Eylül 2026 Cumartesi günü Hartum Stadyumu’nda mahşeri bir kalabalığa yaptığı konuşmanın ardından geldi. El Burhan o mitingde Amerikan baskısını ve kendi ifadesiyle Amerikan şantajını reddettiğini açıklamış ve Sudan lehçesiyle “Ne herhangi bir devletten vize istiyoruz ne de kimseden izin istiyoruz. Hiçbir şey istemiyoruz. Bu ülkede sizinle birlikte oturur, birlikte ölürüz.” demişti. Ayrıca mitingde Hızlı Destek Kuvvetleri tamamen ortadan kaldırılıncaya kadar savaşın sürdürüleceğini vurgulamıştı. El Burhan’ın bu ani U-dönüşü karşısında danışmanı Amcad Farid, 16 Ekim 2026’da el-Hadath kanalına yaptığı açıklamada; gönderilen mesajın Sudan’ın BM ve diğer uluslararası aktörler tarafından yürütülen barış çabalarına doğrudan dahil olma isteğini yansıttığını söyleyerek durumu meşrulaştırmaya çalıştı.

Peki Amerika, Sudan’daki savaşı durdurmak ve barışı sağlamak için gerçekten tarafsız ve dürüst bir arabulucu mudur?! Bu soruya cevap vermeden önce şu hususun altını çizmek gerekir: Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında devam eden bu savaş, yalnızca iki taraf arasındaki bir iç savaş değildir. Bilakis Sudan üzerindeki uluslararası mücadelenin bir sonucudur: Bir tarafta Amerika ve onun askerî çevrelerdeki araçları, diğer tarafta ise İngiltere ve onun sivil çevrelerdeki araçları bulunmaktadır. Amerika, sözde “Çerçeve Anlaşması” yoluyla Amerika’nın askeri kampı üzerindeki çember daraldığında, Amerika sivilleri mücadele alanından dışlamak ve şu an yerinde yeller esen Çerçeve Anlaşması’nı ortadan kaldırmak için kendi iki ajanı arasındaki savaşı ateşlemiştir. Bu çatışma ve savaş hâlen farklı biçim ve şekiller altında devam etmektedir. Bu çerçevede 21 Ekim 2026 Çarşamba günü Cenevre’de, Sudan’daki barış çabalarını koordine etmeye yönelik altıncı uluslararası istişare turu sona erdi. Toplantıya 21 ülke ile beş uluslararası ve bölgesel kuruluş katıldı. Bu toplantı, Avrupalıların Sudan dosyasını Amerika’nın elinden almaya yönelik bir girişimi idi. Ancak Trump’ın Sudan Temsilcisi Mesaad Boulos, siyasi diyalog meselesinin önünü keserek önce ateşkes konusunda ısrar etti. El-Burhan’ın danışmanı Emcad Farid ise Boulos’un ateşkes önerisinin ciddi olmadığını deşifre etti.

Şimdi soruya gelecek olursak: Biz, Amerika’nın tarafsız ve dürüst bir arabulucu olmadığını ve Sudan’da barışın sağlanmasını gerçekten istemediğini vurguluyoruz. Amerika, kapitalist sömürgeci bir devlet olduğu için Sudan’daki savaş dosyasını kendi çıkarları doğrultusunda elinde tutmakta ve yönetmektedir. Bu durum aşağıdaki hususlarda açıkça görülmektedir:

Birincisi: Amerika, devletin resmi ordusu ile isyancı bir milis gücü olan HDK’yı bir tutmaktadır. Bu durum, bu anlamsız savaşın patlak vermesinden bu yana Amerikalı yetkililerin yaptığı açıklamalarda açıkça görülmektedir. Burada yalnızca ABD Dışişleri Bakanlığının 23 Eylül 2026 tarihinde yaptığı en güncel açıklamasını zikretmekle yetineceğiz. ABD Dışişleri Bakanlığı 23 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamada “Sudan Silahlı Kuvvetleri ve Hızlı Destek Kuvvetleri ile liderlerinin Sudan için meşru ve anayasal bir yönetimi temsil etmediğini; silah zoruyla hükmettiklerini” iddia etmiştir. ABD Dışişleri Bakanlığı ayrıca barışı yeniden tesis etmeye ve iktidarı Sudan halkına geri vermeye çalıştığını ileri sürmüştür.

İkincisi: Amerika, Darfur’u Sudan’dan koparmaya çalışmakta ve bunun için gerekli şartları hazırlamaktadır. Nitekim Nisan 2024’te ABD Barış Enstitüsü, Kenya’nın başkenti Nairobi’de Sudan’daki savaşa ilişkin üç senaryonun tartışıldığı bir çalıştay düzenlemiş ve özellikle üçüncü senaryo olan “Sudan’da iki ayrı hükümetin bulunması” senaryosu üzerinde durmuştu. Enstitü bu senaryonun en yakın ve en muhtemel seçenek hâline geldiğini, bunun ülkedeki çatışmanın şiddetini azaltabileceğini ve müzakere masasına oturulmasının yollarını açabileceğini ileri sürmüştü. Ardından Şubat 2025’te Nairobi’de Sudan Kuruluş İttifakı Konferansı düzenlenmiş, bu konferansın sonucunda 26 Temmuz 2025 tarihinde sözde Kuruluş Hükümeti kurulmasına karar verilmişti. Bu yapıda bir başkanlık konseyi ve başbakanlık oluşturulmuş, böylece Güney Darfur eyaletinin merkezi Nyala’da paralel bir hükümet kurulmuştu.

Üçüncüsü: Savaşı perde arkasından yöneten Amerika’nın, ordunun Darfur’u kurtarmak üzere ilerlemesini istemediği açıkça ortadadır. Bu nedenle çatışmalar Darfur’dan uzak tutularak Güney Kordofan ve Mavi Nil bölgelerinde sürdürülmektedir.

Dördüncüsü: 20 Haziran 2026 tarihinde Amerika, temsilcisi Massad Boulos aracılığıyla Sudan hükümetine sunduğu güncellenmiş belgede, “İnsani yardımların ulaştırılmasını kolaylaştırmak amacıyla ülke genelinde 90 gün süreyle kapsamlı ve derhâl bir ateşkes ilan edilmesini” teklif etmiştir. Devamında başka maddeler de yer almıştır. Amerika’nın sözde insani yardımları ulaştırma bahanesiyle önerdiği bu ateşkes, Hızlı Destek Kuvvetleri gibi ayrılıkçı bir isyancı güçle yapıldığında, fiilen onların siyasi ve askerî varlığını tanımak ve mevcut durumlarını kabul etmek anlamına gelmektedir. Amerikan belgesi, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin dağıtılmasından ve varlığının sona erdirilmesinden bahsetmemekte, bilakis birliklerinin “yeniden konuşlandırılmasını” talep ederek dolaylı biçimde varlıklarını sürdürmelerini talep etmektedir. Bu da Amerika’nın Hızlı Destek Kuvvetlerini idari bir yapıya ve siyasi bir programa sahip, müzakere masasına oturan paralel bir siyasi varlık olarak göstermeyi amaçladığı anlamına gelmektedir. Ateşkes ise Hızlı Destek Kuvvetlerinin Darfur üzerindeki hâkimiyetini kalıcılaştırmak anlamına gelecektir. Bu da Darfur’un ayrılmasına yönelik aşamalı bir hazırlıktır.

Sudan’daki insani kriz meselesine gelince; bu ne Amerika’nın ne de Trump’ın umurundadır.

Dahası hükümetin kendisi de Hızlı Destek Kuvvetlerini petrol gelirleriyle güçlendirerek Amerika’nın Darfur’u koparma planı doğrultusunda hareket etmektedir. Haberlerde, hükümetin Güney Sudan petrolünün boru hattından geçiş gelirlerini Hızlı Destek Kuvvetleriyle paylaştığı, Hızlı Destek Kuvvetlerine yıllık 360 milyon dolar ödeme yapıldığı bildirilmiştir. Hükümet ise bu haberleri yalanlamamıştır. Hızlı Destek Kuvvetleri’nin kontrolü altındaki Heclic’de üretilen ve Güney Sudan petrolüyle birlikte ihraç edilen günlük yaklaşık 26.000 varillik Sudan petrolünden HDK’ye ne kadar ödendiğini ise kimse bilmemekte, hatta bu para devlet bütçesinde bile görünmemektedir! Peki bunun ne kadarı Hızlı Destek Kuvvetlerine ödenmektedir?! Hükümet ayrıca, Hızlı Destek Kuvvetlerini silah ve yakıtla besleyen bir can damarı olarak değerlendirilen Adre sınır kapısını belirli aralıklarla açmaktadır. Hükümet bunun farkındadır. Hatta bu mesele hakkında bizzat açıklamalar da yapmıştır.

Bütün bunlara ek olarak Birleşmiş Milletler temsilcileri ve bazı devletlerin özel temsilcileri, paralel Kuruluş Hükümetinin yetkilileriyle görüşmektedir. Bu da onların paralel hükümeti zımnen tanıması anlamına gelmektedir. Nitekim Birleşmiş Milletler Özel Temsilcisi Pekka Haavisto, Nisan 2026’da Nairobi’de Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Muhammed Hamdan Daglo Hamideti ile görüşmüştür. Eylül 2026’da ise Japonya’nın Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi, Kuruluş Hükümetinde Ulusal İnsani Erişim Kurumu Başkanı olan Ömer es-Safi ile bir araya gelmiştir. Ömer ayrıca Avrupa Birliği’nin Sudan Misyon Başkanıyla ve başka isimlerle de görüşmüştür. Bütün bu görüşmeler komploların merkezi olan Kenya’nın başkenti Nairobi’de gerçekleşmiştir.

Bu bilgileri ve daha pek çoğunu sömürgeci devletlerle bağlantılı siyasetçiler ve onlara bağlı, hatta daha açık ifadeyle çıkar karşılığı hareket eden medya çevreleri çok iyi bilmektedir. Ancak bütün bunlar ülkenin harap olması ve insanların helak olması pahasına dahi olsa gerçeği söylememektedirler!

İşte komplonun iç yüzü budur. Daha önce sözde barış adına Güney Sudan’ı Sudan’dan koparan ve şimdi de Sudan’ın birliğine karşı komplo kuran Amerika’nın gerçekliği de budur! O halde bugün Darfur’u koparmaya çalışan Amerika’dan Sudan’da barışı sağlamak için müdahale etmesi nasıl istenebilir?! Bu, Amerika’dan yadırganacak bir durum değildir; Çünkü Amerika sömürgeci, kâfir ve İslam’a ve Müslümanlara düşman bir devlettir. Başkanı Trump da bunu gizlememekte, bilakis açıkça İslam ve Müslüman düşmanı olduğunu ilan etmektedir. Fakat asıl musibet, Sudan’ın Müslüman evlatlarının sözle, fiille veya hatta sessizlikleriyle Amerika’nın bu komplocu planlarını uygulamasına yardımcı olmalarıdır.

Fiilî gerçeklik, Sudan yöneticileri de dâhil olmak üzere Müslümanların yöneticilerinin Amerika’nın elinde itaatkâr araçlar olduklarını ortaya koymuştur. Amerika’nın küstahlığına ve azgınlığına ancak İslam Devleti olan Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet son verebilir. Çünkü onda âlemlerin Rabbi Allah’ın rızası, Müslümanların kurtuluşu ve bütün insanlık için rahmet ve hidayet vardır. Zira o, tüm insanların Yaratıcısı olan âlemlerin Rabbinin razı olduğu yegâne nizamdır.

Ve’s Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh

İbrâhîm Usmân [Ebu Halîl]
حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilayeti Resmi Sözcüsü

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilâyeti
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
21 October Street, Imarat al-Vaqf, Ground Floor, East Khartum / Sudan
Telefon: +(249) 0912 24 01 43 – 0912 37 77 07
http://www.hizb-sudan.org/
E-Mail: [email protected]
Bu kategoriden diğerleri: « Basın Toplantısına Davet

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER